Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
alisalihk Tarafından Yapılan Yorumlar
Kumarbaz Dostoyevski’nin lise zamanımdayken okuyup etkilendiğim bir kitabı. O zamanlar beni ne kadar etkilemiş de olsa konusuna biraz uzak olduğumdan sıkmıştı beni aslında okurken. Şimdi elime aldığımda 180 sayfacık olduğunu görünce şaşırdım o yüzden. Bu sefer de biraz aceleye getirilmişçesine anlatılmış gibi geldi. Okuma alışkanlığının farklı seviyelerinde olmaktan kaynaklanıyor sanırım bu durum.
Neyse, kitap usta yazarın baş yapıtı değil ama klasik Dostoyevski anlatım özelliklerini taşıyor tabiki. İnsan psikolojisinin çok iyi tahlili, katmanlı karakterler ve merak uyandıran bir kurgu… Tabiki sevdim.
Yazaın okuduğum ikinci kitabı ve belli ki okudukça çok bağlanacağım bir yazar Jack London.
London, gerçekten karakter yaratmakta iyi ancak gerçek olayları kitaplarına uyarlamakta daha iyi. Yıldız Gezgini her ne kadar kapağından pozitif duygular yayan bir kitap gibi görünse de içeriği oldukça depresif. Bu da anlattığı olayların gerçek karakter ve hikayelere de dayanmasından kaynaklanıyor.
20. yüzyıl başlarında Amerika'daki hapishane sistemini, suçtan ziyade ahlaksız, dürüstlükten yoksun mahkumları ve vicdanı olmayan hapishane çalışanlarını eleştiyor Üstüne Amerikan tarihinde iz bırakmış/bırakması gereken olaylarla da insan olmanın anlamını sorgulatan olayları da işlemiş.
Fazla söze gerek yok, kitapal ilgili hoşuma gitmeyen hiçbir şey olmadı. Hem akıcı, hem maceralı hem insana dokunan hem de unutulmayacak bir kitaptı.
İslamiyet, Hristiyanlık ve Budizm’in ortak noktası sizce ne olabilir? Her üç dinin de çözmeye çalıştığı ortak bir mesele var mı? Kitabın başlarında Din dersi öğretmeninin sorduğu bu soru, basit gibi görünse de kitap boyunca derin cevaplarla işleniyor. Genç yetişkin kitaplarını bu yüzden seviyorum; özellikle John Green kitapları çok katmanlı oluyor ve karakter gelişimi mutlaka hissediliyor.
Ana karakter Miles, ölmeden önce “Büyük Belki’yi aramaya gidiyorum” diyen bir yazardan etkilenerek kendi Büyük Belki’sini aramak için yatılı okula geçiyor. Burada Alaska adında, uçlarda yaşayan bir kıza ilgi duyuyor ve hayatını değiştirecek arkadaşlıklar kuruyor. Kitap oldukça akıcı ve düşündürücüydü. Her ne kadar bazı davranışları yaşlarına göre fazla bulsam da, karakterlerin yaşadığı çatışmalar gerçekçiydi. Mesajlarıyla, hikayesiyle ve bıraktığı etkiyle lise/üniversite dönemine özlem duyan yetişkinler için de 16 yaşındaki gençler için de okunmaya değer.
Matt Haig kitapları kolay okunuyor ama kimisi bir şeyler katıyor kimisi de hemen unutulacak türden. Bu kitap ikinci kısma giriyor.
Yazarın çocukluğumda okuduğum Beyaz Diş romanından sonra ilk okuduğum kitabıydı Oyun. Yani ilk defa Jack London okuyorum denebilir. Okumaya başlamak için bu kitabı seçmemin sebebi de Martin Eden'ı yakında okuyacak olmak.
Oyun, evlenme aşamasında olan iki genç karakterin birbirleriyle ne kadar uyumlu olsalar da delikanlının boks ile olan ilişkisi üzerinden gelişen kaderlerini konu alıyor. Jack London çok gözlemci bir yazar, o yüzden daha önceden de değindiği bu sporun doğasını her açıdan işleyebiliyor; mbu sırada da işçi sınıfının 20. yüzyıl başındaki portresine göz kırpıyor.
Açıkçası kitap tabiki güzeldi ama Çevirmen'in kitap sonunda üşenmeden detay dolu ekleri sayesinde çok daha iyi kavrıyor insan kitabı bir yandan da boks tarihine ve London'ın yazarlığına dair de ilginç bilgiler ediniyor.
Gönül rahatlığıyla öneririm.