Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

mcan33 Tarafından Yapılan Yorumlar

07.09.2006

Kadın Psikolojisi, Nevzat Hocanın okuduğum kitapları arasında en mükemmeli diyebilirim. Gerçekten evli çiftlerin, evlenmek isteyenlerin mutlaka okumaları gereken bir kitap. 7 yıldır evliyim, ama kitabı okuduktan sonra aslında kadınların bir çok yönünü tanımadığımı farkettim.Yapabildiğim tespitler;

1) Kadınların ve erkeklerin beyin yapılarındaki farklılıklar buna bağlı larak genel olarak kadınlar için "dır dır", erkekler için "ketum" sıfatlarının neden kaynaklandığını, kadınların evlilikten aşırı beklentileri, bazı esrarengiz davranışlarının şifrelerinini anlayabiliyoruz.

2) Sadece kadın psikolojisi değil, erkek psikolojisi, kaynana psikolojisi, kayınpeder psikolojisi, gelin psikolojisi, karı-koca psikolojisi, toplum psikolojisi de incelenmiş yani aslına isminden çok fazlası yer almakta içeriğinde. Böylelikle aslında hepimizin günlük hayatta birden fazla rol alarak hayat sahnesinde oynadığımızı anlıyoruz.

3) Tamamen akademik ifadleer, psikolojide bilinen yaklaşımlara bağlı kalınmamış, bazan konuya ilişkin Mevlana dan bir söz, bazan bir atasözü bazan bir halk deyişi kullanılmış. Yani ağır ağdalı bir anlatım kullanılmamış, ama bilimsel ifadelerde yine ortalama insanın anlayabileceği bir üslupla ifade edilmiş.Ne tamanen bilim kullanılıp, bize ait değerler ihmal edilmiş, nede sadece dini açıdan bakılıp bilim ihmal edilmiş, yani her şey tam bir dengede tutulmuş.

4) Çok ciddi konulardan yanında mizah da ihmal edilmemiş, yani bu anlamda da dengeli.

5) Hocanın öz geçmiş kısmını inceleyince aslında ülkemizin yetiştirdiği, ama henüz yeterince faydalanamadığı bir değeri olduğunu gördüm.
6) Hocamızın daha sonra 3 kitabını daha okudum bir tane daha sipariş veriyorum. Kitapların, bizim ülkemizde evliliğe ve onun problemlerine ilişkin danışma müesseselerinin eksikliğinin (yada yaygın olarak günlük hayatımızda olmaması) telafi edilmesinde önemli bir işlevinin olduğu kanaatine vardım. Çünkü bu kitabı basıldıktan 6 ay sonra 22. baskı olarak alabildim.

evlilerin, evlenmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir şaheser.
05.09.2006

Gün olur Asra Bedel, kitabı, gerçekler, değişiklikler, siyasi baskılar, mücadele, arada bir 2. dünya savaşı ve cepheler, o günün Aral gölü etrafındaki hayatı, Bay Konur Uzay Üssü, toprağa bağlılık...gibi konuların çok iyi kurgulandığı, bir roman. aslında roman yaşanılması mümkün yada yaşanılan olayları anlattığına göre bence gerçekleri roman olarak anlatmış bir kitap. Kitabı anadolu Türkçesine çeviren kişi de gayet güzel çevirmiş. bence muhteşem. zaten hepimizin bildiği ve beğendiği "selvi Boylum Al Yazmalım" filminin senaryosu da bu yzarın aynı adlı romanına dayanmakta. Yani kitabı da aynı sürükleyici, etkileyici üsluba haiz.

Okunması tarafımca şiddetle tavsiye edlir.
01.09.2006

Münevver Ayaşlı hanım tarafından kaleme alınan Dersaadet kitabı, önce tarihte İstanbul'u, hangi islam ülkeleri tarafından fetih girişiminde bulunulduğu ile başlamış, sonra Timur'un Altınordu Devletini, Moğolların Büyük Selçuklu ve Osmanlı Devletine verdiği zarar neticesinde Rusya'nın bir devlet hatta imparatorluk haline gelmesi yanında fethide geçiktirdiğini anlatır.

Kitap daha sonra Boğazdaki ve İstanbul'un değişik yerlerindeki Konakların, kasırların, Yalıların hatta sarayların nasıl kaybolduğunu, anlatır. Belki savaşlar, yokluk dönemleri, varislerin bizzat bunu kendi elleriyle yapmalrı, daha sonra Belediye başkanları'nın marifetiyle olduğunu anlamaktayız.

Yeni mimariyi gecekonduya benzetir. Aslında bir çoğunun masonların, dönmelerin eline geçtiğini, böylelikle, bir yaşam tarzının, osmanlı asaletinin, musikinin özetle bir değerler bütünnün yokolduğunu, anlıyoruz bu eserden.

kullanılan dil bazan osmanlıca, bazan fransızca'ya kayar. Batı kültürüyle yetişen bu hanımefendinin, bir çok kişinin aksine batı kültürüyle yetişmiş olmanın illada Osmanlıya, Osmanlıcaya ve geçmişimize düşman olmak anlamına gelmediğini göstermesi bakımından da önemlidir. Yani körü körüne batıcı yada batı karşıtlığı yok. hatta özellikle batılı diplomatlarla oldukça yakın dostluklarının olduğunuda açıkça anlıyoruz.Osmanlıyı savunmak yanında mesela tarihimizi öğrenmek için ecnebi tariçilerin eserlerinden mutlaka faydalanmmamız gerektiğini de şiddetle savunur.

Dönemin hayat tarzıdan bahseder. Örneğin benim dikkatimi çeken ecnebilerle evlenme ooldukça yaygınmış o dönem. Evlilik konusu Osmanlı padişahları açısındanda zamana göre farklılık gösterir. İmparatorluk döneminden önce genelde Beylerin kızları ile olmakta iken, İmparatorluk döneminde yabancılarla yapıldığını bir daha bu kitaptan anlıyoruz.

Öte yandan kullanılan bazı kelimeler dikkatimi çekti; koca yerine zevc, karı yerine refika, zenciye zenci kadın anlamında kullanılmış. Bir ne nezaket olarak karısını aldatan bir kocaya, kadının tepkisi "bey bey yakıştı mı sana-yumuşak bir tonla-" kıvamındadır.

yakın tarihe ilişkin olarak,- muhtemelen- eşinin Demokrat Partiden milletvekili olduğunu anlıyoruz. Ancak tek parti zihniyetinin tarihi dokuya ne kadar düşmanca bir tavır takındığını, güzelim eserlerin nasıl ortadan kaybolduğunu anlatırken ayırım yapmaz Demokrat Parti'nin de hatalarını gözönüne serer.

Özetle, Fransızcanın yanında Osmanlıcayı kullanmakta beis görmez, batıda okumanın kendi değerlerimize sırt çevirmek anlamına gelmediğini, kendi değerlerimize hayranlığın aynı zamanda başka birini zemmetmek anlamına gelmediğini, kendi düşüncesine yakın bir siyasi partinin hatalarını da görmezden gelmediğini gösterir. Bence neler kaybettiğimizi görmek adına herkesin ama özellikle de siyasetçilerimizin, eli kalem tutanların özellikle gazetecilerin, öğrencilerin (sadece tarihçilerin değil, sosyoloji, siyaset bilimi, hukuk gibi dallara ilgisi olanlar ve bu dalda eğitim görenlerin) okuması gereken bir kitap.
31.08.2006

Mevlana'dan Altın Öğütler adlı eser, derli toplu olarak Mevlana hakkında okuduğum ilk kitap maalesef. Hani kitap okuyorum iddiasında olmamakla beraber, kitaptan da kopmayan birisiyim. Mevlana gibi bir ummanı ecnebilerin bizden daha önce tanıması, daha çok değer vermesinden sonra biz belki Mevlana'ya sahip çıkmaya başladık. Defalarca Konya'da camiiyi ve türbesini ziyaret ettim.

Kitap hacimce ince, yazımla ilgili biraz acelecilik olmuş, zaman zaman sözler tekrar etmiş ancak asırlar önce söylenen bu gerçek altın öğütlerden oldukça etkilendim hatta okurken zaman zaman etrafımdaki insanlara da okudum. Ortak düşünce; Mevlanayı yeterince tanımıyoruz. Bu kitabın verdiği en önemli ders bu olsa gerek. Tanımadığımızın farkına varmamızı sağladı, bir merak uyandırdı. kitabın yazarının elinde daha fazla döküman olduğunu düşünüyorum. gelecek seferde bunlardan biraz daha kullanırsa sanıyorum daha iyi olacak. Ayrıca küçük çaplı şekil eksiklikleri de giderilirse, zengin içeriği dahada ön plana çıkacaktır.
31.08.2006

Hilmi Yavuz Bey bu günlerde gündemde bir isim. Akdenizliyim, Ege bölgemizi de severim. Kitabı meraktan aldım, okudum hemde 2 saatte. Beklentim, biraz nostalji, biraz yaşanılan yani tatil beldesiyle ilgili bilgi, insanlarla ilgili bilgi idi.

Tatil beldesi ve akdenizle ilgili sadece mısırların olgunlaştığı, sarardığı, biçildiği, birde tarla sahibinin karısının gözlemeleri.

Kitap ayırımı yapmam ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kapak ve reklam iyi ama içerik hayalkırıklığı.