Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
Deniz Özbektürk Tarafından Yapılan Yorumlar
Orhan Kemal'in El Kızı romanının ana konusu, toplumun birey üzerindeki baskılarını, aile içi çekişmeleri ve özellikle kadının toplum içindeki yerini ve ötekileştirilmesini etkili bir biçimde irdelemektir.
Romanın merkezinde, küçük yaşta anne babasını kaybetmiş ve teyzesi tarafından büyütülmüş olan Nazan karakteri yer alır. Nazan'ın, evlendiği ailenin ve özellikle kayınvalidesi Hacer Hanım'ın baskıları altında yaşadığı zorluklar anlatılır.
Roman, Nazan'ın bu baskılar karşısında ayakta kalma mücadelesini ve hayatının trajik bir sona doğru sürüklenmesini konu edinir. Orhan Kemal, bu eseriyle toplumsal gerçekleri ve özellikle kadınların dramını çarpıcı bir dille okura sunar.
Zamir, savaşın sadece cephede değil, insanların vicdanında da yaşandığını gösteren sarsıcı bir roman. Hakan Günday, Derda’nın hikâyesiyle savaşın en büyük mağduru olan çocukların acısını yüreklere kazıyor. Yazar, savaşın ve sistemin ikiyüzlülüğünü gözler önüne sererken, insanlığın utancını anlatıyor. Zamir, acımasız bir dünyanın ortasında bile umudun ve direnişin var olabileceğini hatırlatan, derin izler bırakan bir eser.
Hakan Günday’ın Ziyan romanı, insanın kendiyle ve tarihiyle hesaplaşmasını çarpıcı biçimde anlatıyor. Asil’in askerlik sürecinde bulduğu Ziya Hurşit’in günlüğü, onun vicdanında büyük bir uyanışa dönüşüyor. Günday, bu romanla bireyin sisteme karşı sıkışmışlığını, özgür düşüncenin bedelini ve insan ruhunun karanlık yönlerini ustalıkla işliyor. Ziyan, bir dönemin değil, her çağın insanına “kim için yaşıyorsun?” sorusunu sorduran sarsıcı bir eser.
Müjdat Ataman'ın Ağlamıyorum Gözüme Eğitim Kaçtı adlı kitabı, Türkiye'deki eğitim sisteminin derinlemesine bir eleştirisini sunan ve çözüm önerileri geliştiren bir eserdir. Eser, eğitimciler, ebeveynler ve eğitim politikalarıyla ilgilenen herkes için önemli bir kaynak niteliğindedir.
Ataman, 23 yıllık öğretmenlik deneyimini kullanarak, eğitim sisteminin bireylerin içsel değerlerini nasıl zedelediğini ve bireysel farklılıkları göz ardı ettiğini vurgular. Kitap, özellikle sınav odaklı, bireyi bir sayı olarak gören ve duygusal zekâdan yoksun bir eğitim anlayışını eleştirir. Yazar, bu sistemin çocukların hayallerini, umutlarını ve potansiyellerini nasıl yok ettiğini gözler önüne serer.
Bu kitap, eğitim sistemini sorgulayan ve daha insancıl bir yaklaşım benimsemek isteyen herkes için uygundur.
Tuğba Coşkuner'in Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları adlı kitabı, eğitim üzerine yazılmış bir deneme eseridir. Kitap, özellikle öğretmenler ve ebeveynler için çocukların farklı karakter ve ihtiyaçlarını anlamaya yönelik önemli tespitler sunmaktadır.
Yazar, çocukları farklı çiçeklere benzeterek, her birinin benzersiz özelliklere sahip olduğunu vurgular. Eser, bu benzetme üzerinden, çocukların bireysel farklılıklarına saygı göstererek nasıl daha etkili bir iletişim kurulabileceğini ve onların potansiyellerini nasıl en iyi şekilde ortaya çıkarabileceğimizi tartışır.
Kitap, özellikle öğretmenler, ebeveynler ve eğitimle ilgilenen herkes için değerli bir kaynak niteliğindedir. Çocukların bireysel özelliklerini anlamak ve onlara uygun yaklaşımlar geliştirmek isteyenler için rehberlik eder.