Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar

13.01.2018

Bu kitaptan zevk almayı aklınızdan çıkarın, Moskof'un, Arap'ın, Peştu'nun birbirine yaptığı zulümde son derce kültürlü insanların bile toplum histerisi sonucunda ne derece vahşi olup ilk taşı atarak bir kadını taşlayabildiğini ve bir başka karakterin çok yaşlı olmasına rağmen recmedilecek bir kadını, çadorsuz (çarşaf, burka) görüp ona aşkıyla mecnûna dönebileceğinin romanı.
12.01.2018

Gerçek sevgi kan bağına ihtiyaç duyar mı, ya da kan bağınız olmayan birine ne kadar sevgi verebilirsiniz? Arada kan bağı olmasa da gerçek sevginin ne demek olduğunu ve neleri değiştirebileceğini öğreten duygu yüklü bir roman.
10.01.2018

Şizofreni, kişinin nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışını etkileyen kronik ve şiddetli bir akıl hastalığıdır. Şizofreni hastaları gerçeklerle temasını kaybetmiş gibi görünebilir. Şizofreni diğer zihinsel bozukluklar kadar yaygın değildir, ancak semptomlar etkisiz hale gelebilir.
07.01.2018

İnsanın halüsinasyonlara bel bağlaması gerekmez, insan başka yollar izleyerek de aklını oynatabilir.
Şizofrenik varoluşu bizim hayal etmekten hoşlandığımızı sandığımız şeyden ayıran zaman unsurudur. İstesin veya istemesin şizofren, her şeyi şimdiki zamanda algılar, film makarasının tamamı üstüne yıkılmıştır, halbuki biz aynı olayın ilerleyişini kare kare görürüz. Bu yüzden onun için sebep sonuç ilişkisi yoktur.
05.01.2018

Kendiniz için yıllar sonrasına zaman kapsülü niteliğinde bir mektup bıraktınız mı? Bilinmeyen bir kadın ya da bilinmeyen bir adam olabildiniz mi? Asıl değerin, bilinen ve alışılmış doluluklarda değil, bilinmeyen ve tarif edilemeyen boşluklarda olduğunu anlayabildiniz mi?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların felsefesidir. Tablodaki kadının aşağıya doğru gizemli bakışından tümevarım yoluyla bütün romana yayılmış kocaman bir boşluktur. Bu öyle bir boşluk ki, çukur ve kapanmamış yer olarak tanımlanan bir boşluk.

Raif Bey, koşuyor, hastalanıyor, çevirmenlik yapıyor, seviyor, deliriyor. O da benim, senin, onun gibi sadece bir insan. Bir ruhunun bulunduğunu geç de olsa fark etmiş bir insan. Peki biz vücutlarımızla yaptığımızı sandığımız bu eylemleri gerçekten de ruhumuzu ve yüreğimizi de ortaya koyarak gerçekleştirebiliyor muyuz? Gerçeğin mayasını gözümüzle değil, esas yüreğimizle görmek istiyor muyuz?