Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tonytonychopper Tarafından Yapılan Yorumlar
Son zamanlarda okuduğum kitaplar arasında gerek edebi bakımdan gerek konu bakımından beni tatmin eden nadir kitaplardan biri. Eserde güzel mesajlar vardı. Ölüm mevzubahis olunca sizinkiler bizimkiler ayrımının anlamsizlastigini, her bir acinin özel ve biricik olduğunu hissettiriyor. "Siz boyle yapmistiniz", "siz de böyle yapmistiniz" yariştırmasının ne derece basit ve sevimsiz gorundugune, geriye bir gerçeklik olarak ihlal edilen yasam haklarının kaldığına dair farkındalık yaratıyor.(Savasin yasattiklari asla unutulmaz ve telafi edilemez. Ne zamanla ne tazminatla...savaş ve sonuçları bir gerçek olarak hep vardı ve hep varolacak. İnsan varoldukça... )
yazarın dili güzeldi. açıkçası yusuf'un karakteri bana öyle güçlü bir karakter gibi gelmedi. aksine çok pasif geldi. aşkları da etkileyici değildi. "Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu" şeklindeki tanım anlatılan kahramanın yanında çok güçlü bir cümle kalmış ya da Yusuf bu anlatım karşısında zayıf kalmış da denebilir. gerçekten güçlü bir karakter olsaydı babalığı ona kaymakamlıkta iş verdiğinde bu işin kendini tatmin etmediği ya da çok sıkıcı olduğu yahut yapabilirliği nedeniyle değil; adam kayırma, liyakat, hakkaniyet nedeniyle istememesi gerekirdi. ayrıca eğitim-öğretim konusunu inatla reddetmesi, kendini geliştirmemesi de çok itici. zaten sonrasında bunun sancılarını da çekiyor. diğer taraftan kitabın sosyal gerçeklikleri konu etmesi kitaba değer katmış. üslubu ve akıcılığı hariç, bende övüldüğü kadar etki uyandırmayan bir kitap oldu. edebiyatımızda bu kadar popüler olamayıp bundan çok daha iyi romanlar var.
kitabın üslubu gayet hoş ve akıcı, kahramanın yaptığı gözlem ve tespitler güzeldi. ama hikaye öyle dişe dokunur değildi.
anne frank, kapalı bir ortamda düzenli okuma ve yazma yapması nedeniyle yaşına göre çok iyi yazmış ve gözlemlemiş. suçluları ya da akıl hastalarını kapatma kurumlarında görmek alışıldık ama burada insanların hayatta kalmak için kendilerini şehrin orta yerinde bir yere kapattıklarını, hapis hayatı yaşadıklarını göz önünde bulundurunca, yazarın yaşının küçük olması ve birçok şeyden mahrum yaşaması olayı daha da dramatikleştiriyor. önceki hayatı ve sonrası arasındaki uçurum da farkediliyor. onun yerinde olsam dayanabilir miydim emin değilim. ama aşkı tecrübe etmesi bir nebze olsun teselli edici. özgürlüklerin ortasında normal diye nitelendirilebilecek bir hayatı yaşayan insanların çoğuna nasip olmamış bir duygu. gerçi içinde bulunduğu şartları düşününce aşkı ne derece gerçektir bilinmez. aşk diye yaşadığı duygular başka duygularının ikamesi olabilir. savaşa dair o döneme dair daha doyurucu ve ayrıntılı bilgiler verilse kitap daha dişe dokunur olabilirdi.
bir hukukçu olarak kitabı beğeniyle okudum. davaya ilişkin kısımları, savunma kısmını dikkatle okudum. hukuk fakültelerinde hukuk felsefesi, hukuk ve edebiyat derslerinde mutlaka okutulması gereken bir kitap. ırkçılığa, önyargıya ve adaletsizliğe dair konuların güzel işlendiği bir kitap. giriş kısmı biraz sıkıcı olsa da ilerledikçe akıcılığına kaptırıyorsunuz kendinizi...