Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Spermata ya da Tohum Tarafından Yapılan Yorumlar

Karşılaştırmalı mitoloji, uygarlık tarihiyle ilgileniyorsanız kesinlikle göz atmalısınız. Halikarnas Balıkçısı'nın ilginç savları var. Birçok geleneğimizin, törelerimizin kaynağına ilişkin düşünceler öne sürüyor. Eski uygarlıklarla kendi bağlantımızı biz kurabiliriz, Halikarnas Balıkçısı sanırım bu bağlantıyı kurmayı ilk deneyenlerden biri.
Azra Erhat çevirileriyle, yazılarıyla, ilişkileriyle, mavi yolculuklarıyla Türkiye'dir, Anadolu'dur, Akdeniz'dir. Örnek alınası bir aydındır. Birçok aydın gibi onun da başına kovuşturmalar, tutuklamalar gelir. Gülleyla'ya Anılar'ı da Maltepe Askeri Cezaevin'de tutuklu olduğu sırada yazmayı tasarlar. Nitekim bir bölümünü de yazar. Ne var ki tasarısını tamamlayamadan göçer gider, elimize bu yarım kalmış yapıt kalır. Azra Erhat, Gülleyla'ya Anılar'ın 140. sayfasında uğradığı haksızlıkları sanki yüreğindeki bir buruklukla dile getirir: ''Benden sonra yetişen klasik filologlar vardır Türkiye'de, hiçbiri etkinliğini dışarıya vuramamış, kamuya mal edememiştir. Bu davaya en iyi hizmet etmiş olan benim, bu kanımı açığa vurmaktan hiç çekinmem. Ama ben üniversiteden kovuldum, onlar kaldılar. Beni kovduğuna üniversite utansın. Bu çeşit haksızlıkların hesabını insan kendi sormaz, tarih verir.''
Yedi konuşmacı içinde yalnızca Ömer Naci Soykan'ın Türkçe üzerine düşündüğünü gördüm, öbür felsefecilerimiz kendi çalışmaları çerçevesinde konuşmuş. Demek istediğim kendisini anlatmak için oraya çıkmış gibi. Gönül isterdi ki felsefecilerimiz Türkçe üzerine daha çok düşünsün ama nerde... Aralarında kendi düşüncelerime birkaç küçük farkla en yakın bulduğum Ömer Naci Soykan'dı. Bu metinlerin konferans konuşmasının yazıya geçirilmiş hâli olduğunu bilerek satın alın.
Bu kitapta yalnızca Jaguar Kitap'ın bir kusuru var, Türkan Uzel çevirinin ilk basımında yani 1998'de Öteki Yayınevi'nden yayımlanan basımında destanın satır numaralarını koymuşken Jaguar Kitap satır numaralarını koymamış, Türkan Uzel yaşasaydı olasılıkla bunu kabul etmezdi. Yapılması gereken satır numaralarıyla basmak Aeneis'i.
Augustus'un imparatorluğu boyunca neler yaptığını, hangi ülkeleri boyunduruk altına aldığı, nereleri vergiye bağladığı, hangi tapınakları yaptırdığı gibi birçok uygulamayı tunç bir levhaya yazdırdığı bir metindir Ankara Anıtı. Türkçe'ye ilk kez 1949 yılında Hamit Dereli tarafından çevirmiştir, MEB Klasiklerinden yayımlanmıştır. Türkçe'deki ikinci çevirisi Çiğdem Dürüşken'in filolojik titizlikle yaptığı bu çeviridir. Roma tarihine ilgi duyanlara öneririm.