Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Rint_Rint Tarafından Yapılan Yorumlar
İnce Memed serüvenimiz ikinci kitapla devam ediyor. Çaresizlik, karamsarlık ve umut üçgeninde bir yolculuk sunan eserde yeni karakterler uyumlu bir şekilde girmiş kitaba, heyecan dozu ilkine göre biraz düşük ama akıcılık had safhada. Bu kitapta dağlardan ovaya gelmek zorunda kalan, Çukurova’da Vayvay Köyü’nde bir bostanda kısılıp kalan ve buhranlar yaşayan bir İnce Memed görüyoruz. Abdi’yi öldürdükten sonra dağ köylüleri ve jandarma birlik olmuş dağlarda yaşamak imkansız olmuştur Memed için. O da Koca Osman’a sığınır yüklükte yaşamak zorunda kalır.
Ağlamaklıyım.
Bitti.
İnsanların iyiliğine, dünyanın güzelleşebileceğine, iyilerin saf iyi kötülerin saf kötü, çıkarcı olduklarını bir kez daha görerek bir yandan karamsarlığa bir yandan umuda sürüklüyor İnce Memed.
Abdi Ağalar bitmeyecek, Hamzalar Murtazalar eksilse de yok olmayacak, bir kötünün yerine bir kötü daha gelecek diyoruz ya ama iyinin sayısını hep gözardı ediyoruz.
Bu dünyada iyiler daha çok ama bir kötünün gözü karalığı sindiriyor hepsini.
En kotusude kalabalik icinde yalnizlik olsa gerek! Hayir munferit olarak degil , kafa yapisi geregiyle...
Ust metin olarak sadece buyuk bir yalnizligin romani olarak belirtsekte, alt metin olarak varolmanin sancisini cok derinden sorgulayan muthis bir eser. Dikkatli bir okuyucu roman bas karakterinin, Albayin varligini kendi icinde var mi, yok mu diye bir cok yerde sorgulamis oldugunu gozden kacirmayacaktir. Bu yonuyle; aslinda zihinde yaratilan askeri karakterin bana toplumdaki duzensizlik icindeki duzeni simgeledigini dusundurdu. Kendisi daginik ve insanlarin onun dusuncelerini anlayamadigi yalniz bir adamdir ve tum bu tezatliklar icinde varolmanin absurdlugune, dayanilmazligina vurgu yapar, sik sik sorgular. Gecekondu olarak konum secmesi buyuk bir kurgunun urunudur. Der ki; “okuma yazma bilenlerde gecekonduya cekilmisler oradan dunyaya sozle duzen vermege kalkmislar” metni okuyan insani aydinlatma cabasi icinde yeni ufuklar acmaya, dusunmeye sevketmek icin yazmistir.
Eser konu olarak gelecekte insanların üremeye son verip farklı şekilde yaşamlarının nedenleri siyasi ve savaş sonucunda böyle bir karara varıyorlar.İnsanları doğmadan önce kontrol etmek için böyle bir karar verilir ve tüm dünyaya yayılır.Anne baba ve çocuk gibi kavramlar yoklamaya başlar.Üreme için kuluçkalandırma merkezi kurulur ve burada üretmeye başlanılır.Kuluçkalandırma merkezi sınıflara ayırır.Kitabın kurgu başta sıkıcı gelebilir ancak okudukça insanı içine çekiyor.Okuyacak olanlara tavsiyem sıkıldığınızda kitabı bırakmayın çünkü kitabın içine giremezsiniz.
En beğendiğim alıntı ; “Kendim olmayı yeğlerim suratsız da olsa kendim olayım ne kadar neşeliyse de başka biri olmak istemem
Søren, kaygıyı sonluya ve sonsuza duyulan kaygı olarak ikiye ayırıyor. Kaygının doğru şekilde derinleşmesi ile sonlu olan tüm dünyevi yolları tüketeceği ve bizi özgür bırakacağını söylüyor. Bunun yolunu da: kaygıya boyun eğmeyi seçmeden kaygılı olmak olarak açıklıyor. Kısaca bu kitap, daha önce sonsuzluk kaygılarını tadmayanlar için belirsiz kalabilir. Yolun karşısına geçmişlere ise kitabı şiddetle öneriyorum.