Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar
'Tarihi, coğrafyası, ekonomisi, politikası, çarşısı, pazarı, köyü, kenti, askeri, gerillası, sivili, kadını, erkeğiyle Latin Amerika'nın birbirinden ilginç dört ülkesi: Peru, Bolivya, Ekvator, Kolombiya; Latin Amerika'nın Atar Damarları!'
Kitap yazarın 1988/1989 yıllarındaki seyahatinden ve o zamanlarda gazetelerde yayınlanan bazı yazılarından oluşuyor. Sayfa sayısı az olsa da bilgilendirici bir kitap olmuş. Osman Balcıgil'in gözümde neden efsaneleştiğini bir kez daha anladım.
Müjdat Gezen, 2000’lerin hemen başında kaleme aldığı bu kitabında, geçmiş güzel anları, insanları ve yaşanmışlıkları anıyor. Andıkça anımsıyor, anımsadıkça daldan dala sıçrayarak, deyim yerindeyse ‘’fikri firar’’ ediyor. Andıkları hep mi güzel? Değil. Ama Gezen, kırılsa da gücense de, hakkı da yense ne yapıp edip güzel anmasını, güzel bağlamasını biliyor. Bize anmanın, anımsamanın kinci değil affedici, hırçın değil müşfik yanını gösterirken cümlesini hep şu sözle tamamlıyor: Öyle söyledim ki gülelim.
Gerçekten çok severek okudum. Sanki yanımdaydı Müjdat Gezen. O beni duymasa da ben cevap vermeye devam ettim. Etrafımdaki bakışlara aldırmadan yoluma baktım. İstanbul'un eski halini özledim; o güzel insanları. Ve kitabın sonundaki fotoğraflara bakarken O'nu uzaktan da olsa tanıdığıma memnun oldum.
1970'ler Amerika'sında Missisipi yakınlarında bir kasaba. Birbirinden gece ile gündüz kadar farklı iki genç; Larry Ott ve Silas "32" Jones. Larry alt orta sınıf beyaz bir aileden, Silas ise yoksul, bekar, siyahi bir anneden. Ama her nasılsa Silas ile Larry bir kaç ay için olsa da bir araya gelirler ve aralarında özel bir bağ oluşuverir. Fakat hem bu arkadaşlık hem de kasaba tüyleri diken diken eden bir olay ile derinden sarsılır. Larry bir kız arkadaşı ile arabalı sinemaya gider ve sonrasında kızdan hiç haber alınmaz. Kız bulunamazken, Larry bununla ilgisi olmadığını söylese de tüm kasaba onun suçluluğuna inanmaktadır. İki arkadaşın arası açılır, Silas kasabadan ayrılır.
Etrafınızdaki herkes tarafından dışlansanız ve kendinizi ifade edemeseniz ne hissederdiniz? Üstelik suçlu olduğunuz kanıtlanmamış ama size suçluymuşsunuz gibi davranılıyor. Yafta bir kez alnınıza yapışmış. Soluksuz okuyacaksınız.
Viktor Strandgård, bir kaza sonucu ölmüş fakat kısa bir süre sonra tekrar hayata dönmüştür. Ölüme yakın bir deneyim yaşamasıyla büyük bir üne kavuşan Viktor kendini dine adamıştır. Binlerce kişi onun yaşadıklarını mucize olarak görüp kilise cemaatine katılmış, yazdığı kitap onlarca dile çevrilip milyonlarca satmıştır. Fakat bir gece Viktor, İsveç’in kuzeyindeki bu küçük şehrin kilisesinde vahşice öldürülür. Herkes tarafından sevilen bu adamın cesedini Sanna Strandgård bulur. Sanna, kurbanın kız kardeşi ve aynı zamanda da cinayetin baş şüphelisidir.
Labirent gibi bir kurgu, muhteşem bir anlatım sizi bekliyor. Şüphelerle dolu saatler yaşarken tırnaklarınızı kemirmeye hazır olun. İnsan psikolojisinin dönüşümüne dair akıllarda yer edecek, zekice kurgulanmış bir roman. Soğuk bir ülkede kurgusuyla içinizi titretecek.
Her zaman olduğu gibi güzel bir hediye. Teşekkürler.