Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Bahadır Cüneyt Yalçın Tarafından Yapılan Yorumlar
Cenk Durmazel ve Erdem Uygan bir nesli hunharca etkilemiş, yanaklarından makas almakla kalmayarak onların beyinlerine limonlu soda akıttıktan sonra gönüllerini şen kahkahalarla almayı bilmişlerdir. Esasen radyocu ve şimdilerde sakalları kadayıf Youtube komedyenleri olabilirler ama beni asıl ilgilendiren bu (Müebbet Muhabbet) ve devamı niteliğindeki "Hayat çok garip, Vapurlar filan..." adlı çok enteresan ve ziyadesiyle komik 2 kitaplarıdır. Tamamen diyaloglardan oluşuyor. Diyalog dediğime bakmayın, nasıl MFÖ tek ses gibi benimsenmişse Cenk & Erdem mizahı da tek yürek gibi özümsenmiştir, adeta bir beynin iki yarısından satırlardır bahis konusu olan. Bugün değilse bile bir gün "Ne accayip ultra bir kitapmış arkadaş" denecektir. Geyik muhabbeti diyenler çıkacaktır, diyedursunlar. Müebbet Muhabbet mizah edebiyatı kategorisinde sayılabilecek muazzam bir eserdir ve öyle kalacaktır. İmpranto.
Atilla Atalay'ı bir kere daha, yine, yeni, yeniden hayali olarak sıkıca kucakladım. Öte yandan Bilim Güncesi başlıklı uzun hikayeyi de çok sevdim. Akademik dünyaya, sağlık sistemine, Türkiye'de bilim mevzularına azıcık yakın olanlar bu hikayedeki acıklı komediyi çok beğenecektir. Bir yazarın hem halk dilini, esnaf dilini, hem de otoritenin dilini, bürokrasinin kafasını bu kadar özümsemiş hissettirmesi muhteşem. Gerçekten roman, en olmadı novella haline gelebilirdi bu kısım. Sonuna geldiğimde çok acayip bir taş oturdu içime. Hem güldüm, hem de edebi bir mancınıkla kederlere fırlatıldım. Umarım iyidir ve yeni kitaplar için gücü vardır. Atilla Atalay'ı seviyorum. Bir yerlerde her zaman okuyabileceğim, hasretle kucaklaşabileceğim kitapları olması paha biçilmez. İnşallah yeni kitabının da eli kulağındadır ve bizler de elimiz karnımızda kahkahalar atarak kavuşuruz gene.
Kafka ile Musil ile birlikte şahane bir üçlü forvet hattı oluşturuyor Robert Walser. Buna bir de kulübeden gelerek son dakikalarda oyuna katkı verebilecek Daniil Kharms'ı da ekleyebilirim.
Roman aromalı, belgesel lezzetli, sinema aşkıyla dolu, edebiyatla iç içe bir biyografi. İhsan Yüce için tembel yazarların yapamadığını 87'li o vefalı yazar-sinemacı yapmış. Bravo Erhan Tuncer, teşekkürler Nemesis. Okuyalım, okutalım.
Dikkat, kapağı aldatmasın şahane bir mizah romanıdır. Christopher Moore'un ülkemizde çalakalem, içerikle, muzip üslubuyla alakası olmayan kapaklarla sunulmak gibi bir talihsizliği var.