Toplam yorum: 3.285.287
Bu ayki yorum: 6.813
E-Dergi
Gizem Olcay Tarafından Yapılan Yorumlar
‘’Bütün, karmaşık insan ruhu İnsanı gerçekten ne gördüğünü anlamasına izin vermeyecek şekilde gelişmiştir.’’
Olga Tokarzcuk, Man Booker ve Nike ödüllerinin ardından geçtiğimiz senelerde Nobel'i de kucaklayarak daha geniş çevrelerin ilgisini, merakını kazanan bir isim. Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde ise dilimize kazandırılan üçüncü romanı. Roman gerçek ile gerçekdışı arasında devinim halinde olan ve insan olmanın doğasına, ötekine karşı acımasızlığa, sınırlara ve varoluşa dair çevreci, politik ve poetik bir roman. Kitap şu soruyor : Eğer hayvanlar, kendilerini avlayan insanlardan intikam alsaydı ne olurdu? Ve cevabını anlatının karanlık bir melankoliye sahip hem toplumsal hem de sosyal anlamda dışlanmış baş kahramanı Janina'nın yolculuğu üzerinden vermeye çalışıyor. Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, ilk sayfasından polisiye bir roman izlenimi uyandıran; ancak ilerledikçe derinleşen, adeta insan ruhunu ameliyat masasına yatıran bir roman.
Saf bir aşk, masum bir sevgi, sessiz bir sayı duruşu...
Yalın anlatımıyla, bir yerden sizi yakalayan atmosferiyle, derinlikli karakterleriyle, okura rüzgarın uğultusunu, denizin tuzunu hissettiren üslupla unutulmaz bir novella.
Arayışlar, bilindik bir ikilemin hikayesi, bir varoluş sancısı, kendini gerçekleştirme yolculuğu...
"Kelimeleri o kadar çok kişi kullanuyor ki Monique, artık kimseye uygun düşmüyorlar."
Alexis Ya Da Beyhude Mücadelenin Kitabı, bir adamın iç çatışmalarıyla, geçmişiyle, çocukluğuyla, hisleri ve yasaklarıyla dolu, müzikle şekillenmiş ve eşine ithafen kaleme aldığı uzun bir af mektubu.
Yourcenar'ın ne kadar özel bir kalem olduğunu bir kere daha gördüğüm, zekasına bir kere daha hayran kaldığım unutulması zor kitaplardan...
Sürekli hayat üzerine kafa yoran, etrafını gözlemleyen, hayatın ayrıntılarına odaklanan, yaşadıklarına alternatif sonlar kurgulayıp bunlardan mutlu olan, kendi gerçekliğinde mutluluğun peşinde koşan bir ana karakter var karşımızda. Okurken adeta beyninin içerisinde, sinir uçlarında geziyoruz.
Bana çokça Aylak Adam'ı anımsattı, bence C. ile çok iyi anlaşırlardı.