Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
osmanyumuk Tarafından Yapılan Yorumlar
İlber Ortaylı, 1947'de Avusturya'da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Şube ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Yeniçağ Tarihi bölümünü bitirdi. Chicago Üniversitesi'nda Tarih bölümünde M.A derecesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde "Tanzimat Döneminde Mahalli İdareler" konulu tezlerle doktora derecesi aldı.(1974) 1979'da doçent oldu. 1983'de üniversiteden istifa etti. Paris, Berlin ve Viyana'da misafir profesörlük yaptı. 1989'dan beri Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde İdare Tarihi profesörü olarak görev yapıyor. Yerli ve yabancı dergilerde Şehirler ve İdare Tarihi üzerine makaleleri var. İstanbul'dan sayfalar ve İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı gibi kitaplarıyla tanınıyor. (CIEPO) Beynelmilel Osmanlı Etüdleri Cemiyeti ve Avrupa İran Tetkikleri Cemiyeti (SIE) üyesidir.
Tuna Kiremitçi'nin ilk romanı Git Kendini Çok Sevdirmeden'de 40'lı yaşlarında bir kadının hüznüne eşlik etmiştik. Bu kez aynı yaşlarda bir erkek var Bu İşte Bir Yalnızlık Var'ın merkezinde; Mehmet, bir zamanların tutulan müzisyeni, şimdilerde ders verip gitar tamir ederek kazanıyor hayatını. İçkiyle başı dertte; bir süre bırakmış ama göğüslemek zorunda kaldığı sorunlar nedeniyle yeniden başlamanın kıyısında. Alışıldık roman kahramanlarından biraz farklı; mesela bir entelektüel değil, ne Fellini filmlerinden haberdar ne siyasi gelişmelerden
Edebiyatımızda “Bayrak” şairi olarak tanınan Asya, Bayrak şiirini Adana’nın kurtuluş günü olan bir “5 Ocak”ın heyecanı ile yazdı. Bir çok dergi ve gazetelerde yazılar yazdı. Şiirlerinde hece, arûz ve serbest vezinleri kullanan Arif Nihat, nazmın her tür ve şekliyle eserler vermiştir. Fikrin ağır bastığı şiirlerinde milliyetçilik konusu büyük bir yer tutar. Çok renkli ve değişik biçimli şiirler yazmış olan Asya, son şiirlerinde biraz da mistisizme yönelmiştir. Şiirinde daima bir yenileşme çabası içinde olan şair, etkilerden uzak kalarak kendine özgü bol renkli şiir dünyasını yaratmıştır.
Romanlarınızda bilhassa psikolojik konuların ve psikolojik tahlillerin ortaya atıldığı görülüyor. Sizi buna sevk eden sebep nedir? Bu işte muvaffak olduğunu za inanıyor musunuz?
— Öyle sanıyorum ki, benim romanlarımda insanların fizik ve ruh hareketlerine bağlı dav ranışları bütün halindedir; birbirini tamamlar lar. Bir bakıma dinamik bir ruh tahlili bahis mevzuudur. Romandaki hayatım dolgunlaştığı nispette, ruh tepkilerine ve bunların tahlilleri ne verdiğim ehemmiyet artar.Bu, klâsik mana da psikolojik roman değildir. Beden ve ruh hareketlerini paralel olarak hesaba katan bir romancının şahsî metodudur. Romanda, bu nev'i psikolojik tahlil şart olmadığı gibi, lüzum suz da değildir sanıyorum.
Tarancı, ilk şiirinin, "yirmi kadar manzumesini götürdüğü ve tek bir manzumeyi seçen" Halit Fahri (Ozansoy) tarafından Servet-i Fünun dergisinde yayımlandığını belirtmekte ve "imzamı gördüğüm gün yirmi dört senelik hayatımda bir işini bir daha bilemeyeceğim bir esvinç içinde idim" demektedir. Muhit dergisinde de şiirler yayımlayan (1930) Tarancı, sonraki yıllarda Varlık, İstanbul, Doğuş, Yaratış gibi dergilerde yazı hayatını sürdürmüştür.
Takma adlarla ve imzasıyla ara sıra öykü de yazan, ama bunları şair kimliğine yakıştıramayan Tarancı, yaşamının sonuna kadar eksilmez bir aşkla şiire bağlı kalmıştır.