Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Rukiye sena Özel Tarafından Yapılan Yorumlar
Tarık Tufan, Bir Adam Koşarak Girdi Şehre kitabında insanın içsel çatışmalarını ve hayatın zorlu yolculuğunu sade ama etkileyici bir dille anlatıyor. Kitap, şehirde kaybolmuş hayatları ve aidiyet arayışını işlerken, okuyucuyu derin bir sorgulamaya davet ediyor.
Her karakter, kendi hikayesiyle şehre bir parça anlam katıyor. Şehir bazen bir sığınak, bazen de insanın yalnızlığını daha da derinleştiren bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Tufan’ın güçlü gözlemleri ve duyguları doğrudan aktaran dili, okuru hikayelere kolayca çekiyor.
Kısa ama etkileyici, düşündüren ve insanı içine çeken bir kitap. Hayatın içindeki karmaşayı anlamlandırmak isteyen herkese tavsiye edilir.
Mehmet Rauf - Böğürtlen
kitabı okurken, doğanın insan ruhuna olan etkisini derinlemesine hissettim. Karakterlerin içsel çatışmaları ve böğürtlenin hayatın acı-tatlı yanlarını simgeleyen rolü beni etkiledi. Anlatımın sade ama çarpıcı olması, hikayeyi daha da sürükleyici hale getirdi. Kendimi karakterin yerine koyarak onun umutlarını ve hayal kırıklıklarını yaşamış gibi hissettim. Mehmet Rauf’un bu eseri, insan ve doğa arasındaki bağa dair beni derin düşüncelere sevk etti.
Bu kitabı okurken kaybolmuş bir ruhun derinliklerine yolculuk yaptım. Tarık Tufan, kaybolmayı ve kendini aramayı öyle ustalıkla anlatmış ki, sanki kendi içimdeki eksiklikleri fark ettim. Her sayfasında, insanın geçmişine, pişmanlıklarına ve umutlarına dair bir şeyler buldum.
Bu kitap, insana kendisini sorgulatıyor. Tarık Tufan’ın samimi ve derin anlatımıyla, hayatın en kırılgan anlarını, insanın içindeki çelişkileri ve acıları kendi penceremden yeniden gördüm. Her cümlede bir parça kendi düşüşlerimi buldum. Kitap, yalnızlık ve kendini arayış temalarını işlerken, aslında insan olmanın ne demek olduğunu hatırlatıyor.
Okurken zaman zaman hüzünlendim, bazen de içimde bir umut kıvılcımı hissettim. Tarık Tufan’ın kalemi, sanki iç dünyamı okuyormuş gibi bir etki yarattı. Özellikle karakterlerin yaşadığı sorgulamalar, insanın hayatta nereye tutunması gerektiğini düşündürüyor. "Düşerken" bir yolculuk; hem kendine hem hayata... Bu kitabı okurken kendimi daha yakından tanıdım. Tarık Tufan, her zamanki gibi derin ve etkileyici bir hikaye anlatmış.
Zülfü Livaneli’nin Balıkçı ve Oğlu romanı, doğa, deniz ve toplumsal gerçekler üzerinden dokunaklı bir hikâye sunuyor. Küçük bir Ege kasabasında balıkçılıkla geçinen Mustafa ve Mesude çiftinin yaşamına odaklanan roman, oğulları Deniz’i kaybetmeleriyle derin bir trajediye dönüşüyor.
Mesude denize mesafeli yaklaşırken, Mustafa için deniz yaşamın kendisidir. Ancak bu kayıptan sonra denizle olan bağları farklı bir anlam kazanır. Roman, mülteci sorununa değinerek toplumsal bir boyut kazanır. Mustafa’nın denizde bulduğu küçük mülteci çocuk, çiftin hayatındaki boşluğu doldururken savaşların ve göçlerin insani maliyetini gözler önüne serer. Livaneli, bu hikâyeyle insanın merhamet ve vicdanını etkileyici bir şekilde sorguluyor.