Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Deniz Özbektürk Tarafından Yapılan Yorumlar

12.10.2025

“İlk Öğretmenim” kitabını okurken çok etkilendim. Düyşen’in köydeki çocuklara, özellikle de Altynay’a gösterdiği sabır, sevgi ve inanç beni çok duygulandırdı. Zor şartlara rağmen eğitimin ne kadar önemli olduğunu bu hikâyede açıkça gördüm.

Altynay’ın, Düyşen sayesinde hayata tutunması ve sonunda başarılı bir öğretmen olması bana umut verdi. Bu kitap bana, bir öğretmenin bir öğrencinin hayatını tamamen değiştirebileceğini gösterdi.

Cengiz Aytmatov’un sade ama derin anlatımı sayesinde hem duygulandım hem de öğretmenliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu bir kez daha düşündüm.
12.10.2025

“Postayla Gelen Deniz Kabuğu” kitabını çok beğendim. Behiç Ak, sade ama etkileyici bir dille bize küçük şeylerin aslında ne kadar anlamlı olabileceğini gösteriyor. Deniz’in postayla gelen deniz kabuğuna duyduğu merak ve heyecan beni de çok etkiledi.

Kitabı okurken, insanların birbirine küçük ama içten sürprizler yapmasının ne kadar güzel bir şey olduğunu düşündüm. Günümüzde herkesin teknolojik aletlerle iletişim kurduğu bir dönemde, bir deniz kabuğunun posta yoluyla gelmesi bana samimiyeti ve eski dostlukları hatırlattı.

Bu hikâye bana doğayı, paylaşmayı ve duyguların sade biçimlerini hatırlattı. Bence Behiç Ak, çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de anlamlı bir mesaj veriyor: “Gerçek iletişim kalpten gelir.”
12.10.2025

Roman, bir yaz günü hızla ilerleyen bir trende geçen üç farklı zaman diliminde şekillenen bir hikâye sunar. Yolcular arasında, evliliklerinde kriz yaşayan bir çift, yalnız bir baba ve küçük kızı, annesinin geride bıraktığı gizemi çözmeye çalışan bir kadın bulunmaktadır. Hepsi, Malma İstasyonu'na doğru yol alırken, kaderlerinin nasıl iç içe geçtiğini ve görünmeyen bağlarla birbirlerine nasıl bağlı olduklarını fark etmezler. Her biri, geçmişin izlerini taşıyan ve birbirlerinin hayatlarına dokunan karakterlerdir.

Malma İstasyonu, derin psikolojik çözümlemeleri ve etkileyici anlatımıyla dikkat çeken bir eser. Schulman, karakterlerin içsel dünyalarını ustalıkla işlerken, aile dinamiklerini ve kuşaklar arası ilişkileri derinlemesine inceliyor. Kitap, yalnızlık, kayıp ve bağlanma temalarını işlerken, okuru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Eserin kurgusu ve karakter derinliği, okuru düşündürmeye ve duygusal olarak etkilemeye devam ediyor.
12.10.2025

Ayşe Kulin’in bu kitabı, Atatürk’ü yalnızca tarihî bir figür olarak değil, insan yönleriyle de görmemizi sağlayan bir eser. Kitapta Atatürk’ün çocukluğu, gençliği, dostlukları, aşkları ve içsel çatışmaları işlenirken, onun duygusal kırılganlıklarını ve insanî zaaflarını görmek mümkün oluyor.

Okurken özellikle beni etkileyen, yazarın lider imgesinin ötesine geçip onu bir insan gibi sunması oldu. Sadece bir kahramanı değil, aynı zamanda hayatla mücadele eden, sevinçleri ve hüzünleri olan bir kişiyi tanıyorsunuz. Kitap bana, tarihteki büyük isimlerin de bizim gibi duyguları ve hataları olabileceğini hatırlattı.

Ayrıca Kulin’in akıcı ve duygusal dili, okuyucuyu adeta Atatürk’ün gözünden dünyayı görmeye davet ediyor. Kitap hüzünlü ama aynı zamanda ilham verici, çünkü başarı ve liderlik kadar, insan olmanın zorluklarını da gözler önüne seriyor.

Kısaca, bu eser tarih ve insan psikolojisini birleştiren, hem öğretici hem de duygusal olarak etkileyici bir roman.
12.10.2025

“Kağıt Ev”, kitaplarla kurduğumuz ilişkiyi sorgulamamı sağladı. Okumak bazen bir kaçış, bazen bir anlam arayışı olur; ama bu kitap gösteriyor ki, tutku kontrolsüzleştiğinde insanı yalnızlığa sürükleyebilir. Carlos Brauer’in kitaplara olan sevgisi, sonunda onun hayatını yutan bir girdaba dönüşüyor.

Bluma Lennon’un ölümüyle başlayan hikâye, aslında bilgiyle dolu bir dünyanın insanı hayattan nasıl koparabileceğini gösteriyor. Kitaplar biriktirmek, okumak, öğrenmek elbette değerli ama insanı hayattan uzaklaştıracak kadar olursa tehlikeli bir hâl alıyor. Bu açıdan roman bana, bilginin insanı olgunlaştırması kadar, bazen ağırlaştırabileceğini de düşündürdü.

Yazarın sade ama derin anlatımı, her sayfada kitap kokusunu hissettiriyor. Okurken hem bir kitap koleksiyonunun büyüsüne kapıldım hem de o yığının altında ezilen insanın yalnızlığını hissettim.

Sonuç olarak Kağıt Ev, edebiyata aşkla bağlı herkes için bir uyarı niteliğinde: Kitaplar bizi büyütmeli, yutmalı değil.