Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
zhk Tarafından Yapılan Yorumlar
puslu kıtalar atlası ile kıyas yapan arkadaşlar, ilk kitap üslubu ve istanbul tasvirleri ile ilk olması hasebiyle hepimizi çok etkilemişti. suskunların üslup olarak da içerik olarak da diğer Anar kitaplarından aşağı kalır bir yanı yok. bilakis, musıki ile alakadar olanlar fevkalade keyif alacaklardır. özellikle tasavvuf ve musiki ile alakadar olanların çok zevk alarak okuyacakları bir kitap. ayrıca belirtmek gerekir ki, hz.mevlana bazı nesirlerinde "hamuş" yani "suskun" mahlasını kullanırmış. ve mevlevihane haziresindeki mezarlığa "suskunlar" denir.
kahramanlarından birinin (sitarenin) kaç doğumlu olduğunu bir türlü çözemediğim roman. evlenme yaşına bakarsan 1918-19 doğumlu, dedesinin sürgününe bakarsan 1924 doğumlu. e bu durumda 10 yaşında mı evlenmiş oluyor? çözebilen bana da yazsın lütfen. bu arada tabii kü romanın tarzı güzel. derdim romandan çok bu aileyle..
veda, mütareke döneminde bir zengin konağında yaşayan ve dışarıdaki kahramanlıklardan haberi olmayan, o destana sadece evdeki hasta bir adam aracılığı ile incecik bağı bulunan bri ailenin öyküsüdür. dili üslubu güzel ama dedesini ve ailesini aklamak için kaleme almış gibidir. oysa aile büyüklerinden kuvvacı olanlar ya da dönem kitaplarını okuyanlar iyi bilir ki; saray görevlilerinin dahi Karakol'a, MM grubunua vs yardım ettiği dönemdir mütareke yılları. hatta damat feritin bu gün kemik hastanesi olan yalısının müştemilatı bile evlatlığı tarafından anadoluya geçirilecek silahlar için depo olarak kullanılmaktadır. her hangi bir müslümanın, aklı başından, imanı kalbinden gitmedikçe istanbul sokaklarında gezen ingiliz italyan fransiz zabitlerine katlanması mümkün değildir. hamalından katibine, memurundan hakimine, esnafından paşasına, aklı imanı olan herkes bu mücadeleye büyük/küçük katkıda bulunmuştur. cevat şakir, cambridge'de yakınçağ tarihi okumuş biridir ve mütareke istanbulunda işgal subayları istanbul sokaklarında gezerken o da türk ve müslüman kalabilmek için tekkeye sığınarak derviş kıyafetiyle dolaştığını söyler sürgünü anlattığı kitabında. ayrıca kitapta beypazarı bir süre sonra beyşehir olarak geçiyor -yanlış hatırlamıyorsam-
namaz arasında kitabı elime aldım ilk bir kaç sayfasına baktım. bir de ne göreyim; "kurşunlu mahzen katibi hamamcı musa efendinin görkemli eseri TEZAKİR'ÜL MÜCRİMİN" demez mi. e tabe bırakamadım elinden. yalnız bu kitaptan önce kuran ve diğer kutsal metinlerin okunması kitabı anlamakta yardımcı, zevk almakta ise çok önemli bir etken. sizi hayal kırıklığına uğratacak hiç bir şey yok. her şey yerli yerinde. sadece Ali reisin "kovulma"sından sonra daha etkin bir rol bekliyorsunuz ama olmuyor. cevat şakir'den hz.süleyman'a, hz.nuh'tan hz.adem'e, kadının yaratılışından israfilin surununa kadar nefis atıflar ve metaforlarla dolu.
zaten arkadaşlar, uğur mumcu yazmakta olduğu kitabı bitiremedi. kürt dosyası eski bir kitaptır. öldürüldüğü sırada yazdığı kitap değil. bu daha çok tarihsel süreçte yapılan hatalara ilişkin bir akıl verme -istatistik sunma kitabıdır. yine de konuyla ilgilenenler muhakkak faydalanacaklardır.