Toplam yorum: 3.285.014
Bu ayki yorum: 6.540

E-Dergi

zzdbc Tarafından Yapılan Yorumlar

13.06.2006

Bence yüzyılın kitabı... Napolyon, Rus Çarı, ünlü Rus komutanları, Rus ve Fransız soyluları, savaştan savaşa sürüklenen Rus erleri, hayatın boşluğunu içki-kumar-kadın-düellolarla doldurmaya çalışan subaylar, ne olduğunu anlayamadan karınlarını duyurmak için çalışan sıradan insanlar... Tolstoy her karekteri canlı, gerçekçi bir şekilde anlatmış. Ve amansız bir savaş anlatılıyor kitapta. Herkesin kendini içinde bulduğu ama nedenini bir türlü anlamayamadığı, buna rağmen kader olarak gördükleri bir savaş ya da tüm savaşlar.
13.06.2006

Tolstoy'un bu kitabını okuyunca vicdanıyla muhasebesi başlıyor insanın. Gün geçmeden ne hatalar yapıyoruz, evet hatalar yapılabilir ama hatalarımızın sonucunu ne kadar görebiliyoruz. İşte bu kitabında Tolstoy'un kahramanı Nehludov bir hatasının sonucuyla yüz yüze gelir ve vicdanıyla muhasebesi başlar... Nehludov her şeyi bir kenara iter ve hatasını düzeltmek için durmadan bir şeyler yapar. Hatasını düzeltmeye çalışırken yavaş yavaş dünyanın bir yanlışlığını düzetmeye doğru gider. Kimin gerçekten suçlu olduğunu, asıl suçluların kim olduğunu sorgular Tolstoy artık. Hatalarla dolu bir hayat yaşayan insanların başkalarını yargılayamayacağını ima eder. Vicdan, adalet, pişmanlık, fedakarlık ve daha nice kavram yoğun olarak surgulanmış bu kitapta.
13.06.2006

Tolstoy bu kez ölümle çıkıyor karşımıza. Tolstoy her duyguyu eserlerinde harika bir şekilde yansıtabilecek yegane yazar. İvan İlyiç'in ölmesi sizi o kadar üzmüyor ama Pulikuşka ölünce birden yüreğinizin birden sızladığını hissediyorsunuz... Tolstoy ölüm gibi muğlak bir konuyu bile bu kadar rahat anlatıbiliyor.
13.06.2006

Dostoyevski sanki kitabı kafasına silah dayalı bir şekilde yazmış. Her bölümden sonra bu kadar zoraki yazılan başka bir kitap var mıdır diye düşündüm. Zaten yazar da kitapda "bu kitabı bitirebilecek miyim bilmiyorum" diyor. Bitirmiş... İyi ki bitirmiş çünkü içimizde dönüp dolaşan ve dışarı çıkaramadığımız duyguları anlatan hoş denebilecek bir kitap çıkmış ortaya. Herhalde aşağılanmayı, kovulmayı, ezilmeyi ve her şeye rağman kendini üstin görmeyi çok da isteyerek anlatamaz insan.
13.06.2006

İmkansız aşkı anlatan iki kitap; "Genç Werther'in Acıları" ve "Vadideki Zambak"... Ama hangisi daha güzel anlatıyor aşkı? Bence Goethe daha güzel anlatmış. Kitabın her yerinde yüreğimize dokunan bir şeyler var, her satırında Werther'in aşık olduğuna siz de aşık oluyorsunuz. Peki Werther ya da Goethe neyi seviyordu? Sadece Lotte'yi mi? Hayır Werther aşka aşıktı, sevdiği Lotte değil başkası da olabilirdi ama Werther yine aşık olacaktı. Çünkü Werther sevmeyi biliyordu ve sevdiği uğruna ölmesini...