Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

benan albayrak

Çocuk yaşlardan bu yana kitaplara meraklı bir bireydim. Eğitim hayatını da ilgi alanına göre oluşturan şanslı insanlardanım. İstanbul Üniversitesi - Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldum. Çeşitli özel eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptım. Şimdilerde ise editörüm.

benan albayrak Tarafından Yapılan Yorumlar

Okur olarak ilk aşamada kapak görseli dikkatimi çekti. Kafesin içerisinde bir çocuk ve çocuğun ellerinde kitap ve kalp. Kitabın içeriği hakkında ufak bir mesaj veriyor.

Sayfaları çevirmeye başladıkça sade dili ve metnin akıcılığı kitabı elimden bırakmayı zorlaştırdı. Öğretmen Kemal’in Ankara’ya sürgün edilmesiyle başladı hikâye. Ankara’nın meşhur olan sabah ayazını hissediyorsunuz satırlarda. Mutlu bir ailesi var Kemal’in ve o aile sıcaklığı metin içerisinde çok güzel verilmiş.

Hikâyenin devamında otobüs terminalinde ufak bir simitçi ile tanışıyor Kemal. Zaman ilerledikçe Simitçi Ömer, Kemal’in hayatında yer alıyor. İkisinin öyküsü apayrı bir dünya oluyor.

Ömer her sabah terminalde kalırken Kemal, okulda farklı mücadelelerde buluyor kendisini. Bilgi yuvasında hayatı öğretmek adına din istismarına şahit oluyor. Bu durumla da mücadelesini sonuna kadar gösteriyor. Her karakter günlük hayatımızda denk geldiğimiz insanlar. Yazar, onların da geçmiş yaşamlarına ayna tutuyor.

Romanın rutin bir olay örgüsünde ilerleyeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ağzınız açık kalarak okuyacağınız pasajlar var. Boran, bu konuda sürprizlerini bitirmemiş. Bir de QR kodları kullanmış. Eserin içerisinde kullanılan şiirler seslendirilmiş. Ben dinledim. Çok da beğendim. Tavsiye ediyorum.

Keyifli okumalar.
Keyifle okumak istediğim bir kitap seçeceksem bu türler arasında en son şiiri seçerim. Özellikle ölçü, kafiye gibi kurallara bağlı kalınmışsa o kitabı usulca rafına bırakabilirim. Ancak “Sardunya Sokak”, beni âdeta o yola davet etti.

Birçok okur gibi ben de ilk olarak arka kapak yazısını okurum. Kış günlerinde o üşüyen sardunyaları çabucak benimsedim. Bir de üstüne kar yağmışsa…

Sayfaları çevirmeye başladığımda şairimizin okurlara yazmış olduğu nahif bir hoş geldin yazısı karşıladı beni. Bu zarif yazıdan hemen sonra şiirler başladı. Su gibi akıp gitti, desem abartmış olmam.

Her şiir, serbest ölçüde yazılmış. Dil, okuyucu üzerinde bir baskı kurmuyor. Bununla beraber de bazı dizelerin altını defalarca çizmek isteyeceksiniz.

Sayfaların arasına çiçek motifleri, soluk almak için itinayla yerleştirilmiş. Başlıklarda insana dair her duygu başarıyla saklanmış. Ayrıca duygular arası geçiş belli bir çizgide ilerliyor. Mutluluk, aniden özleme dönüşmüyor ya da özlemden bir anda kavuşma olmuyor.

Sabırlı, sakin, zarif bir yolculuk gibi okudum kitabı. Kitap, okumayı tadında bıraktırıyor. Bu sebeple kapağını kapattığımda yolcuğun tamamlanmış olmasından memnundum.

Keyifli okumalar.