Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Almira Ürgine Tarafından Yapılan Yorumlar

28.10.2024

J.M. Coetzee'nin Barbarları Beklerken eseri, insanlık, adalet ve iktidarın sınırları üzerine derin bir sorgulama sunan bir romandı. Eser, isimsiz bir imparatorluğun sınır kasabasında geçer ve buranın yargıcının gözünden anlatılır. Yargıcın, imparatorluğun “barbar” olarak nitelendirdiği halkla olan ilişkisi ve onları tehdit olarak gören merkezi yönetimin baskıcı politikalarına karşı mücadelesi, romanın temelini oluşturur. Yazar, iktidarın şiddeti ve yabancı korkusunun toplumsal yapıyı nasıl bozduğunu, kasvetli fakat etkileyici bir atmosferde işler. Roman, bireyin etik sorumluluklarını ve gücün yozlaştırıcı doğasını sorgular. Hem güçlü bir felsefi altyapıya sahip hem de insan doğasına dair evrensel temaları etkileyici bir şekilde işleyen bu eseri okumanızı kesinlikle öneririm.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: “Bazı insanlar haksız yere acı çektiğinde, acılarına tanık olanların kaderi bunun utancını hissetmektir.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
28.10.2024

Han Kang'ın Vejetaryen adlı romanı, bireyin toplumla ve kendi bedeniyle olan mücadelesini ele alır. Roman, bir gün et yemeyi aniden bırakmaya karar veren Yeong-hye'nin hikâyesini, onun iç dünyasındaki derin değişimi ve bu kararın ailesi üzerinde yarattığı etkileri üç farklı bakış açısından anlatır. Yeong-hye'nin basit gibi görünen bu tercihi, onun ailesi ve toplumla olan ilişkilerinde bir dizi çatışmaya yol açarken, bireysel özgürlük, beden politikaları ve toplumsal beklentiler üzerine düşündürür.Yazarın sade ama vurucu dili, Yeong-hye'nin içsel dünyasını derinlemesine hissettirirken, okuyucuyu da empati kurmaya davet eder. Vejetaryen, insan doğasının karmaşıklığını ve sınırları aşma arzusunu anlatan, etkileyici bir eserdi. Hem düşündüren hem de rahatsız edici bir okuma deneyimi arayanlara kesinlikle öneririm.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum:“Bir kişi tamamen değişince diğerinin ona ayak uydurmaktan başka çaresi kalmaz.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
28.10.2024

Mikhail Bulgakov'un Köpek Kalbi adlı öyküsü, toplumsal değişim ve bilimsel ilerlemenin sınırlarını ele alan, keskin bir hicivdir. Öykü, Moskova'da yaşayan başarılı bir cerrah olan Profesör Filipoviç’in, sokaktan bulduğu bir köpeği alıp ona insan kalbi ve beyni nakletmesiyle başlar. Bu deney sonucunda, köpek insana dönüşür; fakat bu dönüşüm hem bilimsel hem de ahlaki açıdan beklenmedik sonuçlar doğuracaktır. Bulgakov, eserinde bu konu üzerinden Sovyetler Birliği'ndeki toplumsal ve politik dönüşümleri ince bir mizah ve eleştirel bakış açısıyla aktarmaktadır. Oldukça ilginç bir konuya sahip bu öykü, okuyucuyu eğlendirirken aynı zamanda bilim, etik ve insan doğası üzerine oldukça düşündüren bir eserdi. Sovyet dönemi edebiyatına ilgi duyan okuyucuların kesinlikle okumasını öneririm.
Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum:“Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Hem de doğada var olanlar arasında en rezilini.”
Herkese keyifli okumalar dilerim.
01.10.2024

Tarjei Vesaas’ın, Unn ve Siss adlı iki küçük kızın dostluk kurma çabasını ve bu süreçte Unn’un Buz Sarayı’nda kaybolmasıyla birlikte yaşananları konu alan bu roman, İskandinav edebiyatının en güzel ve nadide eserlerinden biridir. Özellikle küçük yaşlarda dostluk kurmaya çalışmanın insana ne hissettirdiğini, bir dostluk kurmanın zorluklarını ve sonrasında da bu dostu kaybetmenin acısını şiirsel bir dille çok çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır. Gerçekten bizi bir kış ortasındaymışçasına üşüten bu romanda, bir dostu kaybetmenin ardından yaşanan keder, pişmanlık ve verilen sözlerin ağırlığını okuyucuya çok etkileyici bir dille aktarıyor. İki küçük kızın dostluğunun büyüsünü ve mucizesini okumak isteyenlerin kesinlikle okumasını öneririm.

Kitaptan güzel bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: “İki dalga geçti içinden: İlki insanı hareketsiz bırakan bir soğuk dalga, ikincisi canlılık veren bir sıcaklık… Tıpkı başımızdan geçen ender olaylarda olduğu gibi.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
01.10.2024

Doğu Yücel, oldukça ilginç bir konu ve yaratıcı bir kurguya sahip bu romanında, oldukça sıradan hatta silik sayılabilecek bir insan olan ana karakterimiz Mitat’ın bir gece diyafonun düğmesine basmasıyla birlikte gelişen olaylar silsilesini konu almaktadır. Alper Canıgüz ve Murat Menteş’i okumayı sevenlerin kesinlikle severek okuyacağını düşündüğüm bir roman. Bir film senaryosu okuyormuş hissiyatını veren bu roman, okuyucuyu sürekli akıl yürütüp olayları çözmeye yönlendiriyor. Farklı bir kurgu okumak isteyenlerin okumasını kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Acelesi olan herkes, yavaş yürüyen yabancılardan az ya da çok nefret eder… Beyaz yalan gibi beyaz nefret.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.