Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

osmanyumuk Tarafından Yapılan Yorumlar

27.04.2006

''Asıl öykü'' ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri...

Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası...

Bu dünyada ''hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi! ''

Daha önce İletişim'den Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) ve Veciz Sözler (2002) adlı yapıtları yayınlanan Barış Bıçakçı, bu kitabında çok zor bir işe kalkışıyor: Çocukluğun sihirli dünyasına giriyor. Ve ustalıkla geliyor bu işin üstesinden. Çocukluk halini, çocuk duyarlılığını has edebiyatla anlatan ince, kırılgan hikayeler kuruyor.

Yepyeni bir şey bu. Türkçe edebiyatta kimse çocukluğu böyle anlatmamıştı.
27.04.2006

İnsanlığın sosyo-kütlürel tarihinde seyahatler büyük öneme sahiptir. Birbirinden uzak toplumların yakınlaşmaları kimi zaman seyyahlar aracılığıyla sağlanmıştır, seyyahların verdiği bilgiler sayesinde dünyanın birbirinden uzak köşeleri arasındaki mesafe kısalmıştır. Büyük kaşiflerin gerçekleştirdiği keşif seyahatlerinin yanı sıra toplumuların değişik katmanlarında yer alan kişilerin; tüccarların, denizcilerin, doğa araştırmacılarının, antropologlarının gezileri de çeşitli açılardan önemli olmuştur.
Osmanlı devlet adamları ve seyyahları da yeni bir uygarlığın daha yakından tanınması bakımından özellikle XIX. yüzyılda Avrupa ülkelerinde geziler yapmış ve bu gezilerinin izlenemleri çeşitli şekillerde aktarmışlardır. Seyahatini resmi çerçevede gerçekleştiren görevlilerin sunduğu raporlar ve yazdığı sefaretnameler üzerine bugüne kadar çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Ne var ki, en az sefaretnameler kadar hatta Avrupa'daki sivil hayatın tanıtılması bakımından onlardan daha önemli olan seyahatnameler kadar hatta Avrupa'daki sivil hayatın tanıtılması bakımından onlardan daha önemli olan seyahatnameler üzerine böyle bir çalışma mevcut değildir. Baki Asiltürk, bu oldukça geniş araştırmasında Osmanlı seyyahlarının Avrupa izlenimlerini bütün yönleriyle ele almaktadır. Araştırmada, Batı için tam bir sanayileşme ve modernleşme çağı olan XIX. yüzyılda ve XX. yüzyılın ilk çeyreğinde Avruppa ülkelerindeki sosyal hayat, uygarlığın oluşturulmasında önemli rol oynayan bilim ve eğitim alanındaki çalışmalar, en geniş anlamıyla Avrupada kültürü ve sanatı, ulaşım ve iletişim alanındaki yenilikler, Avrupa halklarının kendine özgü yönleri... ortaya koymuştur. O dönemde dünya başkenti sayılan Paris'li birlikte Londra, Berlin, Viyana, Roma gibi merkezlerin ve öteki önemli şehirlerin özellikleri de araştırmada seyyahların izlenimleri çerçevesinde panoramik olarak sunulmuştur.
Alanında bir ilk olmasının yanı sıra, seyyahların sunduğu malzemeyi çok geniş bir perspektifle değerlendirmiş olması bu araştırmayı ayrıca önemli kılmaktadır.
27.04.2006

Uğruna ölmeyi ve öldürmeyi göze alabildiğim bu adamı da işte hala bende saklı duran o saflık, masumiyet ve derinlikle seviyordum. Demek ki ben siyah beyaz bir Türk filminin duyarlılığını ödünç almıştım; şimdi ödeşmenin zamanı gelmişti ve işte hiç kimseye, hiçbir şeye eyvallah demeden hesaplaşıyordum..

Ürkek, çekingen adımlarla içeri girdim. Adına resepsiyon demek için bin şahit isteyen derme çatma bir tezgahın başında o duruyordu. Onu görür görmez yüreğime imbatlar hücum etti.

Kordon'da kanadı kırık bir martı gibiydim. Yaralanmıştım. Siz birini gördüğünüzde yaralandığınızı hissettiniz mi hiç, kalbinizin sancıdığını, o ana dek ne varsa yaşadığınız, hepsinin, her şeyin anlamsızlaştığını ancak o andan sonra varlığınızın bir anlam kazanmaya başladığını, önüne asla geçemeyeceğiniz bir kuvvetle sarsılarak, titreyerek, mahvolarak hissettiniz mi?
27.04.2006

Öyküler geliştirir!
Yaşadığımız bu hayat en büyük öykümüzdür.
Doğduğumuz ilk andan bu satırları okumaya başladığımız şu ana kadar nice öyküler yaşadık. Yaşadığımız binlerce öykünün ise çoğunun farkına varamadık. O anlar, o insanlar hafızamızdan silinip gittiler birer birer.
Aslında onlar bizim en değerli hazinelerimiz.
Neden mi? Çünkü yaşamımızın öyküleri bizi biz yapan gizli öğretmenlerdir. Onlar bize hiç bir söz söylemeden, kulağımızı çekmeden, tek ayak üzerinde bekletmeden, ev ödevi vermeden öğrenilebilecek en kutsal bilgileri, deneyimleri öğretirler.
27.04.2006

Mustafa Kemal Atatürk; kendisinin önderliğinde başarılan Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Devrimlerini açıkladığı Büyük Nutkunda, devrimsel sürecin zamanlamasını şöyle açıklıyor: "Türk Ata Yurduna saldıranlar, kim olursa olsun, onlara tüm ulusça silahlı olarak karşı çıkmak, ve onlarla savaşmak gerekiyordu. Bu önemli kararın, bütün gereklerini ve zorunluluklarını ilk günden açıklamak ve söylemek elbette doğru olmazdı. Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak, olaylardan yararlanarak, ulusun duygu ve düşüncelerini yönlendirmek ve adım adım ilerleyerek, amaca ulaşmaya çalımak gerekiyordu, Ancak yaptıklarımız (Devrimleri kastediyor) bir mantık dizisi içinde düşünülürse, ilk günde bugüne kadar, izlediğimiz gidişin, ilk kararın çizdiği doğrultudan ve yöneldiği amaçtan hiç sapmamış olduğu kolayca anlaşılır.