Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

SihirliFlut Tarafından Yapılan Yorumlar

16.01.2026

Gotik korku ve psikolojik gerilimi bir araya getiren, karanlık atmosferiyle öne çıkan bir roman. Darcy Coates, terk edilmiş bir malikâne üzerinden geçmişin sırları, bastırılmış travmalar ve mekânın hafızası temasını etkileyici biçimde işliyor.

Hikâye, yalnızlık ve çaresizlik duygusunu adım adım derinleştirirken, korkuyu ani şoklardan çok sürekli bir tedirginlik hissi üzerinden kuruyor. Konağın duvarları arasında saklı kalanlar, sadece doğaüstü olaylarla değil, karakterlerin kendi iç korkularıyla da yüzleşmesine neden oluyor. Bu yönüyle roman, klasik “lanetli ev” anlatısının ötesine geçerek psikolojik bir boyut kazanıyor.
15.01.2026

En son söylemem gerekeni başta söyleyeceğim ama ilk kitabın (Denklanşör) biraz gölgesinde kalmış.

Gizemle psikolojik gerilimi ustaca birleştiren romanda yazarımız fotoğraf metaforu üzerinden geçmişin sabitlenemeyen doğasını ve gerçeğin tek bir açıdan görülemeyeceğini sorguluyor. Hikâye, bir anın dondurulmasının aslında gerçeği korumak değil, onu yeniden inşa etmek anlamına gelebileceğini gösteriyor.

Roman boyunca karakterler, hem kendi geçmişleriyle hem de başkalarının sakladığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Görülenle saklanan arasındaki gerilim, okuyucuyu sürekli tetikte tutuyor.

Poz, sadece bir gizemin peşinden gitmekle kalmıyor; insan zihninin travmalar karşısında nasıl savunma mekanizmaları geliştirdiğini ve hafızanın ne kadar kırılgan olduğunu da derinlemesine işliyor.
13.01.2026

Bazı bölümlerde temposu düşse de "O Kız", Ruth Ware’in ustalıkla kurduğu psikolojik gerilimin güçlü örneklerinden biri.
Bir öğrencinin gizemli ölümü etrafında şekillenen hikâye, yıllar sonra bile kapanmayan yaraların ve bastırılmış suçluluk duygularının izini sürüyor. Yazar, masumiyet ile suç arasındaki gri alanı başarıyla işleyerek okuru sürekli şüphe içinde bırakıyor.
Olaylar yavaş yavaş açılırken karakterlerin iç çatışmaları hikâyeye derinlik katıyor. Beklenmedik dönemeçleri ve sona doğru artan temposuyla, ters köşe sevenler için tatmin edici bir roman. Psikolojik gerilim meraklılarına rahatlıkla öneririm.
12.01.2026

Mitolojiden ilham alan bu roman, Napoli’nin dar sokaklarından ölüler diyarına uzanan unutulmaz bir hikâye sunarken, Orpheus ile Eurydike’nin zamansız mitini çağdaş bir kurguyla harmanlıyor. Roman, okula gidip gelirken anneannesinden duyduğu efsanelerle büyüyen bir genç kızın hikâyesine odaklanıyor.

Napoli’nin mezarlıkları, sokakları ve eşsiz atmosferi eşliğinde, dilbilim, mitoloji ve edebiyat arasında salınan bu anlatı; ölüm ve yaşam, seçiş ve terk ediş gibi derin temaları işliyor.

Ona anlatılanlara göre, civardaki bir kapak ölüler çukuruna, çukur ise doğrudan ölüler diyarına açılmaktadır. Ancak bir gün denize giden Milanolu Kız, geri dönemez. Fakat bir gün, zihnin derinliklerine gömülen bu anı yeniden gün yüzüne çıkar.
11.01.2026

Deliler Balosu, 19. yüzyıl Paris’inde geçen; akıl hastaneleri, toplum baskısı ve kadınların susturulmuş hayatları üzerine çarpıcı bir roman. Hikâye, “deli” yaftasının çoğu zaman gerçek bir hastalıktan değil, itaatsizlikten, özgür düşünceden ya da toplum normlarına uymamaktan kaynaklandığını gözler önüne seriyor.

Romanın merkezinde, kadınların kolayca kapatıldığı Salpêtrière Akıl Hastanesi ve burada düzenlenen meşhur “Deliler Balosu” var. Bu balo, aslında toplumun vicdanını sorgulatan bir sahne: Dışarıdakiler için bir eğlence, içeridekiler için ise aşağılanma ve görünmezlik anlamına geliyor. Victoria Mas, kadın bedeninin ve ruhunun erkek egemen bir sistem tarafından nasıl kontrol altına alındığını, sessiz ama sarsıcı bir dille anlatıyor.

Deliler Balosu, akıl–delilik çizgisinin ne kadar göreceli olduğunu sorgulayan; özgürlük, adalet ve kadın olmanın bedeli üzerine düşündüren, kısa ama etkisi uzun süren bir roman.