Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Muhafazakar Demokrat Tarafından Yapılan Yorumlar

Weisberger’in kaleme aldığı eğlenceli romanlardan biri. Yazar, kahramanı Andrea Sachs aracılığıyla, şöhreti dillere destan bir genel yayın yönetmeninin asistanlığını yapmanın nelere mal olduğunu eğlenceli bir kurgu ile anlatıyor. Runway dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Miranda Priestly’in asistanlığını yapmaya başlayan Andrea, bir anda kendini Prada, Armani, Versace dünyasında bulur. Çevresinde yaşamlarının tek amacı marka giyip kendileri ile ilgilenmek olan genç, güzel kadın ve erkekler vardır. Weisberger, romanında moda dergilerinde çalışanların yüzeysel dünyalarını gözler önüne serdiği gibi yönetim kadrolarındaki çalışma şekillerini de okurla paylaşıyor. çok eğlenceli bir kitap okumanızı tavsiye ederim. iyi okumalar.
Bu eser, 1980 - 1981 yıllarında yaşanılan Türkiye'yi ve o dönemin insanlarını konu alıyor. O dönemdeki hali şimdiki zaman olarak ele alan kitap, devrim için yola çıkan insanları okuyucusunun karşısına çıkarıyor. Yaşanan kocaman yalnızlığın farklı kültürdeki inananları nasıl aynı duygular içinde barındırdığına ve hayatın gelecekle ilgili düşleri nasıl etkilediğini ele alan 'Ejderha Yılları' 12 Eylül'ü yaşayan birinin yaptığı izlenim niteliğinde. Gerçekten muhteşem bir eser. Sağ-sol dönemindeki nice kanın boşa aktığını anlıyor insan. Herkese iyi okumalar.
Bu semtte her şeyin dolu dizgin yaşandığı mekânlar vardı ki bu mekanlar özellikle barlar, meyhaneler, pastaneler, pavyonlar, birahanelerdir. Abanoz Sokağı ve Boğaziçi motellerinin de hatırı sayılır bir yeri vardı hani, tabi o dönemde yaşayanlar için. Bu sokaklar, moteller ve mekanlar 'Beyoğlu'nda Balıkların Ayak Sesleri' adlı romanla dile geliyor. Acı - tatlı ama doludizgin yaşanan hayatların panoraması niteliğindeki bu roman, unutulan ya da hiç bilinmeyen mekanları ve kişileri gün ışığına çıkarıyor. gerçekten güzel bir eser. tavsiye ederim. bol okumalar.
Dramatik ve ders verici bir eser. Gecenin bir vakti bir telefon gelir. Telefonun ucundaki ses şunları söyler: Bağdat Caddesi'nde bir trafik kazası olmuş. Bu sözleri duyan baba öncelikle 'kendi ailesiyle ilgili bir şey değildir' diye düşünür. Kızı erkek arkadaşıyla dışarıdadır ancak neden bu kızının ve erkek arkadaşının başına gelsindir ki? Ama yine de olay yerine gider ve kazayı görür. Kazada hayatlarını kaybedenleri hemen tanır. Biri kızı, diğeri de erkek arkadaşıdır.
İstanbul'dan başlayıp Ankara'ya kadar sürdürdüğü yürüyüşüyle dikkat çeken ve medya camiasında 'acılı baba' olarak anılan Uras, bu acının kendince izdüşümlerini ondokuz günlük yürüyüş eyleminde yansıtmıştı. Şimdi bu izdüşümün ikinci ayağını kitabıyla ortaya koyuyor Boray Uras. 'Geleceğe Yürüyüş' adlı kitabıyla yaşadıklarını kimi kez şiirle, kimi kez düzyazı ile ama esas yürüyüşü sırasında tuttuğu notlarla ifade eden acılı babanın bu kitabı yazmakta bir amacı var. O da yeni bir nesli oluşturacak çocukların ve bebeklerin korunması, onlara güvenli bir trafik ortamının sağlanması. Uras bunu da asli görevi ve sorumluluğu olan resmi makamlara ve politikacılara bırakıyor. Yaşanmış ve yaşanmamış hayallerin cümlelere döküldüğü 'Geleceğe Yürüyüş' duyguların şiirler halinde resmileşmesi ve yüreğe yerleşmesi olarak da nitelendiriliyor... Bu eseri mutlaka herkes okumalı.iyi okumalar.
Orta Amerika'da, Amerikan ölçülerine göre bile devasa bir çiftlik. Binbir emekle (kimi zaman karanlık yollarla) çiftliği büyüten ve gelişmesini sağlayan otoriter bir baba. Eşi çok önceleri ölmüştür; otuzlu yaşlardaki iki kızı kocalarıyla birlikte çiftlikte çalışırlar; en küçük kızı hukuk eğitimi görmektedir. Komşu çiftliğin sahibinin, oğlunun dönüşünü kutlamak için verdiği şölende baba, bütün mülkünü ve çiftliğin yönetimini üç kızına bırakacağını açıklar. Bu teklife karşı çıkan küçük kızına sinirlenir ve onu mirasından mahrum bırakır. Amerika'daki büyük çiftliklerin küçük bir tarihini sunuyor. okumanızı tavsiye ediyorum.