Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Betül yurtseven Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın okuduğum ilk eseri olmakla birlikte çok tat aldığımı söyleyemeyeceğim ne yazık ki. Öncelikle mekan tasvirleri çok güzel yapılmış. Öyle ki, okura bahsi geçen yerlerde geziniyormuş hissiyatı veriyor. Yazarın üslubuna zaten diyecek yok. Öte yandan, olay örgüsü bana çok kopuk geldi. Özellikle de ilk kısımda birçok kez olaydan koptuğumu hissettim, sanki bir olaydan ötekine öylece atlanıyor. Kendimi dikkati dağınık biriyle sohbet eder gibi hissettim. Bilemiyorum belki de kitabı okurken benim dikkatim dağınık olduğu için böyle hissetmişimdir. Tüm bunların dışında, Sait Faik Abasıyanık herkesin bildiği gibi usta bir öykücü ve öykülerini keyifle okumaya devam edeceğim.
Hani bazen dersin en sıkıcı yerinde insan dalar ve sayısız düşünceler kafasına akın eder, işte tam onun gibi bir kitap. O an ne düşündün diye sorsalar cevap veremezsiniz kısa bir zamanda farklı farklı düşünceler flu bir şekilde kafanızın içinde dolaşır. Aslında güzel bir kitap, bir fikir kitabı. İnsanı düşünmeye teşvik ediyor. Ama okuması çok zor bir kitap, puanı da bu nedenle kırdım. Çünkü ne kadar harika fikirler içerirse içersin, kitap kendini okutmadığı zaman bunun fazla bir anlamı kalmıyor. Dışarıdan izliyorsunuz olanları içeriye giremiyorsunuz. Mesela ben kendimi hep Ramsay'lerin bahçesinde kalmış bir türlü eve girememiş gibi hissettim kitabı okurken. Bağ kuramadım karakterlerle. Bence bir kitap okuru düşünmeye sevk edecekse bunu çaktırmadan yapmalı, aleni bir şekilde arka arkaya olduğu zaman insan ders kitabı okurmuş gibi oluyor, yoruluyor. Bu nedenle, yazarın tüm birikimine ve kalitesine rağmen, üzülerek kitaptan çok zevk alamadığımı söylemek zorundayım.
Orwell'in eserlerini çok severim fakat bu eserini okurken adeta boğuldum. Aslında güzel bir konusu var fakat o kadar ayrıntıya girilmiş ki bir balık tutmayı sevme konusu nasıl 50 sayfadan uzun anlatılır derseniz bu kitapta onu bulabilirsiniz. Bir yavanlık ve olmamışlık vardı sanki kitapta. Belki de bana öyle geldi ben göremedim kitabın derinliğini, bilemiyorum. Severek okuyan okuyucular illa ki vardır, onları da tebrik ederim.
Kitabın bir yerden sonra tekrara düştüğünden dolayı okunmasının zor olduğuna katılmakla birlikte aslında yüzyıllık yalnızlığın da bu tekrarda gizli olduğunu düşünüyorum. Kitapta yeni doğan kişiler hep ailede önceden gelen kişilerin isimlerini alıyor bir nevi onların hayatını ve yalnızlığını devralıyor diyebiliriz. Böylelikle kısır döngü devam ediyor. Kitaptaki ailenin hayatı bana uyandığımızı sandığımız halde uyanamadığımız garip rüyaları anımsattı. Bir çeşit arafın içinde yaşıyor gibiler ya da bu dünya içinde fakat başka bir boyuttalar, nereye giderlerse gitsinler aynı yere geri dönüyorlar hayalet gibi. Kitaptaki uygunsuz içeriklere gelirsek de bunların hem çürümüşlüğün yansıtılması açısından hem de yazarın tarzı (diğer kitaplarında da bu tarz olaylar var) açısından kitaba dahil edildiğini düşünüyorum ve bunların hayatın acı gerçekleri olduğundan ve kitabın bir eğiticilik vaadi olmadığından ötürü beni aşırı rahatsız etmedi.