Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar

02.07.2007

Ünlü siyaset bilimci Mümtaz’er Türköne bu kitabında ülkemizin “modernleşme macerası ve kamu yönetimi” üzerine yazdığı siyaset ve tarih merkezli makalelerini derlemiş. Mümtaz’er Türköne bugün de yoğun olarak sıkıntısını yaşadığımız kavram kargaşasının kökenlerini, vakti zamanında hangi kavramları nasıl ve neden yanlış anladığımızın hikâyesini “Milliyetçilik ve Milliyetçilikler”, “Sivil Toplum ve Derin Devlet”, “Sivil Laiklik”, “Dış Politikanın İç Dinamikleri” ve “Tarihin Kavram Dünyası” başlıkları altında çok çarpıcı ve derli toplu bir şekilde yazıya dökmüş. Birikiminin zenginliğini üslubunun sadeliğine ve içtenliğine güzel bir şekilde aktaran yazar bu sayede kavramlara tarihin geniş, özgürlüklerin zenginleştirici perspektifinden bakıyor ve okuruna da farklı bir tecrübe yaşatıyor.
Sadece siyasete ve tarihe ilgisi olanlara değil, bu ülkede yaşamaktan öte bu ülkeyi tanımak isteyen herkese hararetle tavsiye ediyorum.
29.06.2007

Çanakkale’den başlayarak Ermeni sorununa ve Misak-ı Milli’ye, oradan tek parti dönemi üzerinden DP’ye, Adnan Menderes’e ve 27 Mayıs’a uzanan, bugün sınırlarımızın dışında kalmakla birlikte ortak tarihimizin, Osmanlının yadigârı olan Filistin’deki İsrail sorunuyla yakın tarih eşliğinde yakın coğrafyamıza kanat açan, 1930’lardaki “dil katliamı”na çok çarpıcı bir ışık düşüren yazısıyla yakın tarihimizin bize ne kadar yakın olduğunu gösteren çarpıcı ve okunması gereken bir kitap.
Mustafa Armağan, bu ve benzeri kitaplarıyla tarihin bir inanç alanı olarak değil, şüphenin alternatif yaklaşımlarla atbaşı gitmesi gerektiğini uygulamalı örnekleriyle önümüze seriyor. Mustafa Armağan’ın bu husustaki kitaplarını “Her nesil, tarihi yeniden yazar.” sözünün yansıması olarak görüyor ve devamını bekliyorum.
05.06.2007

Hani bazen “Hâlâ böyle insanlar var mı?” veya “Artık öyle insanlar kalmadı!” deriz ya, Sayın Beşir Ayvazoğlu’nun bu kitabı her biri kendi sahasında bir el feneri gibi dünü ve bugünü aydınlatan, kendilerine çok ama çok şeyler borçlu olduğumuz “öylesi insanlar”ı en çarpıcı ve konsantre şekilde karşımıza çıkartıyor. Ve işte o an anlıyoruz ki “ Hâlâ öyle insanlar var! Ve ne mutlu ki hâlen varlar!”
Bu kitabı okuyunca onlara, bazılarını tanımadığımız bu isimsiz kahramanlara ne çok şey borçlu olduğumuzu daha iyi anlıyoruz. Hepsi birbirinden çarpıcı olan bu “kültür kahramanları”nın -ki içlerinde bir Nejat Arlasez bence en çarpıcı olanı- hayatlarını, daha doğrusu kültürel maceralarla dolu olan hayatlarını okumak bu topraklardaki herkesin boynunun borcu.
Tarihten edebiyata, mimariden musikiye kadar kültürümüzün değişik sahalarına ışıklarını düşürüp imzalarını atan bu ölümsüz şahsiyetlerin hayatlarını okumayı herkese ama herkese tavsiye ederim. Okumayanlar okuyunca ne demek istediğimi elbette anlayacaklardır.
“Meçhul asker” gibi kültürümüzün değil; ama toplumsal hafızamızın kuytu köşelerinde kalmış bu “nadideler”i malum hale getirip yazan Sayın Beşir Ayvazoğlu’na teşekkür ediyorum. Üslubunun akıcılığı kadar seçtiği insanların hikâyesi de kendisi küçük ama derinliği büyük bu kitabı bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Yazarın “Sîretler ve Suretler” kitabını da bu hususta mutlaka tavsiye ederim.
16.05.2007

Kitapta tarihî, daha doğrusu tarihlendirme ile ilgili yanlışlar ve yanlı yorumlar bulunmasına rağmen kitabın asıl önemli özelliği, Atatürk’ün kişilik yapısına, psikolojisine ışık düşüren çarpıcı tespitlerde bulunması. Atatürk’ü, O’nun kişiliğini, O’nu lider yapan özellikleri ve pek tabi ki dönemin şartlarını bir arada öğrenmek isteyenler için tavsiyeye değer bir kitap.
Atatürk’ün şimdiye kadar pek bilinmeyen, öğretilmeyen özelliklerini öğrenmek insanda ilk anda şaşkınlık yaratıyor. Normal insanlara göre sıradışı, hatta agresif ve kendinden başkasını çekemeyecek kadar geçimsiz ve kendisinden fazlasıyla emin bir insan portresi karşımıza çıkıyor. Liderlerin ortak özelliği olsa gerek. Fakat bence Atatürk’ün en önemli özelliği, devrinin şartlarına göre, yani siyasi davranabilmesi. Mesela 19 Mayıs 1919’a kadar haksız gördüğü her şeyi acımasızca her yerde eleştiren, bu uğurda üstleriyle bile oldukça açık ve acı konuşan, bunun için de genelde dışlanan Mustaf Kemal’in İstiklal Harbi yıllarında gerektiğinde Meclis’i ikna etmek için çok dil döktüğünü, alttan aldığını kitaptan öğreniyoruz.
Atatürk’ün liderlik özellikleri kadar iyi bir siyasetçi olduğuna da dair pek çok özelliği ve olayı, kitaptaki tespitlerden yola çıkarak öğreniyorsunuz. Farklı bir Atatürk, daha doğrusu Atatürk’ü Atatürk yapan özellilkleri ve şartları öğrenmek isteyenler için tavsiye ederim.
14.05.2007

Kitap, millî kültürün dönemindeki kaynaklarından beslenen Erol Güngör’ün sosyolog olması itibarıyla da Türk toplumunu iyi tanıması, başka bir ifadeyle toplumumuzun ve kültürümüzün ruhunu kavraması sayesinde hem toplumumuzun yaşadığı kültürel açmazlara ışık düşüren tespitleriyle hem de ülkemiz ile Batı'nın farklı kültürel sahalardaki karşılaştırmalarıyla dolu. “Eski”yi özümserken “yeni”ye de kendine has bir şekilde bakan Erol Güngör’ün edebiyat, sanat, dil ve tercüme hakkındaki görüşlerini derli toplu bulabileceğiniz “giriş” mahiyetinde bir kitap.
Ömrü değil ama fikirleri uzun soluklu olan ve sağ kesimdeki pek çok yazarı, düşünürü etkileyen Erol Güngör’ü merak edenler, tanımak isteyenler için tavsiye ederim. Çünkü Erol Güngör’ü tanıyıp anlamak, biraz da ülkemizi ve kültürümüzü anlamak, tanımak demektir.