Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

benan albayrak

Çocuk yaşlardan bu yana kitaplara meraklı bir bireydim. Eğitim hayatını da ilgi alanına göre oluşturan şanslı insanlardanım. İstanbul Üniversitesi - Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldum. Çeşitli özel eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptım. Şimdilerde ise editörüm.

benan albayrak Tarafından Yapılan Yorumlar

Gülay Yener, kitabının ortaya çıkış amacı olarak “Türkçemizin zenginliklerine ışık tutarak sizlere dilimizi daha iyi öğretmek ve günlük yaşantımızda birbirine sıkça karıştırılan atasözleri ve deyimlerin farklı yapılarını sıkılmadan öğrenmenize destek olmaktır.” şeklinde bir açıklamada bulunuyor. Haksız da sayılmaz.

Çok eski zamanlardan bu yana bir birikimle oluşmuş dilimizde atasözleri ve deyimler oldukça geniş bir alan kaplıyor. Bu zengin birikimi de gelecek nesillere aktarmak, çocuklarımıza öğretmekle başlıyor. Yener, kitabında bu öğretimi oldukça keyifli hâle getirmiş.

Boşluk doldurmalı, eşleştirmeli etkinliklerin yanında bir de kompozisyon yazmak için alanlar da bırakılmış. Ayrıca mandala kısımlarının da bulunduğu kitap, çocukların ellerinden düşmeyecek gibi görünüyor.

Keyifli okumalar, eğlenceli çalışmalar.
Karadeniz’i birçoğumuz yeşilliği ve hırçın deniziyle biliriz. Davulun sesi uzaktan bizlere hoş gelmiş olacak ki orada yaşayan Metin Kondel duruma farklı bir açıdan bakıyor. Gezi yazılarından oluşan eserinde şehirleşmenin boğucu havasından sıyrılıp “doğanın dili üzerinden konuşmaya” okurlarını davet ediyor. Yaylaların serinliğinde yürüyüp tanıdıklarla sıcak çayın sohbetine katılmak da bizlere kâr kalıyor.

"Yolun aşağı tarafında görüntüsü soyut bir resim gibi anlamsız, üstü buzla kaplanmış küçük bir ırmak vardı. Kıran Yayla yolundaki eski bakkala kadar pürüzlü karların üzerine basıp "kart kurt !" diye yürüdük. (....) Sonunda Kıran Yayla'nın girişine gelip durduk. Ahmet neşeli bir dağ keçisi gibi karla kaplı eteğinde zikzaklar çizip yukarılardan bize bakınca Vızvız Tepenin adıyla tezat yüceliğine ayılmış olduk."

Keyifli okumalar.
Sıla, belli bir zaman akışına uymadan anlatıyor yüreğinden geçenleri. Bir şiir, bir aforizma, bir hatıra, sosyolojik bilgiler… Kullandığı türe göre bir üslup da oluşturmuş. Metinlerin kendi içerisindeki duygularını gayet güzel hissedebiliyorsunuz. Meraklısına çalışma hayatının teorik bilgisini de sunmuş.

Keyifli okumalar.
Mehmet Boncukoğlu, “Tüm sanatların temelinde hayal kurmak vardır. Hayalleri olanlar mutluğu arar ve bulur.” anlayışı ile yola çıkmış. Demokrasi Ormanı’nda bir arada yaşamayı öğrenen hayvan dostlarımızla yetişkin okurlara unuttuğu değerleri hatırlatırken küçüklere de ders niteliğinde bilgiler veriyor.

Kitabın içerisinde birbirinden farklı fabl örnekleri yer alıyor. Her birinde ise okuyucuya verilmek istenen mesajlar başarıyla aktarılmış. Ebeveynlerin değer eğitimini eğlenceli hale getirmek için kullanabilecekleri bir kitap.

Keyifli okumalar.
Şiirin benzetme dünyası ve ahenginin beni her zaman büyülemesini istemişimdir. “Gözyaşın Dökmemiş Bahar Gördün Mü” de oldukça başarılı oldu.

Bu kitapta şair, uçup duran iki kumru aracılığıyla bize Diyarbakır ve Mardin çevresini gezdiriyor. Üstelik bunu düzyazı şeklinde değil şiirle yapıyor. Bu da oldukça zordur. Düşünsenize bir yerin mimari yapısını, tarihini, sanatçılarını, kültürünü anlatacaksınız ve bunu imgelerin, söz sanatlarının, ahenk unsurlarının yoğun olduğu şiirlerle yapacaksınız. Ne kadar zor olurdu değil mi? İşte Erdal KAPLAN bunu başarmış.

Ayrıca şair, kitabın başında henüz ana konuya başlamadan yazdığı şiirleriyle de okuyucu üzerinde derin bir etki bırakıyor. Kitabın genelindeki şiirlerde yer yer Divan Edebiyatı şairlerinden de esinlendiği hissediliyor.

Tıpkı bir seyahate çıkmış gibi okudum kitabı. Âdeta her şiirde ayrı bir yolculuk yaptım. Sabırla, sakince şiirlerin derinlerinde gezindim. Bu nedenle kitabı bitirip kapağını kapattığımda sanki kumrularla birlikte gezmiş gibi hissettim.

Keyifli okumalar.