Hayatınızda vaaz dinlemiş olabilirsiniz ama vaaz okuduğunuzu pek sanmıyorum. İşte bu kitapta kuru bir vaaz var. Ve malesef bunu biz Türkleri aşağılayarak yapıyor bu Fransada yetişmiş profesör. Tipik bir oryantalist bakış açısı. Kitaba önsöz olarak aldığı (seçtiği) paragrafları aynen aktarıyorum. Kararı siz verin.
“…Türklerin Avrupai mânâda ilgilendikleri, meşgul oldukları tek bir şey dahi yoktur. Türk günlük ihtiyacı dışındaki şeylerle pek alâkalanmaz, böyle konular üzerinde düşünmek bile istemez. İslâm’ın, bir insanın bütün bildiğini veya bilmesi gerekeni verdiğini düşündüğünden merak ihtiyacını dinle doyurur…
“ İyimser bir Avrupalı ise Türkleri dünya nimetlerinden tam manasıyla yararlanmasını bilen zevk ve sefa içinde vakit geçiren, kendini sanat edebiyat, ticaret ve sanayi gibi meşguliyetlerle yormayan bir “Senyor”a benzetebilir. Tabii, bu işleri kendileri için yapan diğer insanlar dururken Türkler neden böyle işlerle uğraşsınlar…”
Charles Eliot Avrupa’daki Türkiye, s.113, 117
“Avrupa medeniyeti ile yakın temasta olan Türkler, bir raddeye kadar hayranlık duydukları bu hayattan kalben nefret etmektedirler. Buna rağmen, bilhassa üst tabakalarda Avrupa medeniyetinin tesiri çok açık bir şekilde görülmektedir. Ve iyi tahsil görmüş kültürlü bir Türkün arkadaşlığından daha cazip bir şey tasavvur edilemez. Yalnız unutmamak lâzım ki, Türkler ırk olarak Avrupaileşmemişlerdir, ve korkarım hiçbir zaman da bu gerçekleşmeyecektir…”
Mrs. Max Müller İstanbul’dan Mektuplar, s.25 (*)