Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Kayısı Çiçeği Tarafından Yapılan Yorumlar
Şair Evlenmesi, Türk Edebiyatı'nın Batılı anlamda ilk modern tiyatro eseridir. Şinasi'nin edebiyat ve gazetecilik alanındaki bir çok ilkinden biridir. Bu eser ilk kez ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval Gazetesi'nde tefrika edilmiştir.
Tek perdelik bu kısa güldürünün konu görücü usulü ile evliliktir.
İbrahim Şinasi Tanzimat Edebiyatının Kurucu öncülerindendir. Jön Türklüğün de fikir babasıdır. Jön Türklerin hocasıdır. Edebiyat ve dil alanında çalışmalar yapmış ve bir çok ilke imza atmıştır. Gazeteciliğin de öncüsüdür.
Osmanlı Devleti'nin 18 ve 19. Yüzyıllarında toplumun eğlence anlayışını anlatan anlatan kısa bir hikayedir Dolaptan Temaşa... Ahmet Mitat Efendi bizi dönemin İstanbul'una götürmektedir. Yeniçeri döneminin öncesi ve sonrası İstanbul'un sosyal yaşantısını kahvehane sohbetleri ve gece sohbetleri ve oyunlarına katılırız. Halk mahallelerinde mahalleli akşamları birinin evinde toplanıp türlü oyunlar ve etkinlikler düzenleyerek vakit geçirir.
Bu oyunları görünce çocukluk dönemine gittim ister istemez. Çocukluk dönemim ve daha eski dönemde bizim köy yaşantısında da bu gece eğlenceleri ve oyunlar vardı.
Samipaşazade'nin tek romanıdır. Yazarlığının ilk yıllarında yazdığı için acemilik dönemi diyebiliriz. Ancak acemilik dönemine göre çok başarılı bir eser olmuştur. Özellikle tasvir ve betimleme sanatını çok başarılı kullanmıştır. Çok kısa bir eser olduğu halde bu tasvirler önemli yer tutar. Tasvir ve betimleme bir romandaki en önemli unsurlar olduğuna göre ve yazar bunu başardığına göre çok iyi bir romancı olacakmış. Yani şunu diyebiliriz eğer yazar roman yazmaya devam etseymiş Yaşar Kemal, Orhan Kemal tarzında ve başarısında romanlar çıkacakmış.
Sergüzeşt Romanı edebiyatımızın kölelik ve köle ticareti konusuna eğilen en önemli eserdir herhalde. Bu konuda öncesi ve sonrası var mı bilmiyorum ama ben anımsamıyorum.
Ayrıca romanda hem romantizm hem de realizm akımının tesirlerini görebiliyoruz.
Gulyabani Süt Kardeşler filminin uyarlandığı kitaptır. Kitabın konusu cinler, periler olmasına rağmen korkudan çok güldürü yönü baskındır.
Yazarın okuduğum ikinci kitabıdır. Ortak olarak gördüğüm bazı yönler var. Yazarın hedefinde hurafeler var. Bunu biraz güldürü ve biraz mizah yoluyla anlatıyor.
Yazarın kadın karakterleri biraz daha ön plandadır. Yazar Osmanlı'nın son dönemindeki halk yaşantısı ve mahalle kültürünü iyi yansıtmaktadır.
Yıl 1910. Yetmişbeş senede bir görülen bir olay gerçekleşecektir. Halley Kuyruklu Yıldızı dünyamıza değecektir. Yerli ve dünya basınında her gün bu konu var. Bilim adamları bu konuyla ilgili sürekli bilgi, ölçüm ve tahminler paylaşıyor. İstanbul'da halk merak ve endişe içindedir. Herkes bir şeyler söylüyor. Kıyamet mi kopacak, kuyruklu yıldız dünyaya mı çarpacak yoksa kuyruklu yıldızın kuyruğundaki gazlar bütün canlıları zehirleyecek mi? Bilgisizlik, halk inanışları ve hurafeler işleri daha da karmaşıklaştırıyor.
Yazarın bu kadar donanımlı olmasına ve o yıllarda kitabın bu kadar bilimsel bilgi içermesine şaşırdım açıkçası. Bu kadarını beklemiyordum.
Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki sosyal ve kültürel atmosferi ve İstanbul'un mahalle kültürünü anlamak açısından çok iyi bir eser.
Edebiyatımızın bu acemilik, çıraklık döneminde hiç de fena ürünler çıkmamış. Bence dönemine göre çok başarılı eserler ortaya çıkmıştır.