Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar

05.02.2026

Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse?, gündelik hayatın içinden çıkan küçük sorularla insanın duygularına ve düşüncelerine dokunan samimi bir deneme kitabı. Şeyma Çekici, sıradan görünen anlardan yola çıkarak kaygıları, beklentileri ve hayata dair “ya şöyle olursa?” ihtimallerini sade ama içten bir dille anlatıyor.
Kitap, okuru yormadan düşündürüyor; kimi satırlarda tebessüm ettirirken kimi yerlerde durup kendi hayatına bakmaya davet ediyor. Kavanoz kapağı metaforu, kontrol etme isteğimizi ve geleceğe dair endişelerimizi simgeliyor. Her şeyin hazır ve yerli yerinde olmasını beklerken aslında ne kadar çok şeyden korktuğumuzu fark ettiriyor.
Kısa bölümlerden oluşması sayesinde rahat okunan ama etkisi uzun süren bir eser. Günlük koşturmacanın içinde küçük bir mola vermek, kendine dürüstçe bakmak isteyen okurlar için sıcak ve iyi hissettiren bir kitap.
05.02.2026

Öteki Şeylerin Tarihi, adından da anlaşılacağı gibi tarihin kenarında kalmış ayrıntılara odaklanan, bilgiyle sohbet tadını ustaca birleştiren bir kitap. Sema Soykan; tarih, kültür, etimoloji, atasözleri, deyimler ve günlük hayatta sıkça kullandığımız ama kökenini pek düşünmediğimiz kavramları, bir kahve sohbeti samimiyetinde anlatıyor.
Kitabın en güçlü yanı, öğretici olduğu kadar sıcak bir dili olması. Okuru yormayan, akademik ağırlığa kaçmayan anlatımı sayesinde bilgi fark ettirmeden zihne yerleşiyor. Küçük detayların ardındaki büyük hikâyeleri okumak, insanın dünyaya bakışını genişletiyor; sıradan sandığımız “şeyler” birden anlam kazanıyor.
Soykan, tarih anlatırken yukarıdan bakmıyor; okurla yan yana oturup konuşuyormuş hissi veriyor. Bu da kitabı baştan sona keyifle okunur kılıyor. Bölümler kısa ve akıcı olduğu için ara ara açıp okunabilecek bir başucu kitabı niteliğinde.
02.02.2026

Sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan, sakin ama derin izler bırakan bir anlatı. Patrick Bringley, kişisel bir kayıptan sonra Metropolitan Sanat Müzesi’nde bekçilik olarak geçirdiği yıllar üzerinden hem kendi iç dünyasını hem de sanatla kurduğu bağı okura içtenlikle aktarıyor.
Kitap, büyük olaylardan çok küçük anların gücüne odaklanıyor. Bir tablo karşısında durmanın, bir heykelin sessizliğinde düşünmenin ve güzellikle baş başa kalmanın insan ruhunda açtığı alanları anlatıyor. Bringley’nin dili yalın, dingin ve samimi; okuru yormadan, acele etmeden ilerleyen bir anlatım sunuyor. Bu sakinlik, kitabın temasına da çok yakışıyor.
Sanat tarihi dersi vermekten ziyade, sanatla yaşamanın ne demek olduğunu hissettiren bir eser. Yas, kayıp, iyileşme ve kabulleniş temaları, müze koridorlarında yankılanan sessiz bir umutla birleşiyor. Kitap boyunca sanat eserleri birer nesne olmaktan çıkıp, okur için duygusal sığınaklara dönüşüyor.
01.02.2026

Dolandırıcılar Çetesi, suç ve psikolojik gerilimi merkeze alırken okuru ahlaki gri alanlarda dolaştıran bir anlatı sunuyor. Hikâye, zekâ ve manipülasyon üzerine kurulu bir çetenin planlarını izlerken, “kimin gerçekten suçlu olduğu” sorusunu da sürekli diri tutuyor. Yazar, olay örgüsünü sürükleyici tutmayı başarırken karakterlerin iç dünyasına da yer açıyor; bu sayede okur sadece ne olacağını değil, neden olduğunu da merak ediyor.
Romanın en güçlü yanı temposu ve beklenmedik dönüşleri. Planların adım adım açılması, gerilimi kademeli olarak yükseltiyor. Ancak bazı karakterlerin derinliği yer yer yüzeysel kalıyor; bu da duygusal bağ kurmayı zaman zaman zorlaştırıyor. Buna rağmen atmosfer ve akıcılık, bu eksikliği büyük ölçüde telafi ediyor.
Dolandırıcılar Çetesi, entrika, zeka oyunları ve ahlaki sorgulamalarla dolu, hızlı okunan bir roman. Suç hikâyelerini seven ve sürprizli kurgulardan hoşlanan okurlar için tatmin edici bir tercih olabilir.
01.02.2026

"Derin Uyku", Bahar Akman'ın yazdığı bir polisiye romanı. Kitap, Komiser Tunç'ın başından geçen olayları anlatıyor. Yetmişlerde öldürülmüş Pol-Der'li bir babanın oğlu olan Komiser Tunç, babasının eski dostlarıyla bağlarını koruyan ama bugünde yaşayan biri.

Roman, Galata'dan Tünel'e çıkarken gelen bir telefonla başlıyor. Komiser Tunç, aynı mahallede üçüncü kez maktul kadın bulunduğunu öğreniyor ve olay yerine gitmek üzere yola çıkıyor. Kitap, akıcı anlatımının ardında gizlenen karmaşık olay örgüsüyle okuru son sayfaya dek merakta bırakıyor.