Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
Afrasyap1 Tarafından Yapılan Yorumlar
Bugün halen güncelliğini koruyan bir eser
Avrupa Düşüncesini yüz elli yılı aşkın bir süredir derinlemesine etkileyen, birçok felsefe öğreticisinin doğmasına yol açan bir bilgeyi anlamak da, kolay değildir. Kant, Avrupa Felsefesinde bir doruktur. Bu doruğa çıkmak için niceleri yarı yolda kalmış, niceleri de felsefe sorunlarını açıklığa kavuşturayım derken içinden çıkılmaz bir karışıklığa yuvarlanmıştır. Kant’ın başlıca özelliği, ele aldığı sorunu bütün boyutlarıyla, karşıtlarıyla, çelişkileriyle inceleyip kendince en tutarlı sonuca varmak, bunda da en büyük görevi eleştiriye yüklemektir. Salt Usun Eleştirisi, Pratik Usun Eleştirisi ve Yargı Gücünün Eleştirisi Kant’ın üç gelişim aşamasını gösteren temel eserleridir. Kimi Felsefe tarihçileri, Kant’ın bu çalışmalarında ele aldığı sorunlara dayanarak, onun düşüncelerinde ki gelişi mi eleştiri öncesi-eleştiri sonrası diye ikiye ayrılır. Oysa Kant için odak sorun bilgidir.
Cervantes’in Don Kişot ile şövalyelik çağında açtığı çığırı, Flaubert’in Madam Bovary portresi aracılığıyla romantizm döneminde açtığı söylenir. Flaubert bu romanında, duyguları fazla ciddiye alan, romanlardakine benzer gerçek bir aşk yaşamak isteyen, ihtirasın körleştirdiği Emma’nın sürüklendiği felaket ekseninde burjuvazi, aile, ahlak gibi pek çok kavramı sorguluyor. Flaubert’in edebiyata “bovarizm” adında bir üslup armağan ettiği yapıtı Madam Bovary, yasaklandığı 1857 yılından bugüne, anti romantik diliyle gerçek mutluluğun kaynağını sorgulatmaya devam ediyor.
Dostoyevski’nin henüz yirmi dört yaşında kaleme aldığı İnsancıklar, Rus edebiyatının ilk toplumsal romanlarından biri kabul ediliyor. Sınıf çatışması, edebiyat sevgisi ve hayata tutunma çabasının iki dostun mektuplarıyla anlatıldığı bu eser, büyük yazarın okuyucunun karşısına çıktığı ilk kitabı.
Balzac’ın “Özel Yaşamdan Sahneler” dizisi içinde yer verdiği ve 1819-1820 yıllarının Paris’inde geçen olayların anlatıldığı roman, ilk kez Revue de Paris gazetesinde yayımlanır. Balzac’ın birçok romanının mekânı Paris, katlanılması zor acıları daha da ağırlaştıran bir arka plandır.