"Geri Gel Ey Osmanlı" belki bir hasretin belki bir yitiğini arama sevdasının belki de aynanın(tarihin) karşısına geçip kendini tanıyabilme çabası.
Saygıdağer M.Armağan'ın bir edebiyat bölümü mezunu olması sebebiyle tarihin anlatımı onun kalemiyle başkalaşıyor ve tarihi edebiyatla anlatmanın farklılığı burada göze çarpıyor. Kitabın zengin bir kültürle yazıldığı kelime haznesinden, sözcük seçimine, cümle işleyişine her dokuda hissedilebiliyor. (şahsım adına söyleyebilirim ki, Ben okuduğum her kitabında yeni kelimeler ve değerler öğreniyorum.)Kitabı okurken zaman zaman kendimi farklı ufuklara yelken açarken buldum ve zaman zaman da duygulanıp gözlerimin dolduğu oldu.
M.Armağan diyor ki bu kitabında: "Biz kalelerinden sonra mazisi de bombalanmış bir milletiz." Kitabı bu gerçek altında incelemek daha doğru olur kanaatimce.
"... Mazinin red veya hayranlığa değil, anlaşılmaya ve kavranmaya ihityacı yok mu? Ancak zaman tabakaları arasında böyle bir anlaşma ortamı bulduğunda fısıldar sırlarını size; içinde gezinen hayaletleri o zaman aşikar kılar. Onun size benzeyen veya benzemeyen taraflarını o buluşma noktasında öğrenirsiniz. Eleştiri yeteneğinizi kullanmaya başlarsınız. Kendinizi bilmediğiniz, fark etmediğiniz taraflarınızla tanımaya koyulursunuz. Zenginleşirsiniz... "
Kitabın yalnızca ismine bakarak (erinip içeriğini okumayan belki hatta arka kapaği bile zahmet edip okumayan)ideolojik saplantılarına takılan kişiler maalesef kitap-okur iletişimi de bu saplantılarına göre ayarlamaktadırlar. Bu ise iletişimi zorlaştıran ve bilakis imkansızlaştıran bir süreci başlatır. Böyle bir durumda kitap hakkında sağlıklı yorum yapabilmek mümkün değildir. ve değerli M.Armağan' a çirkin isnadlar yakıştıranlara da Allah'tan feraset diliyorum. Dilerim ki gözleri ve yürekleri bir gün hakikatın derinliklerine değer de o zaman bu düşüncelerinde pişman olurlar.