Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Eda çelik Tarafından Yapılan Yorumlar

10.01.2026

Sürücü Koltuğu (The Driver's Seat) 1970
Kitabın isminden yola çıkarak hayatımızın direksiyonu bizim elimizde mi yorumu yapabilirsiniz.
Zor bir yorum olacak çünkü genelde hatırlamak için not alırım altını çizerim, kitapta altını çizdiğim bir satır bile yok, çabuk bitsin diye çizmemişim herhalde :) yine de biraz anlatmaya çalışacağım ama benim hayatımı etkilemedi bu bağlamda anlaşılması belki de çok zor bir kitaptı.
Karakterin adı Lise, kafayı yemiş, çok enerjik sanki, insanı yoruyor, davranışlarda duygu yok empati yok gıcık olunacak biri, laftan anlamıyor.
Kumaşın hiç bir lekeyi tutmadığını söyleyen tezgahtar kıza:
"Sen benim üstüme öteberi döktüğümü mü sanıyorsun yani?"
"Tabancanız varsa beni vurabilirsiniz." bir polise böyle diyor.
"Herkes neden benden korkuyor?" (delirdi çünkü)
Aslında kitabı kadın olmanın zorlukları (delirdi) açısından değerlendirmek isteyenler okuyabilir. Olaydan fazla uzaklaşmadan konuyu unutmadan 1 günde bitirin (delirdi) huzursuzluğunuz günlerce devam edecektir.
10.01.2026

Mutsuzluğa doyduysak doymadıysak diyerek 2025 yılında son okuduğum kitaptı yılı nedense bu kitapla kapattım.

Yazar kitabı annesinin ölüm haberini alan ve sonrasında yazma isteğiyle dolan bir yazar dilinden romanlaştırmış.
Bir ölümün kendisini yeniden iyi hissettirdiği bu duyguyu kendinde dehşet verici bulan bir açıklamayla, artık can sıkıntısı yok, dirençsiz bir beden, yormayan uzaklıklar ve acı duymadan kayıp geçiveren zaman.
Of diyorum bu cümle harika

Yazar kitapta annesini değil aslında bütün kadınları, yaşadığı dönemle iç içe almaya çalışarak açıklayıcı, yaralayıcı, duygusal , birbirini yakından tanımak, tanıyabilmek, anlayabilmek, aslında tanımamış olduğunun farkına vardıran, bunu yüzünüze vurabilecek bir kitap.
Burada sadece anneyi değil insanlığı da araya sokabilirsiniz, isterseniz babanızı, çocuğunuzu düşünerek okuyabilirsiniz. Söylenmiş söylenmemiş kendi felsefesini kurmuş her şey var.
Tüm bu olgulardan yola çıkarak yazdım diyor.
Sizde okuyun, sevgiler...
10.01.2026

BİR DAKİKALIK SÖZLÜK.
Evet kitaba başka bir isim verecek olsaydım bir dakikalık sözlük derdim.
61 kelimeden oluşan kısa bir sözlük.
Çoğu kelime çoğumuzun ortak kullandığı, gün içinde aklımızdan geçen hatta bir sohbete konu olan şeyleri açıklamalarıyla öyküler şeklinde yazar bize sunmuş.
Yazar demişken Macar edebiyatını sevdiren Sandor Marai yi okumuşsanız ve Macar edebiyatını merak ettiyseniz düşünmeden alabileceğiniz yeni bir yazarla tanışabileceğiniz bir kitap. KitapYurdunda da 1000 e yakın satışı olmuş. Yazar 1912-1979 yılları arasında yaşamış ama bu sözlük sizi şaşırtacak derecede yazıldığı zamanı belli etmiyor.
örnek öykü:
"Bağışlamak Yok
Her zaman somut gerçeklerden konuşurduk ve daha düne kadar konuştuğumuz bu somut gerçeklerin bugün hiç bir anlamı yoktu. Duygulardansa hiç söz etmezdik zaten."

Bir öykü de :
-sizler Türksünüz, değil mi?
-hayır Macarız.
gibi bir dialog da var, yine Türkler!!!

Yolunuz Macaristan'a düşerse yanınıza alabileceğiniz kısa yolda okumalık bir kitap.
06.05.2025

Benzer Fournier kitaplarından kardeşi hakkında yazılmış olan metinde; çocukluk hayalleri, büyüyüşler, büyüyemeyişler, oyunlar paylaşımlar, kıskançlıklar, gurur duymalar,
Kişiliğimizi oluşturan elementlerin anne, baba, çocuk ve kardeşle de olduğunuda bu kitabında, yine aynı tonlarda yine aynı duygusallıkla, gerek dini tiye alarak gerekse de düşündürerek, yazım komedisiyle bizi hem güldüren hem ağlatan, yazarın kitabı bazen nasıl az anı biriktirdiğimizi, neden hep kötü şeyleri hatırladığımızı, keşke günlük tutsaymışım diye kendimizi sorgulatan hele ki kardeşiniz varsa daha çok zaman geçirme dürtünüzü kamçılayan bir kitaptı.
Bu kadar az sayfayla ve kelimelerle yine çok şey yaşattı, az sayıda böyle kitapların vardığı. 5yıldız.
06.05.2025

Yazar okuduğu ve etkilendiği kitaplardan bir kitap yazmış diyebiliriz.
Kitap boyunca benzer duygular ve cümle yapıları sık sık yineleniyor, çünkü benzer şeyler okumuş. Bir iç dökme gibi hissettirse de kitap çok monoton, bu monotonluğa rağmen yazarın bir içsel dönüşüm başarısı da hissedilmiyor, karamsar ve yoğun duygusallık hakim.
Kİtabın sonunda film kitap v.b. öneriler zaten kitabın özeti gibi olmuş okumaya gerek yok, başka yerde paylaşılsa daha çok işimize daha yarardı.
Sinan Canan tavsiye ettiği için aldım kitabı, yanıldım.