Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
KY-314042 Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitap çocukken okuyup da hala unutamadığım yeğane kitaplardan biridir.
Bir erkek çocuğu hasta oluyor. Evde kalmak zorunda oluyor. Annesi de dışarı çıkmadan canı sıkılmasın diye alıp bu günlüğü eline veriyor. Çocuk akşama kadar okuyor ama ünlüğün kime ait olduğunu henüz bilmiyor. Sonra annesinin günlüğü olduğunu öğreniyor. Yanlış hatırlamıyorsam gülcan da annesinin oyuncak bebeğinin ismidir. Günlüğü bebeğin ağzıyla yazıyor annesi.
İlkokul 2-3 giden çocukların rahatça okuyabilecekleri bir çocuk romanı.
Şiirlerden çoğunu tekrar okumak üzere işaretledim ama bazılarının da anlamsal ve sanatsal pek özelliğini göremediğimden öylesine okudum geçtim. "Al yüreğim senin olsun" şiiri için kitabı alıyorsanız size tavsiyem yazarın "Gül ve Hüzün" şiir kitabını almanızdır. Çünkü ordada aynı şiir ama daha güzelleştirilmiş ve ahenk katılmış. Ben ilk onu okuduğumdan olsa gerek bu kitaptaki Al yüreğim senin olsun şiiri pek beğenmedim.
Şiirlerde genel vurgu maneviyat tezgahında dokunan aşklara, helal zeminlerde birleşen yüreklere ve özgürlüğü kısılan müslümanın çığlığına...
Çekirdek hükmünde bir kitap. Konuyla ilgili hadisleri, Allah dostlarının sözlerini, ve menkıbeleri yazar derleyerek güzel bir çalışma çıkarmış.
Allah sevgisinin havf ile reca arasında olduğunu bunların ise ne kadar ince ve zarif bir çizgi olduğunu sözlerle sık sık vurguluyor. Allah dostlarının yaşamlarından güzel ve ibret verici kesitler sunuyor. Kimini duymuş olmanız muhtemel diye düşüyorum. Ama buna rağmen benim hiç duymadıklarım çoğunluktaydı ve çok güzel olanlar vardı.
Baskı kalitesi, kapağın şirinliği, kuşe olması ve resimlerin ahengi çok güzel. Bu nedenle tam bir hediyelik kitap olarak düşünebilirsiniz.
Bu sohbette anlatılan çok sevdiğim bir bölüm vardı, onu aktaracağım.
Hz. Ebubekir halifeliği zamanında kıtlık hüküm sürer. Hz. Osman'ın ise yüzlerce deve ve mallarıyla kervanı gelir. Tüccarlar Hz.Osman' a gelir ve ticaret için bunları satın almak isterler. Fiyatını sorduklarında Hz.Osman olmaz. Size satamam onları. Daha çok veren var. Onların fiyatı çok kalabalıktır der. Fiyatı kat kat artırırlar ama Hz. Osman her seferinde daha çok veren var der. Sonunda tüccarlar Hz.Ebubekir'e gelip şikayet ederler. Osman pazar kızıştırıyor, çok istiyor, biz hem ticaret yapalım hem halkı doyuralım istiyoruz ama o her seferinde daha çok veren var diyor. Kim bu daha çok veren biz bu işi anlayamadık derler.
Hz. Ebubekir dostunu çağırır ve sorar kim daha çok veren diye. Hz. Osman ayağa kalkar ve Ey Allah Rasulunun halifesi daha çok veren Allah var. Al yüzlerce deveyi Allah için fakire dağıt benim hesabım Allah içindi. der.
Bu kaset de en sevdiğim sohbetlerinden birini içermekte. Kimbilir kaç kez dinlemişimdir.
Rüya sohbetinde bir adam öldüğünü görüyor, herşeyi teferruatlıca görüp hissediyor. Ölümü, defnini, kabri görüyor. Orada arkadaşlarının defnetsek de şu işlerimize dönsek diye söylendiklerini duyuyor. Üzülüyor. Oğlunun cenaze namazına durmadığı çünkü daha bilmediğini çekinerek arkaya gittiğini görüyor. Sonra aklına geliyor adamın; ben bir Fatiha dahi öğretmedim oğluma diyor.
Sabah ezanında uykudan uyanırken adam hidayete geliyor. Kasetin adının rüya olmasına binaen ben dahi sonunda uyandı diyeseye kadar anlamadım rüyayı anlattığını.
Kasetin ikinci bölümünde de Nihat H. ölümü, kabri, mizanı, amel defterini ve şefaatı geniş çaplı sohbet şeklinde anlatıyor.