Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hernevikitap Tarafından Yapılan Yorumlar
Uzay operası, distopya, ütopya bilim kurguda en çok sevdiğim alt kollardır. Roman hem ütopya hem de distopya içerir. İnsanın yaptığını başka hiçbir canlı yapmaz. Kendi cehennemini bile yaratabilir ki roman böyle bir yerin anlatımıyla başlıyor. Bu yerin adı Büyük Dünya. Anlamını yitirmiş kavramların olduğu, yaşamın anlamsızlaştığı, çok az kişinin duygu taşıdığı, genelde hissin olmadığı bir yer. İleri seviye teknoloji ve yönetimin sebep olduğu bu distopik dünyada insan artık yarı insandır. En temel duyguları hissetmek isteseler de bu mümkün değildir. Bir yandan da ütopiktir bu dünya. Savaşlar, yoksulluk , hastalık, ülke sınırları, siyaset, rekabet, iktidar yoktur. Fakat tüm bu pozitif haller negatif bir durumu doğurur; insanlar hissizleşir. Fakat yeniden hissetmek isteyenler için bir umut vardır. Sonunda ters köşe yapan roman hayli sürükleyiciydi.
Balzac çoğu eserinde bir eleştirmen,bir yorumcudur.Bazı konulardaki fikirlerini karakterleri aracılığıyla yazdıklarına katar.Bu bazen şehir planlamasıdır bazen müzeler hakkındadır bazen de askerlik üzerinedir.Fakat Bilinmeyen Şaheser'i bu konuda diğer eserlerinden ayıran nokta;diğer eserlerinde yazarın fikirleri yer yer paragraflarda bulunurken,bu hikâye başlı başına bir eleştiridir,arayıştır,tanımlamadır.Bir kurgu ile sanat,sanatçının üretimini,üretim boyunca süren sancıyı,kusursuzluk arayışını,sanatçının ürettiği ile arasındaki bağı,sanata ve zorluklara adanmışlığı anlatıyor.Balzac yazarlığı kadar bir resim tenkitçisidir. özelliği eserlerine yansır.Ayrıntılar vermesi,uzayan cümleleri ve bu romanda olduğu gibi resimle ilgili konuya hakimiyeti resimle ilgilenmesinin sebebidir.
Tanzimat Dönemi eserlerinin işlediği konuların neredeyse hepsi Muhadarat romanında işlenirken, kadının irade dışı yaptığı evlilik ön planda tutulan konudur.
Osmanlı konak hayatını ilk kez kadın gözüyle işleyen bu roman tesadüfler zinciri ile kurulmuştur. Bu açıdan realizmden uzak fakat tesadüfler içindeki karakterlerin gerçekçi anlatılması açısından realizme çok yakındır. Düşürülen bir mendil, yıllar sonra bir limanda bir kişinin parmağında görülen yüzük, konağa erken gelen biri olayların akışını belirler.
Hakkında monograf yazılan ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye Hanım‘ın bu romanında eğitimli kadın figürü, odalık, halayık gibi mevzular yer alır.
Gitme hali...Bir çanta,tek yön bilet ve nereye gittiğini bilmeden bir yol, yolculuk hali.Üstelik peron peron,durak durak,şehir şehir hikâye toplamaya başlayan bir yolculuk.
Geçmişi hayli sert olan Oğuz’un kaçıştan ziyade bir arayış,kendini bulma yolculuğunu anlatan romanda,Oğuz yolda rastladığı kişilerin hikâyelerini topluyor.Amaçlar ya da amaçsız olsa da,bu amaçsızlığı hissettiren nedenler, çıktığımız yolda karşılaştıklarımızı tayin eder.Biz karşılaştık sandıklarımızı onlarca şey arasından fark etmeden seçeriz.Oğuz için de bu böyle olur.Yolda rast geldikleri onun yolculuk sebebi ve niyetinden doğar.
Roman batılılaşma konusunda yazılan birçok romandan farklı. Çoğu romanda bu konu yanlış batılılaşma,eski ile yeni çatışması olarak işlenir.Bu çatışmadan komedi yahut trajedi doğar.Bu konuyu işleyen romanlarda karakterlerin çoğu uçarı, yozlaşmış,batıyı yanlış anlayıp adetlerini , dilini vs yanlış uygulayan karakterlerdir.Bu romandaysa batı yaşamına gayet uyum gösteren,batı eğlence ve sosyal hayatına tam manasıyla uyum sağlayan bir adam ve yaşamı var.Dönemin baskıcı rejiminin bir aşka sirayetiyse bu aşkın akıbetini belirler.
Roman yazarın yaşamından izler taşır.