Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
alisalihk Tarafından Yapılan Yorumlar
Ustanın çok güzel yazılarının bir derlemesi… Başlığındaki temaları çok fazla yansıttığını söyleyemem zira sevgi dışında politik, eleştirel, toplumsal ve sanatsal konuya da değinmiş Yaşar Kemal. Kimisi kendi yazdığı yazılardan kimisi konuşmalarından… Ama hepsi de okunmaya değer, 50-60 yıl önce yazılmış olsa da hâlâ düşündürten ve okuyucuya fikrini sordurtan türden.
On Beş Köpek ve bir Bahis, iki tanrının bir iddia uğruna köpeklere bilinç vermesiyle başlıyor.Bu nadir bulunan türde bir roman: hem derin felsefi sorgulamalar içeriyor hem de akıcı ve sürükleyici bir hikâyesi var.Kitap, düşünce, bireysellik ve insan/köpek olmanın anlamı üzerine düşündürürken, statü ve hiyerarşi gibi konulara da eğiliyor.Aynı zamanda beklenmedik şekilde 'kink' alt metinleri içeriyor.
Ancak en önemli mesele, köpeklerin bilinçle mutlu ölüp ölemeyeceği üzerine kurulu.Dolayısıyla hikâye yalnızca bu on beş köpeği değil, onların kaçınılmaz sonlarını da anlatıyor.Köpek sahipleri için hem dokunaklı hem de zorlayıcı olabilecek bir roman. Bazı sahneler rahatsız edici olabilir, ancak kitabın sunduğu perspektifler kesinlikle okunmaya değer.
Ben en çok kaniş Majnoun ve onun yeni sahibiyle olan ilişkisini sevdim—bir köpek severin hayalini kurabileceği türden, sahipliği aşan bir bağ.
Hızlı okunan, düşündüren ve etkileyici bir kitap.Umarım hak ettiği okuyucu kitlesine ulaşır.
4,5/5
Yazarın fikirleri ve yöntemleri alışkanlık oluşturmak için birebir. Çok da zor değil uygulaması ancak alışkanlık oluşturmak sadece uygulamaya geçmekle ilgili değil biraz o alışkanlık oluştukça biraz da başlamadan önce bakış açısı ve düşünce yapısını değiştirmek de lazım. Başaracağınıza inanmak da denebilir bir yönden. Sonuçta günlük yaşantınızda değişiklikler yapıyorsunuz ama bu yönteme yeterince inanmaz, yazarın söylediklerinin doğruluğu üzerinde düşünmez ve verilen uygulama örneklerini kendinize göre deneme-yanılma yoluyla en iyi şekilde uyarlayamazsanız çok da kademe ilerleyemezsiniz.
Demem o ki sadece iyi alışkanlıklar yaratmak için değil kötü alışkanlıklardan da kurtulmak için, sürekli deneyip deneyip pes edenler için klasik bir kişisel gelişim kitabı deyip ön yargılı olmadan başlayıp notlar alarak okunacak faydalı bir kitap.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Okuduğum en iyi kitap değil ama önyargısız bir şekilde okunursa herkesin seveceğini düşünüyorum.
Kitap bilim kurgu/distopya türünde bile denebilir. Mateo ve Rufus adlı iki gencin Ölüm Habercisi denilen ve herkes tarafından bilinen bir şirketin gece yarısı aramasıyla o gün öleceklerini öğrenmeleri üzerinden gidiyor hikaye. Tabi ki ikisi de birbirinden çok farklı karakterler ve bir uygulama sayesinde birbirlerini buluyorlar. Hikaye ikisinin son günlerinde yaşadıklarını anlatıyor.
Çıktığı 2017 yılında en iyi gençlik kitabı olarak seçilmiş bir çok platform tarafından. En iyi mi bilmem ama ben beğendim kitabı. Karakter gelişimi, verdiği mesajlar, insanı hem güldürüp hem ağlatabilmesi hoşuma gitti.
Fazla yazacak bir şey yok. Kısacası çerezlik ama bir şeyler hissettirecek gençlik kitaplarını seviyorsanız (John Green gibi) öneririm.
Wolfie Kardeşler serisinin 3. Ve son kitabı. Serinin en çok beğendiğim kitabı bu oldu. Yazarın da yazdığı ilk kitapları olduğundan üçüncü kitaba geldiğimizde kendini bayağı geliştirdiğini hissedilir insan. Konu olarak ilk iki kitapta hayattan bir beklentisi olmayan, serseri ve kendilerini ezik hisseden iki kardeşin yönlerini bulmaya çalışmalarını okuduk. Üçüncü kitapta artık tam anlamıyla karakterlerin içini gördük ama. Son kitapta abileriyle arasındaki uçurum her geçen gün daha çok artarken Cameron da bir nevi bu uçurumun yüksekliğine bakarak ne olmadığını buluyor diyebiliriz. Yazar ilk iki kitaptan çok daha yoğun bir dil, ilginç imgeler ve betimlemelerle beni kendine hayran bıraktı. Çok derin ve farklı betimlemelerle karakterin hissettiklerin yansımıştı. Olay örgüsü ve karakter gelişimi de çok yerindeydi. Özellikle verdiği mesajı çok sevdim. Yüreği güzel olan insanlar kendilerini ne kadar ezik hissetselerde aslında durum hiç de sandıkları gibi değil kısaca.
Okumaya değer bir seri.