Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-314042 Tarafından Yapılan Yorumlar

23.02.2009

Bu eser bana şiir hakkındaki "şiir anlatmaz, sezdirir" kaidesini benimsetti. Şiir türüne ilgim zayıf kaldığından ister istemez aşinalığım ve okumam da daha az oluyor. Bazen ille de manayı ve şairin duygularını tam anlayasım geliyor, ancak bazı şiirlerde bu mümkün olmuyor. Nitekim Neşe Hanım'ın şiirleri de bu türden. Bir esrar perdesi var önünde; sembollerden örülü. İşte bu nedenle sezgi önemli bir rol oynuyor; sembollerin düşüncede şekillenmesinde.
Hayal dünyasında sembolleri aktif kullanan biri için şiirlerin daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Çok kalabalık yerlerde okumanızı tavsiye etmem. Hafif fon müzikle okumak belki daha iyi olabilir.
Eserin tamamında görülen kelime zenginliği ve edebi kültür de zikredilmeye değer önemli hususlardan.
04.02.2009

Çok hoş bir eser. Üzerinde okumak için sadece 60 Dk'sı olanlara diyor; ancak 15-20 dk da hızlı bir okuma için yeterli. Güzel ve temiz çizimlerle anlamlı mesajlar verilmiş. Üstelik birçoğu nasihat yerine davranışı betimleyerek ebeveyni empati geliştirmeye sevk ediyor. Anne-babalar için çocuklarını anlamlandırabilme adına faydalı olabileceği görüşündeyim.
17.01.2009

Bu eseri okuyanlar dil nimetinin ne büyük bir imtihan olduğunu anlayabilirler. ve bu nimetin ne kadar gereksiz ve zararlı bir şekilde kullanıldığını da. Bence son derece hassas ve dikkat edilmesi gereken bir mevzu. Fitne ve fesadı yaymaya da kalpleri kırmaya da çoğu kez dil vesile oluyor.
Kitabın çevirisi ve düzeni oldukça iyi. Okuyunca konuşmaktan soğuma bence söz konusu değil. Bu konuda ince düşünen kişiler zaten dikkat etmeye çalışıyor ancak ihmal, unutkanlık veya derin düşünememe özelllikleri buna bazen engel oluyor. Her nimetin imtihanı var; böyle olması o nimeti tamamen terk etmeyi gerektirmez; ancak istikametini dinin emrettiği yöne çevirmeyi gerektirir.
08.01.2009

Kitabın tanıtımında yazdığı gibi eser bir gül dalı niyetine hazırlanmış. Yayınevinden çıkan kitaplar içerisinden seçilen yazılardan oluşmuş. Aralara hadislerden bir demet yerleştirilmiş. Ama bir dizayn hatası yapılmış ki beni biraz üzdü. İsm-i Celil lafzı bulunan hatlar sayfanın alt köşesine özensizce ve şanına yaraşmayan şekilde yerleştirilmiş.
28.12.2008

Mustafa Armağan'ın Osmanlı kitaplarını gerçekten seviyorum. Ancak ülke tarihi hafızamı tazelemek; olayları ve kişileri ezberci bir yaklaşımla aklımda tutmak için değil. Popüler tarih kitaplarından bir farkı var bu kitapların; yeni bilgileri yüz üstüne çıkarmaktan ziyade yeni bir yüzle bakmayı öneriyor tarihe ve bence büyük ölçüde bunu da başarıyor.
Benim düşüncelerimde toplumun sosyo- psikolojik değerlendirmesine katkı sağlıyor ve insanların davranışlarını, bilinçlerinde oluşan yargıları, yaşam tarzlarına yansıyan düşünceleri daha kolay anlamlandırabilmeme yardımcı oluyor. Yoksa ben kitabı okuduktan kısa bir süre sonra Karlofçayı da Viyanayı da unutuyorum. Ancak unutulmayan ve taze kalan kitabın açtığı ufuk açısı ve bilinçteki tarihi düşünüş.
Mustafa Armağan'ın tarih hakkındaki genel yaklaşımı: yitirdikleriyle orada birlikteyken; burada yaşananlardan ayrı olmaması. Bence tarihe kendi gözüyle bakmak isteyenleri aydınlatabilecek makaleler içeriyor.
Benim için kitabın son 50 sayfası akıcılık açısından biraz zayıftı. Onun dışında zaten onun dilini ve üslubunu tanıyanlar için yazılarki maharatini anlatmaya gerek yok.