Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
alisalihk Tarafından Yapılan Yorumlar
Genel olarak fakir, hayattan ne istediklerini bilmeyen, oldukça talihsiz ve yuva hissinden uzak olan iki kardeşin yaşadığı olayları ve kendilerini bulma hikayesi anlatılıyor seride.
İlk kitap olan Köpek Düşleri daha çok uzun bir romana giriş gibiydi. Karakterleri iyice tanıyıp birbirleri arasındaki ilişkileri ve beklentilerini öğrendik. Ve öyle düz bir şekilde yaptı ki bunu yazar bir karakter gelişimi dışında bir peak bile görmedik neredeyse kitapta. Ancak yazarın su gibi akan dili sayesinde, biraz da karakterlerle kurduğunuz bağlar sayesinde 1 -2 günde hızlıca okundu kitap.
Kitap Hırsızı'nın yazarı Markus Zusak'tan okuduğum 5. kitap olan İt Dalaşı Wolfie Kardeşler serisinin ikinci kitabı. Söylemeliyim ki ilk kitaptan daha dolu bir kitaptı.
Genel olarak fakir, hayattan ne istediklerini bilmeyen, oldukça talihsiz ve yuva hissinden uzak olan iki kardeşin yaşadığı olayları ve kendilerini bulma hikayesi anlatılıyor seride.
İlk kitap olan Köpek Düşleri daha çok uzun bir romana giriş gibiydi. Yazarın su gibi akan dili sayesinde, biraz da karakterlerle kurduğunuz bağlar sayesinde 1 -2 günde hızlıca okundu kitap.
İt dalaşı da aynı şekilde ancak çok daha doyurucu.Bu sefer karakterlerin birbirlerine olan duygularını daha derinde anlıyor ve sizi beklentiye sokan gerçek bir olay örgüsü içinde buluyorsunuz kendinizi.Verdiği mesajları da sevdim.Markus Zusak'ın en çok sevdiğim yönü ise ne kadar akıcı ve basit kelimeler kullansa da vurucu cümleler yapabilmesi.Karakterlere de çok bağlandım o yüzden seriyi sevdim gerçekten.Bakalım son kitapta final nasıl olacak.
Matt Haig'in kitabın kapağında yazılan yorumu gibi "hem kalbinizi kıracak hemde içinizi ısıtacak bir hikaye"
Neredeyse bir aşk hikayesi ama tabiki her şey bu kadar basit değildi.
Kitapta yoğun bir olay örgüsünden ziyade içine çeken masalsı bir anlatım var. İnsanın içinde aşık olup kavuşamadığı insanı düşünürken gelen gelen hüzün gibi, yani ana karakterlerin yaşadığı duygu. O yüzden bence kitabı sessiz bir ortamda kendinizi vererek okursanız o atmosfere daha kolay girersiniz. Zaten konuşmalar tırnak işaretiyle ayrılmamış ve devamlı bir geçmişe dönüp geri gelme durumu var. Olay örgüsü de çok olmayınca odaklanamayacağınız bir ortamda okuması zevkli olmaz.
Pek bir şey de diyemiyorum ama eşcinsel karakterlerin kitaplarını hiç okumadıysanız bile çok kolay empati yapabileceğiniz harika bir anlatıma sahip bir aşk hikayesi.
Sadece Oscar Wilde olduğu için okunacak bir kitap. Yaratıcı hikayeler yoktu.
Mustafa Kutlu’nun sade ama vurucu anlatımı. Anadolu insanını da çok iyi yansıtan bir yazar kendisi. Hikayelerini okuduğunuzda acıklı bir Yeşilçam filmi izler gibi oldum deyip vasat diyen de var çok beğendim diyende. Açıkçası Yeşilçam filmi gibi bir kitap olması bence kötü bir şey değil.
Hikayeleri çok katmanlı Mutafa Kutlu'nun. En sevdiğim yönü bu. 150 sayfalık bir hikâyede upuzun bir yaşam öyküsü okuyoruz hem de tek bir kişinin de değil. Özellikle her karaktere yazdığı geçmiş ve hepsini teker teker anlatması bence çok ustaca. Hepsi tam tipik Anadolu insanı olsa da artık böyle insanları kimse durup fark etmiyor, geçmişini sormuyor. Naime anne, Cellat Ali, Kemancı Kenan, Şefika gibi insanlar etrafımızda var.
Özetle Mustafa Kutlu'nun yansıttığı dünyayı ne kadar acılı da olsa okumayı seviyorum. Hem bize çok yakın hem farklı geliyor. Sabahattin Ali, Livaneli sevenler mutlaka bu yazarı da sevecektir bence.