Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

JÜLİDE BANU Karabey Tarafından Yapılan Yorumlar

Bu kitabı alıp okuyana kadar Bülent Ecevit'in Rahşan Hanım'a yazdığı bir iki şiiri dışında hiçbir şiirini bilmiyordum. Şiir seven herkese tavsiye ederim. Mutlaka okuyun, modern bir halk ozanı bulacaksınız karşınızda.Arı duru bir dil,biçim kaygısı hiç yok. Çanakkale'de savaşanlara da şiir yazmış,bir robota da,Fransız Ressam Monet' e de..Şiirlerinden birinin (Takalar) bestelenmiş olduğunu da bu kitap sayesinde farkettim. Kitabın sonlarında ise Türk İslam Tasavvufuna dair görüşlerini,birikimlerini dile getirmiş şair Ecevit..
Kitabın son sayfalarında duygusallık doruğa ulaşıyordu.Sadece İstanbul tarihi ve cinayetler değildi romanı etkileyici kılan bence..Yarım kalan hayatlar,zamanın acımasızlığına direnen bir dostluğun öyküsü,ölümsüz aşklar ve talan edilip durulan bir şehirle özdeşleştirlen iki yaşam vardı kitapta..
Zülfü Livaneli gerçek bir sanatçı ve aydın.Bu kitapta da hayata dair hemen her konudaki fikirlerini,birikimlerini bizlerle paylaşmaya çalışmış.Elimden bırakamadım..
"Huzur" için ne söylense eksik kalır. Türk Edebiyatında bir başyapıt..Tanpınar'ın romancılığı Türk Dili'nin harihuladeliğini, zenginliğini alabildiğine gözlerinizin önüne seriyor.Klasikler denilince herkesin aklına ve diline "Suç Ve Ceza", "Anna Karanina" ve diğerleri gelir. Benim için onlardan hiçbir eksiği yok "Huzur'un..Öyle ki, "Huzur'u" okurken özellikle sonlara yaklaştığımda,ben bu kitaptan sonra ne okuyacağım,bundan sonra ne okursam okuyayım hepsi yavan gelicek diye düşünmüştüm...
Kitapta anlatılanların çoğu belki bildiğimiz şeyler ama yine de insan okurken dehşete kapılıyor. ABD'nin Ortadoğuyla ilgili sürekli güncellenen projeleri ve Türkiye'nin de bu projelerde kilit rol üstlenmesi, Türkiye de olup biten hemen herşeyin Okyanus ötesinde aylar önceden planlanmış olması ve tabikii batı tarafından sürekli sömürülen "Kürt Sorunu" ...
Yazar, söylediklerini her sayfanın altında verdiği dipnotlarla belgeliyor.Ayrıca kitabın önsözünü de usta gazeteci Banu Avar yazmış.