Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

osmanyumuk Tarafından Yapılan Yorumlar

20.01.2007

Zehra Tezvaran'ın kitabının daha ilk sayfasını okurken kendimce tanıyı hemen koydum: Bu bir Maeve Binchy kitabının Ege versiyonu! Eylül'ün Seçimi, 34 yaşlarındaki Eylül'ün 5 olası hayatını anlatıyor. 5 farklı kariyer, 5 farklı eş, 5 farklı kent.. Doktor, Atıf, Ankara - Ev hanımı, Musa, İzmir - Biyokimya Uzmanı, Steven, Cambridge - Tekstil işletmecisi, Yusuf, İstanbul ve Psikiyatri uzmanı, Bünyamin, Harput.Bazı olayları yer yer erkek karakter gözünden anlatsa bile yine de kadın merkezli bir roman. Beş olası hikayede de baş kahraman Eylül'ün temel karakter özelliklerini aynı tutmaya özen göstermiş yazar. Hayatının farklı noktalarında yaptığı farklı seçimlerden dolayı değişen hayat çizgisi Eylül'ün karşısına farklı kişiler, kentler, ve işler çıkmasına sebep olur. Aslında kimi zaman da seçtiği kişi veya eğitim yüzünden diğer parametreler de ona göre değişir. Konu yeni değil tabii ki, Sliding Doors, Butterfly Effect olsun filmlerde romanlarda sıkça işlenen bir tema bu. Ama yine de her defasında insan kendi hayatını, kendi yaptığı ya da yapmadığı seçimleri, seçimsizlikleri, kaderi, şansı, tesadüfü düşünmeden edemiyor.Zehra Tezvaran'ın dili ve anlatımı sade. Çok uzatmadan çabuk devrilecek ve yer yer de gülümsetip, düşündürtecek bir kitap.
20.01.2007

Zehra Tırıl'ın sesi, Anadolu'nun nicedir öykümüzden dışlanmış renkleri, dokusu ve kokularıyla birlikte geliyor; yepyeni bir duyarlık ve derinlik bize ulaşıyor. Genç öykücü, iyi tanıdığı taşra yaşamını, bir köşeye sıkışıp kalmış, soluk almaya çalışan kasaba ve küçük kent orta sınııf insanını, anlardan, durumlardan oluşan canlı kesitlerle anlatırken, özgün bir öykü dünyası kurmayı başarıyor. Küçük kaçışları ve inatçı suskunluklarıyla yaşama direnen kadınları, iyimser sabırları ve tepkileriyle öykülerine konu ediyor; onların ev içlerinde, çeyiz odalarında, gölgeli avlularda, bir fotoğraf karesinde kalakalmış hüzünlerini yansıtırken içimizi burkuyor. Yaşananları-yaşanamayanları aktarırken -alttan alta ve incelikle- korunmaya çalışılan eskimiş değer yargılarının eleştirisini de yapıyor. Zehra Tırıl, güçlü, derin gözlemler yapabilen bir öykücü. Çarpıcı imgeleri yakalıyor, etkileyici metaforlar kuruyor. Dili yalın, temiz, zengin. Dünyaya katışıksız bir içtenlik ve sevecenlikle bakması oldukça etkileyici. Odalarda Annem Yok adını verdiği bu ilk kitabında yer alan öyküler, hepimizin yaşayabileceği anları, yeşerttiğimiz umutları, geriye kalan kederleri, bakmadan geçtiklerimizi ve boğazımızda düğümlenen bir çok duyguyu yüze çıkarıyor. Zehra Tırıl'ın önümüzdeki zaman içinde öykücülüğümüzde yeni, önemli bir ad olarak öne çıkacağına inanıyorum.
20.01.2007

Elinizdeki kitap "Her dalda Almanca Dizisi"ni oluşturan ve alışverişte, turizmde, restoranda gibi çeşitli yerlerde gerekli pratik Almanca bilgileri veren Fono yayınlarından biridir. u dizideki kitapların ortak özelliği, konularındaki pratik bilgileri en kolay anlaşılır ve çok rahat uygulanabilir bir biçimde vermeleri ve Almanca bilenlere olduğu kadar bilmeyenlere de istedikleri anda ve yerde öğretici ve zorluktan kurtarıcı olmalarıdır. Almanca bilmeyenler için kitabın içinde basit açıklamalı temel Almanca gramer yapısı da verilmiş ve gerekli sözcükleri içeren bir Lügatçe de ilave edilmiştir.
20.01.2007

Kemalettin Tuğcu, 1902 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Birinci Dünya Savaşı’nda iki kez yaralanmış bir Binbaşı, annesi, çok güzel keman çalan bir ev hanımı idi. Dört kardeşten ikincisi Kemalettin TUĞCU, sakat doğduğu için, yaşamının ilk yirmi beş yılını Çengelköy’de, dedesinden kalan köşkte, toplumdan uzak kalarak geçirdi. Hiçbir okula gitmedi. Hiçbir öğretmenden ders almadı. Babasının kitaplığındaki kitapları okuyarak, kendi kendini yetiştirdi. On üç yaşında şiir ve roman yazmaya başladı. Bir yandan, avunmak için marangozluk, duvarcılık yaptı; saz ve keman yapımı gibi işlerle uğraştı. 15 yaşlarında iken, babasının görevde bulunduğu Çanakkale’ye gitti. Orada, Çanakkale Boğazı’nın düşman donanması tarafından bombardıman edilmesini izledi. 1928 yılında İstanbul dışına çıktı. Irmak-Çankırı demiryolu yapımında ambar memuru olarak görev yaptı. Bu görevi sırasında, köylü, işçi, binlerce kişiyle birlikte yaşadı. Yazı ve yayın hayatına duyduğu büyük ilgi sonucu Türkiye Yayınevi’ne girdi. Burada çeşitli görevlerde bulundu. 1936 yılında bu kuruluşun Yazı İşlerinde çalışmaya başladı. Yazdığı “ Üç Aylıklar” adlı romanı ile dikkatleri üzerine çekti, büyük ilgi gördü. Bu arada Yavrutürk dergisine şiir, roman ve hikayeler yazan Kemalettin TUĞCU, daha sonraları Ev-İş, Moda Albümü gibi kadın dergilerini yönetti. İstanbul’da yayınlanan tüm çocuk dergilerinde yayınlanan romanları büyük ilgi gördü. Ekspres ve Şehir gazetelerinde de hikayeleri yayınlandı. 1955 yılında Hayat dergisinde Kitaplık ve Arşiv Şefliği görevine geçerek, bir süre için yazılarına ara verdi. 1963 yılında, o zamana kadar yazdıklarının yayın hakkını alan bir yayınevi, bu eserleri yayınlamaya başladı. Böylece Kemalettin TUĞCU, ikinci kez yayın hayatına başlamış oldu. Yazar, elli yaşlarında iken, daha iyi tanınmaya başladı. Çalıştığı kuruluşun yazı yazmamasını istemesi üzerine, buradan ayrıldı. 1974 yılından itibaren serbest yazar olarak çalışmaya başladı. Genç okurların eserlerine gösterdiği büyük ilgi, eserlerinin başka yayınevlerince de yayınlanmasını sağladı.
11.01.2007

Zbigniew Brzezinski... Sadece 20. yüzyılın değil tüm zamanların en büyük stratejistlerinden biri. 'Büyük Satranç Tahtası' ve 'Tercih' kitaplarının yazarı... ABD eski başkanlarından Jimmy Carter'ın ulusal güvenlik danışmanıydı. Avrasya ve Ortadoğu'nun kaderini çizen adam diye de bilinir. Soğuk Savaş döneminde Rusya'ya karşı Afganistan'ı savaştıran, Türkiye'yi yeşil kuşak projesine sokan da oydu. Robert M. Gates...1991 ile 1993 yılları arasında CIA Başkanlığı görevinde bulundu. İran-kontra skandalında o da vardı. Şimdi ABD Savunma Bakanı. Ama esas uzmanlık alanı İran.