Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar
“Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında, tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu.”
İlk kitaptan çok farklı. Bağlantı kurmakta zorlandığım yerler oldu. Benim için biraz hayal kırıklığıydı. Aşırı cinsellik var ve küçük yaş gruplarına uygun değil. Sanki farklı biri yazmış hissi uyandırıyor. Keyif almadan okudum. İyi düşünerek alın. Yer yer yarım bırakmayı düşündüğüm bölümler oldu. Çok yavaş ilerliyor ve ilk kitap gibi mutlaka okunmalı listesinde değil.
Doğuştan beyin felçli olan Christy Brown, konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu. Ama zekâsı ve cesareti onun okuma ve yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenebilmesini, hatta bu kitabı yazabilmesini sağladı.
Christy Brown, kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı bu kitabında bütün bunları öğrenebilmek için sol ayağını kullanarak nasıl büyük bir mücadele verdiğini ve hayata nasıl tutunduğunu anlatıyor.
Yapabileceklerimizin sınırı yok. Herkese umut olabilecek, başarma azmi aşılayacak, imkansızı yenmemizi sağlayacak, yol gösterici bir kitap. Başarısı, gerçek yaşam öyküsü olmasından ileri geliyor. Hüzünlenecek ve takdir duygularıyla dolup taşarak okuyacaksınız. Konuşamayacak, yutkunamayacak, yer yer isyan edeceksiniz. Mutlaka okunması gerekenler listenizde yer almalı.
Akıl sağlığınız yerindeyse her şeyi yapabilirsiniz. Savaşmayı asla bırakmayın.
Birinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken Anzak Birlikleri, İngilizlere destek olmak için Gelibolu’da karaya çıkar ve kendilerine ait olmayan bir savaşın içinde, kendilerine ait olmayan bir nefreti dışarı vururlar… Anzak Birliklerinde hemşire olarak görev yapan Helen’inse gözlerini zafer hırsı bürümüştür. Ancak savaşın kıyameti içinde, yaralı bir Türk subayını esir olarak hastane çadırına getirdiklerinde, Helen ne kalbine ne de aklına söz geçirebilecektir.
Mutlu oldum, hüzünlendim, bazı bölümlerde hıçkırıklara boğuldum. Savaşa ya da tarihi gerçeklere değinmeden yalnızca aşkı anlatan ve neredeyse gözlerinizi kapattığınızda hayal edebildiğiniz çok beğendiğim bir roman oldu. Başarılı bir kurgu, sürükleyip götüren bir dil. Okurken hisettiklerimi yazmaya kelimeler yetmiyor. Merakınıza rağmen, sizi kimsenin rahatsız edemeyeceği bir köşeye çekilene kadar okumaya ara vermek istiyorsunuz. Eğer ağlarken yakalanmak istemiyorsanız, son bölümü okuduğunuzda yalnız olduğunuza emin olun.
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi.
Gerilimin azalmadığı enfes bir kitap olmuş. "The Exorcist" filminin romanı. Filmi izlememiş olanlar için çok daha etkileyici, korkutucu ve ilgi çekici olacağından eminim. Yer yer tüyleriniz ürperecek. Tam bir gerilim klasiği. Bu tarz kitap okumayı seviyorsanız ya da konuya ilgi duyuyorsanız, mutlaka okunması gerekenler listenize almalısınız.
Dünyaya kargaşa hakimdir. Üçüncü Irak-İran savaşı ve Kaliforniya’ya atılan bombanın etkisi hâlâ hafızalardadır. Suudi Arabistan’da askeri darbe olmuştur. Türklerle Ruslar Hazar Havzası’nda çarpışmakta, İran ve müttefiki Çin statejik bölgeler için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Petrol şirketleri, çok uluslu şirketler ve bankalar en son teknoloji askeri teçhizatı kullanıp paralı askerler kiralamaktadır. Amaçları yaşanan bu küresel kaosta öne geçip zenginliklerini korumak hatta arttırmaktır.
Konu ilgi çekici olmasına rağmen zor okunan bir kitap olmuş. Kendimi zorlayarak kitabın sonuna ulaştım. Sonunu okuduğunuzda yarıda bırakmadığınıza seviniyor, şaşırtıcı gerçeklerle baş başa kalıyorsunuz. Sakin kafayla okumaya başlamalı ve en azından iki kişi okuyarak zaman zaman kritik yapmalısınız.