Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar
Lozan'ı kaynaklara dayanarak geniş açıyla ele alan bir eser. Akademik disiplin sade ve sürükleyici bir üslupla birleşince kitabı bir solukta okuyorsunuz. Lozan'daki kıyasıya mücadeleleri, kazançlarımız kadar kayıplarımızı da sebepleriyle açık yüreklilikle dile getirmiş Taha Akyol. Lozan sürecinde TBMM'de yaşanan tartışmaların, Milli Mücadele'nin kurucu kadrosu arasındaki ilk çatlakların yanında Lozan'ın uluslararası alana yansımalarını da okuyabileceğiniz örnek bir eser. 1923 şartlarında TBMM ve İngiltere başta olmak üzere dünyadaki güç dengelerini de yakından takip imkanı veren bu eseri tarih ve diplomasi meraklılarına özellikle tavsiye ederim.
Mustafa Kutlu, bu defa yazı beklemeden bize kış ortasında "Nur"lu bir sürpriz yaptı, çok da iyi yaptı. Günümüz insanının manevi sahada yaşadığı açmazları çarpıcı bir dille, hem maddi hem de manevi aşkla çok güzel bir şekilde harmanlayan Kutlu, Nur ile birlikte bizi de seyri sülüke çıkartıyor. Bu toprakların hakikatini tasavvufi bir arayış ve oluş eşliğinde işleyen yazar, "kurtulmak için kurtarmak" gerektiğini Nur'dan hareketle bize gösteriyor. "Her arayan bulamaz; ama bulanlar yalnızca arayanlardır." sözü kitabın anafikrini oluşturuyor. İyi olmanın zor olmadığını, meselenin samimiyet ve azimde düğümlendiğini, böylece nice azın çoğa, çoklara dönüştüğünü görüyorsunuz. Kitabın bazı bölümleri "Olmaz canım!" dedirtse de ilerleyen bölümlerde anlıyorsunuz ki Kutlu bir defa daha bize -özlediğimiz- bizi anlatıyor ve böylelikle bizi bizden alıyor. Son sayfada etkilenmemek ne mümkün.
(Kutlu'nun bu kitabı aynı süreci işlediği "Sır" kitabı ile ters açıdan bir bütünlük oluşturuyor.)
Şapka inkılabını dönemin medrese mezunu birisinin yaşadıklarından hareketle anlatan çarpıcı ve olağanüstü sürükleyici bir roman. Zaman zaman gülüyor, zaman zaman da üzülüyor, hatta kahroluyorsunuz. İnsanların bir şapkaya sahip olabilmek için neler neler yaptıklarını, yaşadıklarını okuyunca önce ister istemez şaşırıyor, ardından üzülüyorsunuz. Roman kahramanı Ahmet Hilmi'nin romana kaynaklık eden günlüğünün torununun eline geçtiğinde arkadaşıyla yaptığı diyalog ilginç bir dün-bugün kıyaslaması yapmamızı sağlarken -ve bu esnada dudağımız uçuklarken- romanın sonunun çok sürpriz bir şekilde bitmesi de bu romanı okumayı gerekli kılıyor.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatından siyah beyaz kareler, kesitler eşliğinde kendisi başta olmak üzere bu fikriyata yakın şairlerin şiirleriyle süslenmiş mütevazi ve hoş bir albüm. Merhum Yazıcıoğlu'nu tanımak isteyenler için küçük bir başlangıç, kendisini tanıyanlar için kütüphanelerinde bulunması gereken küçük ve güzel bir çalışma.
Artık bir klasik haline gelen kitapyurdu takvimi, diğer kitapyurdu takvimlerinin aksine bu defa enlemesine basılmış. Bu haliyle merhum Nusret Çolpan'ın minyatürlerini daha büyük şekilde görebiliyorsunuz. Ama keşke 2014 takviminin de 2012 ve 2013 takvimleri gibi tek yaprağında iki ay olsaydı. Takvimin her yaprağında üç aylık periyotlar şeklinde basılınca takvimin yaprakları da haliyle bir sayfa azalmış. Fakat bu haliyle de alınmaya ve hatta saklanmaya değer bir duvar takvimi.