Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Martin Eden ⚓️ Tarafından Yapılan Yorumlar

01.01.2026

Bu kitap bir “edebi eser” değil. Ama edebiyatı, hukuku, tarihi ve vicdanı aynı masaya oturtup tek tek sorguluyor. Selahattin Demirtaş’ın Kobanê Davası’nda 9 gün süren esas hakkındaki savunması kitaplaştırılmış. Yani aslında Onurlu Yaşam Davası, mahkeme salonuna yazılmış bir manifesto.
01.01.2026

Yusuf Atılgan’ın “Anayurt Oteli” sade görünen ama içinde derin yalnızlıklar ve varoluş sancıları taşıyan bir roman. Her şeyden önce bu kitap bir karakterin iç dünyasında geçen, sanki bir oda gibi kapalı, dar ama yankı dolu bir yolculuk. Zebercet karakteriyle tanıştığın ilk anda, onun sıradanlığına biraz mesafe koyuyorsun belki; ama sonra o sıradanlık içinden öyle ince bir yalnızlık, öyle sessiz bir çığlık yükseliyor ki, istemeden onunla empati kurmaya başlıyorsun.
01.01.2026

Çok okuduğum, çok sevdiğim bir yazar. Romanlarında işlediği aşk, özlem ve ayrılık temalarını şiir kitabında da ele almış. Kitabı okuduktan sonra insan ruhunu ve duyguları derinden anladığını ve ifade ettiğini görüyorsunuz. Özellikle ayrılık şiirlerinde sadece bir insandan ayrılmak değil, hayallere, umutlara duyulan veda etkileyici bir şekilde hissettirilmiş. Şiirleri okurken hayatınızda benzer şeyler yaşadığınızın farkına varıyorsunuz. Bu yüzden tüm okurların okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
01.01.2026

Tomris Uyar'ın bu kitabını çok beğenerek okudum. 8 kısa hikayelerden oluşuyor. Hikayeler gayet iyiydi. Beni büyüleyen tarafı Ankara'yı yorumlama şekli çok güzeldi. Muhtemelen ara ara okuyacağım bir kitap oldu.
01.01.2026

Bugün bitirdiğim José Saramago’nun “Ölüm: Bir Varmış Bir Yokmuş” kitabı.. Ben de açıkçası başta bu kadar derin bir şey beklemiyordum. Kitap ölümü farklı bir şekilde ele alıyor ve okurken bir yandan merak ediyor, bir yandan kendi hayatımı düşünüyorum.Ölüm bir gün ortadan kayboluyor ve insanlar ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ben de okurken bazen kendime sordum, “Ben olsam ne yapardım?” diye. Karakterlerin hislerini, yaptıkları seçimleri takip etmek hoşuma gitti, çünkü bir noktada kendimi de onların yerine koyabiliyorum.
Saramago’nun üslubu başta biraz zor gelebilir. Uzun cümleler var, karakterlerin düşüncelerine dalıyorsunuz. Ama ben alıştıkça, hikayeye daha çok bağlandım. Karakterlerin yaşadıklarıyla ilgilenmek, bir şekilde kendi hayatımı da sorgulamama yol açtı. Benim için kitap düşündürücüydü, okurken karakterlerle kendimi bir yere koydum diyebilirim. Bitirdikten sonra da bir süre aklımdan çıkmadı, biraz kendi hayatımı düşündürdü.