Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

zhk Tarafından Yapılan Yorumlar

02.05.2004

bu ülkeyi okuyup da içinden ezber yapacak metinler bulmayan adam tanımadım. şiir gibi bir düşünce kitabı. bu ağırlık... bu latiflikte olmaz ki her zaman. üstadın eline sağlık
09.08.2003

yeni aldığı çizmeleri eskimesin diye petersburg'un çamurlu bozuk yollarında, çizmeleri ayağından çıkarıp, çamurun suyun üstünden atladıktan sonra düz yollarda tekrar giyen bir adamın, hem de bu haliyle çok genç ve güzel bir kıza aşık olmuş bir adamın hikayesi... iyi okumalar.
09.08.2003

iletişim yayınlarının yaygınlığına rağmen çok az bilinen ve bu yüzden haksızlık edilen bir kitap. yazılış tarzında mı yoksa çeviride mi bilmem ama muhteşem bir üslup var. 19. yy adeta gözlerinizin önünde dünyanın başını döndürüyor. "şehirler ayaklarınızn altında değişiyor". şeytanla sözleşmeyi faust değil siz yapıyorsunuz. marx ingilterede "kırık dökük ingilizcesiyle" söylev verirken oradasınız. dostoyevski'nin kahramanlarının bütün kompleksleri içinize işliyor. ve karanlıklar prensi baudelaire... üveybabası için paris bulvarında kahrolsun sloganı atarken işitiyorsunuz. marshall berman, 19.yy yazarlarını, yazanların bile tahmin edemeyeceği kadar iyi anlamış, bülent pekerle ümit altuğ da muhteşem çevirmiş.
eğer modernizme, moderniteye, teknolojiye, sanayiye zerre kadar ilgi duyuyorsanız, bu kitap sizi doyuracak.
09.08.2003

evet şahmeran... ortadoğunun belki de dünyanın en renkli masalı. yuşa aleyhisselamdan çin seddine, maymuna çevrilmiş insanlardan zülkarneyn peygambere kadar, göçerken konan ilk bey olan mustafa beyin zamanları birleştiren destanına kadar hangisi kimin hikayesi diye tekrar tekrar okuduğumuz ve en nihayet aklın,sevdanın , ihanetinin hikayesidir , insanoğlunun hikayesidir diye bağrımıza bastığımız masallar. eline sağlık murathan mungan. nefisiti.
16.02.2003

kitabı okuyalı epey bir zaman oldu ama savaş
çığırtkanlığı yapıldığı ,herkesin hükümeti,
ittihad terakki hükümetiyle kıyasladığı
bir dönemde, bu kıyasın gayrıciddiliğini, hadiseleri
sadece petrol teorisiyle açıklamanın sığlığını
göstermesi açısından önemli buluyorum. bir örnek:
yıl 1914, almanya - avusturya, ingilter'ye fransa'ya
harb ilan eder. dönemin ittihat ve terakki hükümeti,
londra sefirimiz ahmet tevfik paşa -son sadrazam- ile
ingiltere'ye silahsız tarafsızlığımızın tanınması için
teklif göndermek ister. tevfik paşa'dan gelen cevap
istanbul'u şaşırtır. zira paşa, "tarafsızlığı boşverin
ingiltere nin yanında savaşa girelim" der. malum , paşa
dış siyasetin kurdudur. peki derler. paşa ingiltereye
resmen bildirir ingiltereyle beraber savaşa girme
isteğimizi. ingiltere'den gelen cevap manidardır.
"evet" der ingiltere, "savaşa girmenize izin veririz ama
bir şartla; bizim yanımızda değil"