Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar

01.02.2026

Karanlıkta Bir Dilek, yoksulluk ile zenginlik, umut ile çaresizlik arasında sıkışmış iki çocuğun hikâyesi üzerinden adalet ve eşitsizlik kavramlarını sorgulayan etkileyici bir gençlik romanı. Christina Soontornvat, masalsı bir atmosfer içinde sert gerçekleri anlatmayı başarıp; ışıl ışıl görünen bir şehrin ardındaki karanlığı yavaş yavaş açığa çıkarıyor.
Roman, dileklerin gerçekten ne anlama geldiğini ve bedellerini sorgulatırken, karakterler aracılığıyla okur, hayatta kalma mücadelesini, sınıf farklarını ve doğru olanı seçmenin zorluğunu hissediyor. Anlatım sade ve akıcı olsa da duygusal derinliği yüksek; özellikle empati duygusunu güçlü biçimde harekete geçiriyor.
Karanlıkta Bir Dilek, sadece genç okurlar için değil, adalet ve umut temalarını seven herkes için güzel bir okuma. Masal tadında başlayıp düşündüren bir finale ulaşan bu kitap, “dilemek” ile “değiştirmek” arasındaki farkı hatırlatıyor.
31.01.2026

Hikâye, Şeytan’ın (Woland) ve esrarengiz yardımcılarının Moskova’ya gelişiyle başlıyor. Bürokrasi, korku, ikiyüzlülük ve sansürle kuşatılmış bir toplum, absürt ama bir o kadar da rahatsız edici olaylarla yüzleşiyor. Aynı zamanda Usta’nın yazdığı roman aracılığıyla Pontius Pilatus’un vicdan muhasebesine tanıklık ediyoruz. Bu iki anlatı, Margarita’nın koşulsuz sevgisiyle birleşerek romanı yalnızca bir fantastik hikâye olmaktan çıkarıyor.
Kitabın en güçlü yönlerinden biri, iyilik ve kötülük kavramlarını kesin çizgilerle ayırmaması. Şeytan bile adaletin bir parçası gibi sunuluyor; insanın zaafları, korkuları ve çıkarcılığı acı bir mizahla eleştiriliyor. Margarita karakteri ise fedakârlığın, aşkın ve özgürlüğün simgesi olarak romanın duygusal omurgasını oluşturur.
Dil ve anlatım açısından yer yer zorlayıcı olsa da, sabırla okunduğunda karşılığını fazlasıyla veren bir eser. Usta ve Margarita, sadece bir roman değil; iktidar, inanç, sanat ve özgürlük üzerine derin bir sorgulamadır.
27.01.2026

Manş Adaları’ndaki Kız, II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde geçen; cesaret, direnç ve insan ruhunun kırılgan ama güçlü yanlarını anlatan etkileyici bir tarihsel roman. Jenny Lecoat, Alman işgali altındaki Manş Adaları’nı merkezine alarak, çoğu zaman arka planda kalan bir coğrafyanın hikâyesini görünür kılıyor.
Roman, sıradan bir genç kadının savaşla birlikte değişen hayatını ve zorunlu seçimlerini odağına alıyor ve işgalin getirdiği korku, belirsizlik ve ahlaki ikilemler, karakterlerin iç dünyalarında derin çatlaklar açarken; umut ve dayanışma duygusu hikâyeyi ayakta tutan temel unsur oluyor. Aşk, fedakârlık ve direniş temaları, savaşın sert gerçekliğiyle dengeli bir şekilde işleniyor.
Lecoat’ın anlatımı akıcı ve duygusal tonu güçlü. Tarihsel arka plan detaylı ama yorucu değil; aksine okuru dönemin atmosferine kolayca taşıyor. Karakter gelişimleri inandırıcı ve empati kurmayı kolaylaştıracak biçimde derinlikli.
26.01.2026

Bâbil Büyüsü, gizem, mistisizm ve karanlık sırların iç içe geçtiği atmosferiyle okuru ilk sayfalardan itibaren içine çeken bir roman. Arzu Gökyolcu, melekler, kadim öğretiler ve insan ruhunun karanlık yönleri arasında kurduğu bağlarla, sıradan bir fantastik anlatının ötesine geçiyor.
Roman boyunca iyilik–kötülük, inanç–şüphe ve kader–özgür irade çatışması güçlü bir şekilde hissediliyor. Karakterlerin iç dünyaları ve geçmişleri, hikâyenin gizemli yapısını beslerken okurun merak duygusunu sürekli diri tutuyor. Özellikle mitolojik ve ezoterik göndermeler, anlatıya derinlik katan önemli unsurlar arasında.
Yazarın dili akıcı ve betimlemeleri etkileyici; karanlık atmosfer başarıyla kurulmuş. Bâbil Büyüsü, sadece olay örgüsüyle değil, alt metnindeki semboller ve anlam arayışıyla da dikkat çekiyor. Bu yönüyle hızlı okunabilen ama üzerine düşünmeyi de gerektiren bir kitap.
25.01.2026

Bir Asırda Tokat, Tokat’ın bir yüzyıla yayılan toplumsal, kültürel ve gündelik yaşamını siyah-beyaz bir hafıza gibi okura sunan, belgesel niteliği güçlü bir çalışma. Kitap, yalnızca bir şehir anlatısı değil; kuşaktan kuşağa aktarılan bir geçmişin izlerini taşıyan kolektif bir bellek niteliğinde.
Eserde fotoğraflar, belgeler ve anlatılar aracılığıyla Tokat’ın değişen yüzü gözler önüne seriliyor. Günlük yaşam, mimari, gelenekler, insanlar ve şehir ruhu sade ama etkileyici bir dille aktarılıyor. Siyah-beyaz görseller, nostalji hissini güçlendirirken okuru zaman içinde bir yolculuğa çıkarıyor.
Kitabın en güçlü yönlerinden biri, Tokat’ı yalnızca büyük olaylar üzerinden değil; sıradan insanların hayatları, alışkanlıkları ve yaşanmışlıkları üzerinden anlatması.
Bir Asırda Tokat, Tokat’a yolu düşmüş olanlar, bu şehirle bağı olanlar ya da yerel tarih ve kent belleği okumalarını sevenler için çok kıymetli bir eser.