Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
suzii_86 Tarafından Yapılan Yorumlar
recaizade mahmut ekremin bu yapıtı konu olarak bihruz beyin babası öldükten sonra kendisine kalan paraları hiç bitmeyecekmiş gibi harcamaya başlamasını ele alır. görenlerin gözlerini kamaştıan çok güzel arabasıyla birçok toplantı ve gezilere çıkargünlerden bir gün arabasıyla gezdiği sırada yine başka bir arabada sarışın bir bayana aşık olur ve kendisini o kıza kaptırır. bütün servetini bu kız uğruna harcamaktan çekinmez.ayrıca romanda, zenginliğin mutluluk için yetmeyeceği en açık bir şekilde vurgulanır.
felatun bey ve rakım efendi adlı kitabiyla ahmet mithat batılılaşmayı doğru anlayan rakım efendi ile yanlış anlayan felatun bey arasında geçen tartışmaları anlatır.felatun bey akıllı , kültürlü, ağırbaşlı biri olarak çıkar karşımıza. batının ilmi yerine rahat yaşayışını almıştır. buna karşın rakım efendi kişiliği ise batıyı doğru anlayan ve yorumlayan kendi kendini yenileyebilen yani çalışıp para kazanabilen biridir. ikisi arasındaki konuşmalarda temel fark olan israf ile tutumluluk belirtilmeye çalışılmıştır. roman rahatça okunabilen ve okudukça da kişiyi 'batıyı siz nasıl anlıyorsunuz?' sorusuyla karşı karşıya getiriyor insanı. dönemin yaşam tarzının özeti niteliğinde olan bu eser batılılaşmayı doğru yorumlamamız açısından okunması gereken bir roman...
namık kemal bu yapıtını sürgün günlerinde 1873'te magosa'da kaleme almıştır.ancak eser 1876'da yayımlanabilmiştir. yayınlandığı dönemde ilgi odağı olmuş ve fazlaca okunmuştur. genel olarak sosyal içerikli bir romandır. konusu itibariyle ise çok iyi bir eğitim almış olan ali bey zengin bir ailenin tek çocuğudur. fakat ne kadar kültürlü ve bilgili olursa olsun tutkularının esiri olduğu için kişiliği tam olarak gelişmemiştir. bu nedenle sorumsuz ve tamamen başıboş bir şekilde uygunsuz bir kadına aşık olur, bu aşk yüzünden maddi manevi birçok yönden yıkıma uğrar. sonunda ali bey'in aklı başına geldiğnde derinden hayıflanır ama bir şey yapacak halde değildir...
nikolay vasilyeviç gogol'ün ölü canlar adlı bu eseri xıx. yüzyılın büyük romanlarından biridir. rus edebiyatında romantizmin bilinen kurallarını bırakıp konularını günlük yaşamın içinden almaya başlayan ilk yazar gogol'dür. gogol yapıtında bir rus taşra kasabasındaki yaşantıyı ince bir ironi ile yansıtırken yöneticilere getirdiği eleştirileri de romanın içine ustalıkla yaymayı bilir.ölü canlar kahramanı çiçikov'un dolandırıcı kişiliği ve onun ilişki kurduğu toprak sahibi bürokrat çevresiyle olan ilişkisini anlatıyor.
zehra kitap mütalaası sayesinde dünyanın bütün yönlerini öğrenmiş bir hanımdı.bunları takdir etmemek elde değildi. fakat zehra mansur'un hiçbir halini tekdir etmek istemiyordu. yüksek düşüncesi mansur'un birçok hallerini zorla övmekten geri kalmıyordu. diğer taraftan mansur'un doktorluktaki ustalığı mektep derslerindeki başarısı bahusus fukara ve acezenin tedavisi hakkındaki fedakarane gayreti istanbul'da emsalsiz olup dillere düşen muayenehanesi mansur'u hüsn-ü tavsiye ediyordu. yirmi yaşındaki bir çocuk istanbul'da pek fazla ünlenmişti. fatma zehra'nın düşüncelerini kendisinden alınan sözü anlattı. mehmet efendi büyük bir hayter ve sevecenlikle ölüm halinde yatan zehra'nın yüzüne baktı. bu halde yine güzelliği göze çarpıyordu.