Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Adile Kantaroglu Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap; babasını tanıyamadan daha anne karnındayken kaybeden ,hayata 1-0 geriden başlayan Yusuf'un hikayesini anlatıyor. Aslında kaybolan, parçalanmış tabiri caizse acıyla, yaşanamamışlıklarla yoğrulmuş ; küçücük mutluluklarıyla,aşklarıyla ,pişmanlıklarıyla, umutlarıyla, hayalleriyle bir yaprak misali ordan oraya savrulan bazen de tutamayıp ellerinden kayıp giden bir aileyi anlatıyor. Adana başlayan Sakin Sabahlar Ülkesi "Güney Kore"ye kadar giden ,geri dönüp memleketin çeşitli yerlerinde yeni yaşam kurmaya çalışan ama en sonunda kendilerine memleketlerinden başka yol olmadığını anlayan bir avuç insanın hikayesi... Anlatılanlar fotoğraflarla desteklenmiş.Gerçek bir hikayenin kurgulanmış halini bize sunmuş.
Proust'un Kayıp Zamanların İzinde isimli eserini okumak bizim hayatımıza nasıl etki edebilir, bir değişikliğe sebep olacak mı, neden ve ne için okuyoruz? Bunlara cevap bulabileceğimiz şahane bir eser daha okuduk. Zira kitap da zaten soru başlıklı bölümler halinde ele alınmış? Proust okumadan önce mutlaka okunması gerekenlerden
Kitap; 17 yaşındaki kahramanımız ailesinin tek oğlu ve babası bir mektup yazarak oğlunu güvendiği bir arkadaşının yanında askerlik yapmak için gönderir. Orda dönemsel bazı Rus ayaklanmaları ve savaşlar çıkar. Tam bu karmaşa içinde Yüzbaşının Kızı'nı görür ve ona aşık olur. Bir yandan ayaklanmalar bir yandan sevdiği kadına olan aşkı onu iki arada bir derede bırakır. Dönemsel ve coğrafik özellikleri abartıya kaçmadan anlatmış. Fakat duygusal olarak olaya giremedim.Hiçbir his oluşturmadı ben de
Kitabı okurken Yaşar Kemal'in kendi hayatından esinlendiğini düşünüyorum. Çünkü Yaşar Kemal ve ailesi de kitaptaki aile gibi 1. Dünya Savaşı zamanında Van'dan Çukurova'ya göç etmiştir. Ve bu göç sırasında yaşadıkları zorlukları, imkansızlıkları ,sıkıntıları, mağduriyetlerini, körü körüne inanılan olayları anlatır. Ama bir yandan da saf sevgiyi, korkuyu, pişmanlığı , kıskançlığı yani aslında her insanın gizli ya da açık gösterdiği birçok duyguyu ve bunların insanlar üzerinde oluşturduğu olumlu olumsuz etkiyi de anlatmış. Sorgulamayan , her şeye inanan, çaresiz halkın başkalarının(zenginlerin) elinde nasıl oyuncak haline geldiğini gösteriyor
3 ebe, 3 av ve bir hakem ... En basit haliyle kurallar sobelenmemek ve sobelemek...Sobelenirsen de tek sonuç var : ölüm... Vazgeçmek için bir şansın var gibi gözükse de aslında öyle bi seçeneğin yoktur. Ya kazanmak için oynayacaksın ya da kaybetmemek için oynayacaksın... Sonuç : Oynamak zorundasın...Bir kedi fare oyunu sizi bekliyor...
.
.
Not: Beni tam tatmin edemedi okurken çünkü bu türde çok okudum. Ama ilk defa bu tür okuyacakların ve yani başlayanların seveceğini düşünüyorum.