Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

selahattin_ay Tarafından Yapılan Yorumlar

05.12.2008

AMA’SI VAR İŞTE
Yazar orman mühendisliği ve öğretmenlik yapmış uzun bir süre.bu tarih araştırmacılığını olumlu olumsuz ne kadar etkiler Allah bilir?yazar timur’u neredeyse adım adım izlemiş, büyük küçük bütün seferlerini yazmaya gayret etmiş.ama kısa kısa.kendince yeterli gördüğünden herhalde.bir büyük komutanı,hükümdarı okumak isteyen kişi,kitaptan çok şey bekliyor,istiyor belki benim gibi.Çünkü sadece onun adını taşıyan bir kitap almasının sebebi bu.süslü püslü,gösterişli bir kitap değil.büyük bir hükümdarı sade bir dille,yüzeysel diyemeyeceğim ama çok ta detaylı anlatmayan bir kitap gibi geldi bana.beğendin mi derseniz?
Beğendim ama….
19.05.2008

ÖZELLİKLE ERKEK ARKADAŞLARA

Bildiğiniz gibi kadınlar savaşmış, devrimmiş,silahmış…böyle şeylerden hoşlanmazlar.

100 sayfayı 1 nefeste okudum.ve duygularımı hemen paylaşmak istedim.
Alın ,okuyun.gerçekten çok guzel bir kitap.Aç gözlü imparatorların ,gözü dönmüş kralların vs..doymak bilmez arzularının insanları nasıl felakete sürüklediğini ve ezilen insanların
doğanın da yardımıyla bu felakete nasıl karşı durduğunu,nasıl baş etmeye çalıştığını zevkle, heyecanla okuyun.yazarın sade,anlaşılır bir üslubu var.
Bu kitapta sıkıcı bilgilerin peşpeşe getirilmesi diye bir şey yok.

Adeta bir filmi izliyormuşsunuz gibi okuyucuyu konunun içine hemen çekiveriyor.
Hani neredeyse “ben de oradaydım” diyesiniz gelir..

Bu kitabı yazana, çevirene, yayınlayana,dağıtana emeği geçen herkese teşekkür edin..

08.07.2007



önce şunu söylemek lazım :

aşk,macera,ihtiras,entrika vs...gibi şeyler yok bu romanda.hatta olay bile yok.
böyle şeyler arayanlar başka kapıya gitsin.aralarında doğru düzgün konuşma bile yok.varsa bile yazar bize bunu aksettirmiyor.peki ne yapıyor?kişilerin varlığını ne yapıp ne ettiklerini ,gelecekte ne yapacaklarını diğer roman kişilerinin
onun hakkında ne duyup ne düşündüklerinden anlıyoruz.bunu o kadar başarılı o kadar şiirsel bir şekilde yapıyor ki...

insan nasıl öveceğini bilemiyor bu romanı.yani bir yazar,bir akademisyen olmak lazım herhalde.

o yuzden bunca yıldan beri yorum yazanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor bence

en iyisi romandan bir bölümünden örnek vereyim size.

kalabalık bir aile,misafirleri de var.akşam yemeği yenmiş.evin hanımı "artık sofradan kalksak"
diye düşünürken,keyfi yerinde olan kocası-üniversitede profesör,ayrıca tanınmış bir yazar-
birden bir şiir okumaya başlıyor.

bakın yazar, şiir okunurken, o sırada evin hanımı'nın içinden geçenleri okuyucuya nasıl yansıtıyor :(kısaltarak yazdım)

"bu kelimelerin manasını anlamıyordu.ama tıpkı bir musiki dinliyor gibiydi.bu kelimeleri söyleyen sanki kendi sesiydi.
fakat bu ses onun dışındaydı...hep aklından geçirdiği şeyleri şimdi bu ses ne kadar kolay ne kadar tabii anlatıyordu. etrafına bakmadan biliyordu.masada herkes bu sesi dinliyordu.hepsi de onu kadar ferahlık ve zevk duyarak dinliyordu.
hepsine sanki bu anda ,bundan daha munasip bir söz olmazmış,sanki bu konuşan kendi sesleriymiş gibi geliyordu."

evet...

biz de -onu sevenler- onun romanını aynen bu duygularla okuduk.

şiir gibi bir iç dünya
şiir gibi bir roman

vel hasıl bambaşka...

vel hasıl bir tane...



19.04.2007

Aşk yok, savaş yok,cinayet yok,korku değil ,bilim kurgu değil… çocukça bir şey mi,bu ne biçim roman derseniz?
Size o biçim roman derim.
Acı var mı acı? Daha fazlası…durmak bilmez kin nefret öfke…hayatta kalma mücadelesi…
İnsanların hayatına benzer yanlar…o kadar sade o kadar psikolojik o kadar mütevazı o kadar derin o kadar nefis ki…

Kendinden önce böyle bir roman yazılmış mıdır ? ya da sonra ? ben bilmiyorum. Eger varsa bu kalitede bu akıcılıkta , arkadaşlar o romanın ismini bana verebilirler mi?
“Alt tarafı bir kurt yani…” diyeceklere üst tarafı da bir kurt derim.
Yazar insanı daha ilk satırda kendine öyle bir bağlıyor ki ,kurdun peşine öyle bir takıyor ki satır atlamana izin vermiyor.
Her satırı su gibi içiyorsunuz,kitap su gibi ,zaman su gibi akıyor, akıyor akıyorsunuz….

Bu kurt, her kitap kurdunun kitaplığında bulunmalı.
Kızları bilmem ama her delikanlı yirmisine gelmeden bu kurdu okumalı.
Hatta her evde bulunmalı..
Çok mu ileri gittim?

not : ünyeli kitap kurdu arkadaşıma şunu söyleyim :
eger sporsever biriysen futboldan alacağın zevkle tenisten alacağın zevk bir olmaz.ama tenisi sevmiyorsa bir kişi tv'den naklen yayın olsa bile dünya şampiyonu tenisçinin maçını seyretmez.
boş zamanında veya bir yaz tatilinde bu kurdu okumayı bir daha dene,lütfen.
10.04.2007

bu kitabın daha önceki tanıtım yazısında , ermişlerin hayatını inceleyen,yazan bir kadından bahsediliyordu.siz de avrupa'da yaşayan dindar bir kadın nasıl yaşar,neler düşünür diye merak edip bu kitabı alırsanız hayalkırıklığına uğrarsınız.
sonra şunları da düşünürsünüz :
bu yazar hayatında hiç dini kitap okudu mu? dua etmiş mi?
dindar bir arkadaşı,komşusu olmuş mu?onlarla karşılıklı iki dakka konuşmuş mudur?
hiç sanmıyorum.
adam sanki bilmediği bir dünyayı anlatır gibi..
sanki, önümüze kıymalı patates yemeği diye bir şey koyuyor.ama yemeğin içindeki kıymayı mikroskopla arasan belki bulursun.
vaktinizi ve naktinizi bu kitapla harcamayın sakın
sakın