Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
JÜLİDE BANU Karabey Tarafından Yapılan Yorumlar
Özgürlüğün simgesi "Minta", gerçekte hiç özgür olamamış insanların öykülerini anlatıyor. Nesilden nesile geçen acılar, hayalkırıklıkları.. İçiniz burkularak, insan olmanın zorluklarını duyarak okuyacağınız hüzün dolu bir roman...
Kendi deyimiyle " Zamanın ne içinde ne de dışında yaşayan" Türkçenin büyük şair ve yazarını daha yakından tanımak isteyenler için oldukça iyi bir kaynak.
Tanpınar'ın yaşamı boyunca parasızlık ve yalnızlık çektiğini biliyordum fakat böylesine sıkıntılı,ıstıraplı bir hayat sürdüğünü de düşünmemiştim.Kalabalıklara karıştığında ise kendini girdiği ortamlara ait hissedememiş bir türlü. Belki de kendisini gerçekten yakın hissettiği tek dostu aynı zamanda hocası olan Yahya Kemal'in ölümünden sonra daha da büyümüş yalnızlığı..Günlüklerin bir yerinde Yahya Kemal' den "Benim için konuşulabilecek tek adamdı" diye söz ediyor. Tabii gerçekten sevdiği bir kadın da girmiş hayatına fakat o da ayrı bir ıstırap sebebi olmuş onun için..Günlüklerde en çok ilgimi çeken detaylardan biri de, Tanpınar'ın şairliğini, romancılığından çok daha fazla önemsemesiydi.Romanları o dönemde okunmadığından olsa gerek..Onun entellektüel birikiminin ne denli yoğun olduğu ve de iç dünyasının zenginliği günlükler sayesinde bir kez daha ortaya çıkıyor. Eseri hazırlayanların eline sağlık..
Koleksiyoncu, sadece br gerilim romanı değil, çok daha fazlasını bulmanız mümkün bu kitapta..İyi bir roman okumak isteyenler, kaçırmasın..
Çok derin,çok çarpıcı, çok sıradışı.. Oğuz Atay yer yer zorluyor insanı, çok da iyi yapıyor. Keşke daha çok eser verebilseydi diyen arkadaşlara yüzde yüz katılıyorum.
Selim Işık bir tutunamayan, dünyaya bir daha gelişinde çocuk kalmak, korkusuz yaşamak istiyor. Büyümek yalnız tutunanlara gerekli.. İntiharından önce sevgilisine yazdığı mektubunda, henüz koruyabildiğim bazı özelliklerim varken daha insan olduğumu hissederken bu gidişe bir son vermeliyim yoksa çok geç olacak diyor.Her satırda onu biraz daha yakından tanıyorsunuz ama yine de yetmiyor. Selim Işık öyle bir karakterki kitap bitse de o sizinle var olmaya devam ediyor..
Kitabı az önce bitirdim ve yorumlara baktımda, annesinin ölümü karşısında yazarın duyarsız kaldığını bununda okuyucu üzerinde hayal kırıklığı yarattığı tarzında yorumlara rastladım. Bence bunu söyleyen arkadaşlar kitabı gerçekten duyumsayarak okumamışlar. Yazar annesinin hastalığı ortaya ilk çıktığında bunu kabul etmek istemiyor, ilerlediğini öğrendiğinde ise yıkıldığını söylüyor.. Öldüğünde ise yine kabul etmek istemiyor..Ve bir kaç yerde annesini hala çok özlediğini ve hala onunla olduğunu,onu yanında hissettiğini söylüyor. Selim İleri Edebiyat ve Fikir Dünyasında duyarlılığıyla bilinen bir yazarken onu duyarsızlıkla itham etmek biraz tuhaf geldi bana..