Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

osmanyumuk Tarafından Yapılan Yorumlar

27.04.2006

Bir gün anne ölür ya da evi terk eder. Ve yine bir gün eve yeni bir anne gelir: Üvey anne. O gün bütün eşyalar, o eşyalara dokunan el yüzünden soluklaşır. 'Üvey' olan, 'öz' olanı sildikçe, çocuk da silinmeyen izler bırakır.

Hala kim olduğunu bilmiyoruz üvey annenin. 'Üvey' ve 'anne' kelimelerinin zoraki yanyana gelip durmasından değil. Yeni çocukla, yeni anne arasında babanın aracılığıyla kurulan gergin ilişkiden de değil. Çocuğun, 'öz' olandan kalma büyülü dokunuşların yerine başka bir dokunuşu koyamamasındandır bu. Bir de, kimsenin 'öz' olan gibi dokunamamasından belki.

Çekirge ve Bakım, toplumun üvey anneye bakışındaki ön yargıları, üvey annenin içinde bulunduğu zorlukları, üvey çocuğun ve babanın duygularını sorgulayıp çözümlüyor bu kitapta. 'Üvey Anne Efsanesi' çocuk ve anne arasındaki ilişkiyi şablonların dışında tartışıyor.
27.04.2006

Bu kitap Harcourt Brace and Company-Custom Publishers tarafından 1993 yılında yayınlanan Doç. Dr. Fahri M. Ünsal 'a ait Quantitative Methods in Business with Computer Applications kitabı temel alınarak yeniden yazılmıştır. Kitaba envanter analizi bölümü eklenmiş, bölümler geliştirilmiş ve uygulamaları arttırılmıştır. Son yıllarda yöneylem araştırması ve sayısal yöntemlerin bazı bölümlerinin çakışması özellikle A.B.D.'de bilim adamları arasında tartışmalara neden olmaktadır. Bunun nedeni çözümlerin uygulamalara dayanması, tekniklerin uygulamalarından geliştirilmesi ve çok büyük farklılıklar kazanmalarıdır. Bilim adamlarının üzerinde anlaştıkları tek konu ise bu işlemlerin sistemlerin bir çözümlemesi sonucu oluştuğudur.
26.04.2006


16 Nisan 1925 tarihinde Susurluk (Balıkesir)' ta doğdu, 18 Ekim 1985'te İstanbul'da öldü. Ortaöğrenimini Balıkesir Lisesi'nde, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği yaptı.

Lorca çevirileri ile ün kazandı.Zengin ve özenli dize işçiliğiyle yazdığı şiirlerde yalnızlık ve yabancılaşma gibi izlekleri yalın ve tutarlı bir dille işledi.
26.04.2006

Gündelik yaşamınızı renklendirecek, merak edip de nereden bulacağınızı tam bilemediğiniz sorulara yanıt veren yeni, aykırı bir bilgi kaynağı daha; şaşırtıcı, ilginç, neşeli, keyifli, tuhaf... Onlarca farklı konuda derlenen yüzlerce bilgi...

Kitabın adının da ilginç, hatta tuhaf olduğunu dikkate alarak 'aydınlatıcı' bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Bilenler biliyor, özellikle ABD'de hayli zengin, yaygın bir 'trivia' edebiyatı var. 'Trivia' sözcük olarak 'önemsiz, ıvır zıvır' demektir. Genel anlamda ise 'herkesin bilmediği ama bazı insanların da hobi olarak öğrenmekten hoşlandığı bilgiler' anlamına geliyor. Sözgelimi 'Charlie Chaplin'in (Şarlo) hangi ülkede ve ne zaman doğduğunu bilmek' hangi ülkede ve ne zaman doğduğunu bilmek' akademik bilgi alanına girer, oysa 'Şarlo'nun bir keresinde sırf macera olsun diye Londra'da yapılan bir Şarlo Benzerleri Yarışması'na girdiğini ve bu yarışmada ancak sekizinci olabildiğini bilmek' tipik bir 'trivia'dır.

Kavramların dile girerken Türkçeleştirilmelerine taraftar olan yazar Sabri Kaliç'in 'trivia' sözcüğüne karşılık olarak kullandığı 'tırı vırı' ise hem Türkçedeki kullanımıyla, hem de sessel benzerliğiyle 'trivia' sözcüğüne yakın bir karşılık oluşturuyor.

Bu kitapta çeşitli alanlardan derlenmiş yüzlerce 'tırı vırı' bulacaksınız. Kimileri gerçekten şaşırtıcı, hatta inanılmaz olan bu bilgilerin tamamının yazar tarafından yer aldığını belirtmekte fayda var. Tırı vırı deyince, yalan-yanlış, uydurma şeyler sanmayın! Hepsi gerçek, hepsi aynıyla vaki!

Tırı vırı dünyasında keyifli, neşeli yolculuklar!
26.04.2006

Dede Korkut Kitabı, Oğuz Türkleri'nin bilinen birkaç eski destâni anlatılarından biridir. Seksen yılı aşkın bir süredir üzerinde çalışılan; yayınlar yapılan; tartışmalara, uluslararası bilimsel toplantılara konu olan bu kitap bu kez çok yeni bir okuyuş ve düzeltmelerle yayımlandı.

"Dede Korkut Kitabı", bugün geniş bir coğrafyada yaşayan Oğuz boylarının destani metinlerinden biridir. Oğuzların tarihinden, inançlarından, geleneklerinden anlatının olanakları ölçüsünde söz eden bu tür eski yapıtlar, "Oğuzname" olarak anılırlar. Bu yüzden Dede Korkut Oğuznameleri diye de adlandırılan bu yapıt, Oğuzların gündelik yaşayışının, birey, aile, boy ve dış dünya ile ilişkilerinin de canlı örneklerle yansıtıldığı öykülerden oluşur.

Dede Korkut Oğuznameleri, eldeki yazmalardan kaynaklanan sorunlar yüzünden okunması ve anlaşılması güç metinlerden biri olarak değerlendirilmiştir. Türkiye'de seksen yılı aşkın süreden beri bir dizi araştırmacı ve bilim adamı bu kitabı, yeni okuyuşlarla yayımlamış ya da metne ilişkin sorunları tartışarak öneriler sunmuştur.

Kitabın bilinen iki yazması, Türk dili uzmanları Semih Tezcan-Hendrik Boeschoten ikilisinin emekleriyle, Eski Anadolu Türkçesinin özellikleri korunarak ve "açık" ya da "saklı" birçok sorun büyük ölçüde çözümlenerek yepyeni bir okuyuşa kavuştu. Böylece, bu okuyuşun ardından gelebilecek yorum zenginleşmesinin de önü açılmış oldu.

Dede Korkut Oğuznameleri, eski bir metni doğruya en yakın biçimde okumanın, dil bilgisi yanında başka donanımlar da gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor, metni ileride yeniden ele alacaklar için önemli ipuçları sunuyor.