Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Martin Eden ⚓️ Tarafından Yapılan Yorumlar

01.01.2026

Benim için vahşi doğa ve deniz ikilemisinde ilk akla gelen yazar Jack London' dır. Keşke daha uzun bir ömrü olsaydı da bizlere daha çok eser bırakabilseydi.
Ailesinden varlıklı Edebiyat eleştirmeni olan Humphrey Van Weyden, bir gemi kazası geçirince Hayalet adlı geminin mürettebatı tarafından kurtarılır. Gemi de çalışacak adam eksikliği çektikleri için Kaptan Wolf Larsen, onu çok ağır şartlarda tayfa olarak çalışmaya mecbur bırakır. Daha sonraları diğer tayfaların ikinci kaptanı denize atmasıyla kendisini ikinci kaptan olarak buluverir. Bayan Maud ve arkadaşlarının da bir talihsizlik sonucu kendilerini bu gemide bulmalarıyla gemiden kaçma planı kurar ve bayan Maud' la kaçıp bir adada yaşamaya başlarlar. Ta ki bir sabah uyandıklarında Hayalet' le göz göze gelene kadar..
01.01.2026

Değeri bilinmeyen bir hazine gibi. Bulmanız ve farkına varmanız temennisiyle.
23.11.2025

isimsiz bir Latin Amerika ülkesinde, zamanın ötesinde bir süredir iktidarda olan, efsaneye dönüşmüş bir diktatörün, "Başkan Baba"nın hikayesi bu. Ama, kronolojik, düz bir anlatı değil. Bu, gücün ve mutlak iktidarın bir portresi. Márquez, bu kitapta gücün bir insanı nasıl yozlaştırdığını, onu nasıl bir mite dönüştürdüğünü ve bu mitin içinde nasıl yalnızlaştırdığını anlatıyor. Başkan Baba o kadar uzun süre iktidarda kalmış ki, artık gerçek bir insan mı yoksa halkının kolektif hafızasındaki bir kabus mu, belli değil. Sarayı, hayvanların serbestçe dolaştığı, çürümeye yüz tutmuş bir harabeye dönmüştür; tıpkı kendi bedeni ve iktidarı gibi. Paragraflar boyunca süren, noktası olmayan, labirent gibi cümlelerin yer alması okumayı bazen kabusa çevirmedi desem yalan olur. Okuması kolay bir kitap değil, bir meydan okuma. Ama bitirdiğinizde yani umarım, edebiyatın gücüne bir kez daha hayran kalıyor insan.
23.11.2025

Buram buram köy kokan, köy hasretimi hafifleten bir kitap. Kitap çok akıcı ilerliyor. İnsanı yormuyor. Talip Apaydın yöresel dili çok güzel kullanmış. Tam da köylünün edebileceği laflar var. Olay örgüsü, karakterler tam da gerçek hayatta olduğu gibi. Köy kökenli ve köylerde hizmet vermiş yazarların eserlerini okumak bu nedenle çok zevkli.
22.11.2025

Memleketinden uzakta çobanlık yapan ve maruz kaldığı baskılara rağmen, haksızlığa göz yummayan bir çobanın, doğruluk hikâyesi. Anadolu'da sıkça göreceğimiz türden bir derebeylik yönetimi eleştirisi ağır basıyor.

İnsanın insan kalabilmesi için gereken şeyin medeniyet olmadığını, esasen mücadele olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ciddi manada sinir bozan bir okuma deneyimi sağlıyor ki asıl başarısı da burada zaten.