Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Kitap Misafiri Tarafından Yapılan Yorumlar

14.02.2026

Bir öğretmenin kaleminden çıkan değerli bir kitap. Affetmek, özür dilemek, şükretmek gibi çocuklarımıza öğretmemiz gereken kavramları okulda yaşanan olayları anlatarak öğretiyor.

Okulda geçirilen bir sene, istediğimiz veya istemediğimiz olaylar, dersler, arkadaşlıklar, Çılgın Okulda anlamlı olayların içinde bizi karşılıyor. Yazar hem öğretmen olmanın hem de öğrenci olmanın zor yanlarını ve güzel taraflarını bizlere aktarmış.

Hem dini değerlerimizi ve kültürel değerlerimizi öğrenmek açısından; hem de eğlenceli vakit geçirmemizi sağlaması ile küçük büyük herkesin okuması gerektiği bir eser.
09.02.2026

“Bir ölümü anlatmak, onu yaşamaktan daha kolay değil” diyerek ne kadar zor bir kitap yazdığına gönderme yapmış Georgi Gospodinov.
Cemal Süreyya’nın “Sizin hiç babanız öldü mü” sorusuna “Tam on yedi yıl önce, babam ilk kez öldü” diyor.

Evet bir insan bir kez ölür, ama sevdiğiniz insanın ölüm sürecinde siz onu birkaç kez öldürürsünüz zihninizde. Acilen hastaneye kaldırırlar babanızı, siz kafanızda ölecek diye kurarsınız… Uzaktaysanız anneniz arar, ölüm haberi diye kafanızda kurar o birkaç saniyelik telefon çalma sürecinde başka bir acı yaşarsınız… Hastaneden ararlar, bu kez kaybettik diyip çökersiniz olduğunuz yere, gözyaşlarınız dökülüverir ama hepsi başka bir şey çıkar. Ama sizin kafanızda kurduklarınız hem sizi hem yakınınızı öldürür. Öyle ki ölüm haberi geldiğinde belki de bu üzüntüyü daha az yaşar kalp.
Hayatı yaşarken o duyguları taze bir şekilde kağıda aktarmak çok zor ve ayrı bir yetenek. Yazar bunu başarılı bir şekilde aktarmış ve okurlar da onun hüznğne eşlik ediyor…
03.02.2026

Coğrafya kaderdir. Kitaptaki öyküleri okuduktan sonra diyebileceğim bir yargı budur, coğrafyanın insanın kaderini belirlediği.
Bu kitaptaki hikayeler Hindistan coğrafyasından insan manzaralarını yansıtıyor. Kadınlardan bahsettiği söylense de bence yazarın cinsiyetçi bir yaklaşımı yok, insandan bahsediyor. O coğrafyada yaşayan insanların dertlerini gözler önüne sermiş hikayelerinde. Özellikle dini değer gibi yansıtılan ama tamamen bazı insanların menfaati ile ilgili olan durumları okurlarına açıkça ulaştırmış.
Olaylara farklı gözden bakarak objektif bir dille anlatması, yazar Banu Mushtaq’ın farkını ortaya koymuş. Daha çok eser bırakma potansiyeli olan ve daha fazla kitlenin okuyacağı bir yazar olacağını düşünüyorum.
25.01.2026

Şu an 8 yaşında olan kızımın kitap hakkındaki yazısı ile sizi baş başa bırakıyorum:
Levent sabahın köründe hep Mert tarafından uyandırılıyor ve ayrıca tayfayı çağırsa bile onların Mert gibi haylaz kardeşi olmadıkları için, gelmeleri akşamı buluyordu.
Ama iki gün boyunca Osman gelmeyince işler garipleşmeye başlıyor. Ve tayfa dayanamayıp Osman’ın yanına gitmeye karar veriyorlar. Osman’ın yanına gittiklerinde onları annesi karşılıyor. Ama Osman hasta değil ve yemek yemiyor.(Kamil:Yoksa yemek mi yiyor?Hani yiyorsa yardım etmek için ben de gelebilirim.Tam akşam yemeği saati de…)Annesi Osman’ı çağırıyor. Osman bir bilmece hakkında çalışıyor. Bu bir yarışma ve tayfa üç fotoğraftan yola çıkarak yarışmayı kazanıyor. Ve Dünya turuna çıkmaya hak kazanıyorlar. Ama merak edilen şey şu oluyor: Yarışmaya Osman katılmıştı ama bütün tayfa neden giyordu? Meğer Osman yarışmaya bütün tayfayı yazdırmıştı. Ardından çok güzel maceralar bizi bekliyor, okurken çok eğlendim, siz de okuyun!
14.01.2026

2024 Sait Faik hikaye armağanını kazanan kitap. Öyküler dolayısıyla doğal, içten, bilindik insanlardan oluşan hikayeler. Sait Faik gibi… Ama anlatımdaki başarının onun gibi olduğunu söyleyemem. Zaten Sait Faik Abasıyanık’ın büyük yazarlığı da bizlere o basit olayları ustaca anlatmasından kaynaklıdır.