Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Murat Sam Tarafından Yapılan Yorumlar

14.01.2011

Merhaba arkadaşlar,

Ben Avrupa da yaşayan bir Türk olarak, bu kitabın ilk sayfalarını okuduktan sonra kendime sorduğum ilk soru alfabe devrimi yapılırken bu meselenin üzerinde ya fazla düşünülmediği yada olayların düşündükleri gibi gerçekleşmediği kanısına vardım. Çünkü o zamanki önderlerimiz ilime ve bilime değer veren insanlar olarak bu millet için en iyisini düşünmüşler fakat aceleci tavırlarıyla kendilerinin sahip oldukları kültürün bizim içinde değerli olabileceğini gözden kaçırmışlardır.Latin alfabesinin yanında eski alfabeninde okutularak, bizlere zengin bir kültür kazandırabilirlerdi.Ben burda tabiki kötü bir niyet aramıyorum. Fakat o önderlerin sahip oldukları o zamanki kültüre bizlerde sahip olsaydık (bunu Avrupa da yaşayan Türk toplumunun büyük bir kısmı adına söylüyorum) konsoloslara gidildiğinde doldurulması için verilen evraklar için Türk tercüman aramamız gerekmezdi. Aynı zamanda araştırma yapan ve eski dilde belirli eserleri okumak isteyen insanların, tercümelerinin yapılması beklenmeden onlardan yararlanabilme imkanları olurdu.Bu bizim Türk toplumu için gerçekten üzücü bir mesele. Aslında hala geç değil, bizler belki fazla yararlanamayacağız ama yeni öğretim ve öğremine eski dil dahil edilir, çocuklarımızın öğrenmelerine katkıda bulunabilirlerse,bizim sahip çıkamadığımız kültürümüze çocuklarımız ilerde sahip çıkabilirler.Unutulmamalıdırki her yanlışta bir doğru vardır.....
16.10.2010

Uzun süre önce aldığım bu kitabı geçenlerde okumaya başlamak nasip oldu. Fakat daha 45ci sayfasına gelene kadar,kitapdaki anlamadığım kelimeleri aramak için sarf ettiğim zaman beni yavaş yavaş bu kitabı okumadan soğuttu.Maalesef Avrupa da yaşayan Türkler, Türkiye deki çoğu Türk gibi Türkçeye veya Türkçede kullanılan diğer yabancı ( Osmanlıca, Farsça, Arapça)v.b. buna benzer kelimelere hakim olamadığımız için tabiiki zorlanmamız doğal. Ben böyle kelimelerin kitaplarda kullanılmasını istemiyor değilim, tam aksine, ama her okuyucu kitlesi böyle kelime hazinesine sahip değil,ondan dolayı böyle kitap yazan yazarlarımızdan veya yayınevlerinden ricam, yabancı diye nitelendirebileceğimiz kelimeleri sayfanın altına açıklamalı bir şekilde not olarak geçebilirler. Böylece yabancı kelimeleri sözlükten aramak için geçirmiş olduğumuz zaman yüzünden, kitap okuma sevgisini kaybetmiş olmayız. Belki bu yorumum bazı kesimler tarafından biraz abartılı olarak karşılanabilir ama önemli olan kendi seviyesiyle diğer insanları karşılaştırmak değil onların seviyesiyle bu konuya bakmakta gerekebilir..
31.01.2010

Kitabın dilinin Türkçe olduğu belirtiliyor ama tamamı malesef öyle değil. Kitabın 250 ye kadar olan bölümü okuma yani Türkçe , 330 sayfa dizin (anahtar bölümü),320 sayfa ya kadar da arapça olmak üzere 3 e ayrılıyor.Yani kitabın başlığından da anlaşıldığı gibi içeriği ta kendisi.Malesef ben tam anlayamamışım.İlgilenmek isteyenler için küçük bir ipucu vermek istedim.
09.12.2009

Dili Türkçe diye yaziyor fakat her cümlede en az 4-5 kelime eski Türkçe kelimeler geçmekte,yani anlaşılmasi bana göre çok zor ,tasavvufla hiç ilgisi olmayan ve ilgilenmek isteyen ve eski Türkçeye birazcık bile hakim olmayanlar için çok zor bir eser.Keşke biraz daha anlaşılır bir biçimde tercüme edilseydi diye düşünüyorum.