Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

cimbombombom Tarafından Yapılan Yorumlar

18.03.2007

AKŞAM ŞİİRİ

Birden hatırlarsın,
O da seni - - birden bazan:
Nerde, ne yapar şimdi
Parlar bir özlem anılar arasından.

Bu akşam ne garip sözcük
Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
Akşam. Bilmem bulur muyum
Yollara baksam?

Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.

O'nun şiirleri çoğunlukla çok kısa ve anlaşılır. Yormadan yansıtıyor duygularını okuyucuya.. Bir akşam vakti en beğendiğim şiiri. Ayrılığı özlemi anlatıyor. kavuşmaya dair umudu gerçekten böyle değil midir akşamları daha çok yakmaz mı insanı ayrılık özlem daha koyu hale gelip vurmaz mı... Tam beni anlatan bir şiir çok beğendim....Kendimi buldum adeta...
18.03.2007

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız..

Onun şiirlerinde aşyk farklı bir boyut kazanıyor. Ayrılık olsa bile sevdaya daih sayıyor. Ayrılığıda sevdadan görüyor. Bu ne kadar yüce ne kadar büyük bir aşk anlayışı..Teşbihleri çok güçlü bir şair. Okuyucuyu bir kez daha kendine hayran bırakıyor...
18.03.2007

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.

Ahmet Muhip Dranası bütün şiirleri çok güzel ama yine de en çok beğendiğim ve ençok bilinen fahriye abladır. Dranasın şiirlerinde evrensel sevgi hakim. bütün dünyayı saracak kadar büyük bu sevgi. Ayrıca bulunduğu çevreyi çok iyi gözlemleyen ve bunu da dizelerine edebi ölçüler içinde yansıtabilen bir şair.
18.03.2007

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.

Bu kadar duygusal bir yazar ve bunu çok iyi ifade ediyor onun satırlarını okurken gerçekten gözlriniz kapalı ve istunbulu dinliyorsunuz... Balıkçıların ağ seslerini bir kadının denize ayağının değişini ve martıların çığlıklarını duyuyorsunuz. Capcanlı yaşıyorsunuz istanbulu adeta... İstanbul da hiç yaşamayanları bile istanbul da yaşamaya özendirecek istanbulu insana her zerresiyle sevdiren bir şair orhan Veli....
18.03.2007

35 YAŞ

Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz
Ya gözler altındaki mor halkalar
Neden öyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayâl meyâl şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir,
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar
Nerden çıktı bu cenaze Ölen kim
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misâli o musalla taşında.

Herkesin bildiği bu şiirle tanıdık şairimizi ilk kez. yüreğimize kazındı lise sıralarında onun bu dokunaklı yaşama sevinci dolu mısraları. Ölüm koksa da dizeler de aslında insana yaşama sevinci aşılanıyor yaşanan her dakikanın kıymetinin bilinmesini istiyor şair. Çünkü diyor yaşlılık kapıda kaçınılmaz son ölüm diyor... Hayatın gerçeğiyle başbaşa bırakıyor okuyucuyu adeta....